Beyza Doğan'ı katleden Selim Tekin, daha önce bir çocuğu istismar etmiş

Beyza Doğan'ı katleden Selim Tekin, daha önce bir çocuğu istismar etmiş

Bahçelievler'de, 35 kez şikâyet edilen ve 16 yaşındaki Beyza Doğan’ı öldüren Selim Tekin’in 2018'de başka bir çocuğu daha istismar ettiği ortaya çıktı.

Beyza Doğan İstanbul Bahçelievler’de ailesiyle yaşadığı evde Salim Tekin’in tarafından katledildi. Beyza Doğan, 13 yaşından beri Tekin’in istismarına maruz kalmış, defalarca kaçırılmış, ailesi Tekin’e karşı onlarca koruma kararı aldırmıştı.

Türkiye, 16 yaşındaki Beyza Doğan’ın koruma kararına rağmen öldürülmesini tartışırken Tekin’in daha önce de 15 yaşındaki bir kız çocuğunu istismar ettiği ve bu olayda da şikayetlerin hiç dikkate alınmadığı ortaya çıktı.

Evrensel gazetesinden Eylem Nazlıer'in haberine göre Ş.Ü., 15 yaşındayken kendisinin de Tekin tarafından tıpkı Beyza gibi takip edildiğini, kaçırıldığını, defalarca karakola gidip şikayetçi olduğunu, koruma kararı almasına rağmen Tekin’in kendisini taciz etmeye devam ettiğini söyledi.

Ş.Ü., “Savcılığa gittik, dört kez koruma kararı çıkardık. Defalarca şikayette bulunduk. Eğer benim yaşadıklarımı dikkate alsalardı belki Beyza yaşayacaktı. Ben geceleri bu adamın kabusuyla uyanmayacaktım” dedi.

BEYZA’YLA AYNI ŞEYLERİ YAŞAMIŞ


Tekin’in bir buçuk yıl kendisini tehdit ettiğini söyleyen Ş.Ü. yaşadıklarını şöyle anlattı:, “Bana ilk başta hangi semtte falan oturuyorsun gibi sormuştu. Boş bulunup söyledim. Önce okulumu buldu. Sonra beni takip ederek ev adresimi öğrendi. Okuldan servisle geliyordum. Sürekli beni takip ediyordu. Bir gün yine buluşmak istediğini söylemişti. Ben de gelmeyeceğimi söylediğimde kardeşimin apartmanımızın içindeki bebek arabasını yakmıştı. Bana ‘Bugün kardeşinin bebek arabasını yaktım. Yarın evinizi de yakarım’ diyerek yeniden tehdit mesajları attı. Başka bir gün servisle okuldan geldiğim zaman apartman içine saklanıp boğazıma bıçak dayamıştı. ‘Benimle geleceksin yoksa bu bıçağı ailenin gözü önünde sana saplarım’ demiştti.

Korktum. 7 Ekim 2019 günüydü. Beni zorla Beylikdüzü’nde bir rezidansa götürdü. Güvenlik görevlisinin gözlerinin içine baktım anlasın diye ama anlamadı. Orada yaklaşık 18 saat zorla tutuldum. O süreç içerisinde her kaçmaya çalıştığımda sürekli darbediyordu, tecavüz girişimi var. Ailem beni arayınca telefonu kırdı. Evin sahibi mesaj atınca mecburen çıkmak zorunda kaldık. Kimliğim yanımda değildi, evden onu alıp gelmemi söyledi. Üstüm başım yırtıktı. Güvenlik görevlisinin kameraları da vardı. Sonra çıktım, bir yerden hemen babamı aradım. Polislerle rezidansa gittik. Yaşadıklarımı anlattım. Hastane muayenesi oldum.

"Polisler bana ‘Düzgünce anlat senin bununla bir ilişkin mi var? İlişkin var ki böyle olmuş, gece gece bizi avukatla falan uğraştırma’ gibisinden konuştular. Herkesin beni suçlayıcı tavrıyla karşı karşıya kaldım. Bunları bana 15 yaşında yaşattılar.

"Bu süreç içerisinde çok fazla psikolojik yardım aldım. Okulumu da değiştirdiler. Sokağa çıkmaya korkuyordum. Bazı geceler bunun kabusuyla uyandım. Hâlâ uyanıyorum."

“İHMALİ OLAN HERKES SUÇ İŞLEMİŞ DEMEKTİR”


“Beyza ve korunma ihtiyacı olan diğer çocukları korumak devletin asli görevlerindendir” diyen Avukat Emre Doğan; “ Söz konusu şikayetlerin akıbetlerinin ne olduğu derhal yetkililer tarafından açıklanmalıdır. İddialar doğru ise işleneceğini birilerinin bildiği, ve kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsüyle karşı karşıyayız demektir. İhmali olan herkes suç işlemiş demektir" dedi.

HABERİN TAMAMI