Gar katliamı davasında gerginlik, Mahkeme Başkanı salonu terk etti, dava 19 Mart'a ertelendi

Gar katliamı davasında gerginlik, Mahkeme Başkanı salonu terk etti, dava 19 Mart'a ertelendi

Davada, sanıklardan Muhammed Zana Alkan'ın tanık olarak dinlenen eşi Büşra Şahin'in firari sanıkların tümü için "Tanımıyorum" demesi üzerine gerginlik yaşandı. Mahkeme başkanı, itiraz eden mağdurlar duruşma salonundan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini söyleyerek, salonu terk etti. Dava, 19 Mart'a ertelendi.


10 Ekim Gar katliamına ilişkin 16 firari sanık hakkında süren davada, sanıklardan Muhammed Zana Alkan'ın tanık olarak dinlenen eşi Büşra Şahin firari sanıkların tümü için "Tanımıyorum" demesi üzerine gerginlik yaşandı. Mağdurlar Şahin'e tepki gösterdi, bir mağdur "Adalet istiyoruz" diye bağırınca mahkeme başkanı itiraz eden mağdurlar duruşma salonundan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini söyleyerek, salonu terk etti. 30 dakikalık aranın ardından Mahkeme Başkanı, duruşmayı 19 Mart tarihine erteledi. 

Mağdur avukatları mahkeme başkanı ile görüştü. Avukat Murat Kemal Gündüz, mahkeme başkanının duruşmada tanığa tepki gösteren mağdurun salonu terk etmeden yargılamaya devam etmeyeceği sözünü aktardı. Gündüz, "Mahkeme başkanına buradan birisi bile giderse biz de avukatlar olarak salonu terk edeceğimizi kendisine ilettik" dedi.

Mahkeme heyeti yaklaşık 30 dakikalık aranın ardından duruşma salonuna geri döndü. Mahkeme başkanı itirazda bulunan mağdurun salondan çıkarılıp çıkarılmadığını sordu. Mağdurun çıkmadığı yanıtı verilmesi üzerine mahkeme başkanı bu durumu tutanağa yazdırdı. Avukat Gündüz, mahkeme başkanına mağdurun çıkarılmasına itiraz ettiklerini, yargılama süreci boyuncu 65 celse görüldüğünü ve kimsenin salondan çıkarılmadığını belirtti. Gündüz, duruşmanın da mağdurun salondan çıkarılmaması nedeniyle ertelenmesi halinde itiraz edeceklerini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili avukat Sezgin Tanrıkulu da duruşmaya katılan CHP adına beyanda bulunmayı talep etti. Mahkeme başkanı "Son sözü size veriyorum" demesi üzerine Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Mahkeme tablosunu ben de izledim, avukatım. Burada adil, dürüst yargılama ortamını sağlamak sizin göreviniz. Gördüğünüz dava Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük katliamının davası. 103 insan parçalanarak öldü. Bağıran ‘adalet istiyorum’ dedi, başka bir şey istemedi. Bu gerginliğe gerek yok. İnatla adalet olmaz. Yargılamayı sağlamak görevinizdir. Yargılamanın ertelenmesine gerek yok. Yapacağınız işlemler hukuka aykırı olur."

HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da söz almak istedi, ancak  mahkeme başkanı buna izin vermedi.

Mahkeme başkanı duruşmayı 19 Mart’a erteledi. Mağdurlar mahkeme başkanını alkışlarla protesto ederken "Kime biat ettiğin belli" dedi. 

Duruşmayı çok sayıda milletvekili takip etti

IŞİD’in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı’nda gerçekleştirdiği canlı bomba saldırılarına ilişkin 16 firari sanığın yargılandığı davada Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 9. duruşması yapılıyor. 10 Ekim ile ilgili ana davadan da yargılanan Erman Ekici de “insanlığa karşı suç işlediği” gerekçesiyle ayrıca bu davaya da sanık olarak dahil edildi.

Duruşmayı CHP milletvekilleri Abdurrahman Tutdere, Alpay Antmen, Mahmut Tanal, Gamze Taşçıer, Fazıl Kasap, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Ali Şeker, Burcu Köksal, Candan Yüceer, Orhan Sarıbal, Sezgin Tanrıkulu ve HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, TİP İstanbul Milletvekili Erkan Baş da izledi.

Sanık Ekici, duruşmaya Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile katıldı. Davayı başından bu yana takip eden mahkeme heyeti üyeleri Yargıtay'a atandığı için dosyayı yeni mahkeme heyeti devraldı.

Zorla evlendirildim

Duruşmada firari sanık Muhammed Zana Alkan'ın eşi Büşra Şahin, tanık olarak dinlendi. Şahin, Alkan ile zorla evlendirildiğini söyleyerek, "Mustafa Deniz Şahin eşim olur. Beni Suriye'ye götürdü. 2015 yılında eşim ölünce beni Alkan ile evlendirdiler. Sonra o da öldü. 2019 yılının Şubat ayında Türkiye'ye geldim. Suriye'de evden çıkmıyordum, ablamın çocuklarına bakıyordum. Ablamın eşi Emrah Şimşek de Suriye'de vefat etti" dedi.

Pasaportsuz giriş yaptım

Sanık Erman Ekici'yi tanımadığını belirten Şahin, mahkeme başkanının sorularını yanıtladı. Şahin, Suriye'de ablasının evinde kaldığını ve kadınlara özgü bir ev olmadığını söyledi. Suriye'ye Gaziantep'ten gittiğini ve dönerken de Şırnak'tan ülkeye giriş yaptığını anlatan Şahin, "Kaçakçıyla Kuzey Irak'a gittim. Oradan da Türk Konsolosluğu aracılığıyla Türkiye'ye geldim. Pasaportsuz giriş yaptım" diye bilgi verdi. Şahin, Habur Sınır Kapısı'ndan ülkeye giriş yapmasının ardından Şırnak'tan Ankara'ya uçakla geldiğini ekledi. Şahin, Suriye'de evliliğinde takılan altınlarını satarak geçimini sağladığını söyledi.

Sanık avukatından sorulara itiraz

Mağdur avukatları, Şahin'e sorular yöneltti. Şahin, "El Hama’da kaldınız mı?" sorusuna "Son zamanlarda kaldım" yanıtını verdi. Sanık Ekici'nin avukatı ise mahkeme heyetine "Sayın başkan tanık olarak dinleniyor. Sanık gibi sorgulanmasına itiraz ediyorum. Sanık (Ekici) hakkında sorular varsa onlar alınsın, sonra tanık gitsin" diye itirazda bulundu. Mahkeme başkanı sadece 10 Ekim katliamına ilişkin sorular sorulmasını istedi. Şahin, eşi Alkan'ın öldüğünü nasıl öğrendiğini ise "PKK'dan birisi resmini çekmiş, Twitter'a atmış. Orada gördüm" sözleriyle açıkladı.

Heyetin değişmesi soru işareti yarattı

Duruşmayı izleyen CHP’li Tanrıkulu da ANKA’ya dosyanın geldiği aşamaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“300 klasörü bulan dosyaya vakıf olan Heyetin tümüyle değişmiş olması müdahillerde haklı soru işaretleri yaratmıştır. Yeni heyeti bugün ilk duruşma yapacaktır. Müdahil avukatların özellikle dijital verilerin toplanmasına ilişkin talepleri mutlaka yerine getirilmeli. Ayrıca firari sanıklardan ve katliamın organizatörlerinden olduğu bilinen İlhami Balı’nın Suriye’de kamplarda tutulduğu bilgisi var. Suriye’de etkinliği bilinen hükümetin, bu firari katliamcı sanığın Türkiye getirilmemesi noktasındaki tutumunu da kınıyorum. Dünyanın her yerinde operasyon yapıp insan getiren güvenlik birimlerinin bu sanıkla ilgili işlem yapmamasının gerekçesi hükümet tarafından açıklanmalıdır. Şu anda Yargıtay incelemesinde bulunan dosyada 3 IŞİD mensubuyla ilgili güvenlik gerekçesiyle kimliklerinin açıklanamayacağı bilgisi dosyada vardır. Aradan geçen 6 yılda mutlaka bu güvenlikle ilgili kaygının da ortadan kalkmış olması gerekir. Bu kişilerin kimlikleri açıklanmalıdır.”

Tren garı önünde anma

Bu arada duruşma öncesinde patlamanın gerçekleştiği Ankara Tren Garı önünde hayatını kaybeden 103 kişi için de anma yapıldı.

10 Ekim Barış Mitingi

Ankara Garı kavşağında düzenlenen Barış Mitingine 10 Ekim 2015'te, saat 10:04’te intihar saldırısı düzenlendi. Olay yerinde 69 kişi, toplamda ise 103 kişi ve iki saldırgan hayatını kaybetti. Saldırıyla ilgili iddianame 13 Temmuz 2016'da kabul edildi. 36 kişi hakkında dava açan savcılığın iddianamesinde, saldırı talimatını, İslam Devleti (IŞİD) Türkiye sorumlusu İlhami Balı'nın verdiği bildirildi. İddianamede, Suruç saldırısını da aynı kişilerin organize ettiği belirtildi. İddianamede, Balı'nın da aralarında bulunduğu 14 sanık hakkında "birden çok kasten öldürme" suçundan 100'er kez ağırlaştırılmış müebbet, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet ile kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından 5 bin 83 yıldan 7 bin 820 yıla kadar hapis cezaları istendi. Saldırıyla ilgili dava, 7 Kasım 2016'da başladı ve sürüyor.