Can Atalay için örnek gösterilen Engin Alan: Benim için bu hukuki haklılık neden ortaya konulmadı?

Can Atalay için örnek gösterilen Engin Alan: Benim için bu hukuki haklılık neden ortaya konulmadı?
Can Atalay’ın durumu ile kendisinin durumunun aynı olmadığını belirten eski MHP Milletvekili Engin Alan, “Neden Atalay’a sahip çıkıldığı gibi benim için de bu hukuki haklılık ortaya konulmadı?” diye sordu. YARSAV eski Başkanı Eminağaoğlu ise “Can Atalay hukuk yolunu kullanmış ise kötü mü etmiş” diye yanıt verdi.

Tutuklu TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi’nin “ihlal” kararına rağmen tahliye edilmemesi üzerine hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, Engin Alan örneğini gündeme getirmişti. Balyoz davasında tutuklu iken MHP’den milletvekili seçilen Engin Alan, kendisinin durumunun farklı olduğunu belirterek, kendisinin milletvekili olarak 3 yıl cezaevinde kaldığını, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı sonrası yerel mahkeme tarafından tüm Balyoz davası sanıklarıyla birlikte tahliye edilip Meclis’te yemin ettiğini anlattı. Ömer Faruk Eminağaoğlu ise Alan’a yanıt vererek, kendisinin AYM’ye başvuru yapmamış olması nedeniyle 3 yıl cezaevinde yattığını vurguladı.

“Milletvekili olarak 3 yıl hapis yattım”

Günler sonra suskunluğunu bozan eski MHP milletvekili Engin Alan, Yeniçağ Gazetesi’nden Orhan Uğurlu’ya yaptığı açıklamada, süreci şöyle anlattı:

“Bakın ben 12 Haziran 2011’de yapılan genel seçimde Milliyetçi Hareket Partisi’nden Milletvekili seçildim. Peki kaç milletvekili vardı hapiste? Ben söyleyeyim size. 5’i PKK’lı hani ‘HDP’li’ diyorlar ya ben PKK’lı diyorum. İkisi CHP Milletvekili olan Prof. Dr. Mehmet Haberal ile Mustafa Balbay biri de MHP milletvekili olan ben Engin Alan. 2011 seçiminden sonra 7’si de tahliye oldu. Kim kaldı cezaevinde hapiste? Engin Alan. Bir tek ben kaldım doğru mu? Doğru… Yerel Mahkeme beni tahliye etti mi? Hayır etmedi. Arkasından tam 3 yıl geçti değil mi? 3 yıl milletvekili olarak cezaevinde yatmaya devam ettim ben. Peki ne zaman çıktım hapisten ben? 18 Haziran 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı nedeniyle 19 Haziran 2014’te Balyoz Davası’ndan tahliye edildim. Ayrıca bu karar sadece bana özgü değil. Sadece ben çıkmadım, Bütün Balyoz Davası hükümlüleri tahliye oldu. Ben de 24 Haziran 2014’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geldim ve milletvekili görevime başladım.”

“Neden Atalay’a sahip çıkıldığı gibi benim için de bu hukuki haklılık ortaya konulmadı?”

“Şimdi size soruyorum. Can Atalay ile benim yaşadığım durum birbirinin aynı mı?” diye soran Engin Alan, Orhan Uğurlu’nun “Anayasa ve yasalara göre hukuken milletvekili seçildiğinizde yargılanmanın durması, dosyanızın rafa kaldırılması ve milletvekilliğinizin sonra ermesinden sonra yargılamanın devam etmesi gerekmez miydi?” sorusuna ise “Aynen öyle yargılamanın durması lazımdı. Şimdi Can Atalay için tüm hukukçular bunu iddia ediyorlar” yanıtını verdi.

Engin Alan, “Üstelik 7 vekil çıktı ben hariç. Neden? Neden bugün Atalay’a sahip çıkıldığı gibi o günlerde benim için de bu hukuki haklılık ortaya konulmadı? Diyorlar ki, ‘Can Atalay vekil seçildi’ ki ben bilmem orasını, ‘Engin Alan gibi tahliye edilsin’ diyorlar. İşte hata burada. Ben 3 yıl daha hapis yattım milletvekili olarak” diye konuştu.

Eminağaoğlu: Anayasaya sahip çıkmadınız

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) eski Başkanı Ömer Faruk Eminaoğlu ise MHP’li Engin Alan’a yanıt verdi.

Engin Alan’ın “hukuksal gerçekleri aktarmak yerine konuşmasının MHP'nin bakış açısıyla örtüştüğünü” belirten Eminaoğlu, Alan’a şöyle seslendi:

“Engin Alan'a sözüm çok açık ve net:

Dünya görüşünüz ne olursa olsun, hele de yaptığınız görev ve taşıdığınız üniforma nedeniyle tutuklandığınıza göre, bir dönem milletvekili olduğunuz Partinin bakışıyla değil, emekli de olsanız Atatürk'ün izinden gitmiş bir TSK mensubu olarak konuşma görev ve sorumluluğunuz vardı. Yapmadınız!..”

“Yapmanız gereken sadece Anayasaya sahip çıkmaktı ki, yapmadınız” diyen Eminağaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Tutukluluğunuz konusu, ‘milletvekili seçildiğinizde yani ana dava sonuçlanmadan’, AYM'ye taşınsa idi ana dava kesinleşmeden daha öncede hakkınızda AYM kararı ortaya çıkardı.!!! AYM'ye kesinleşen ana dava taşındığı için hakkınızdaki karar ana dava nedeniyle yani seçildiğinizden 3 yıl sonra ortaya çıktı!”

“Can Atalay hukuk yolunu kullanmış ise kötü mü etmiş”

Gezi davasının ise henüz AYM'ye taşınmadığını, AYM'de hak ihlali ile sonuçlanması durumunda yerel mahkemeye döneceğini anlatan Eminağaoğlu, şöyle devam etti:

“Yerel mahkeme yeniden yargılama sürecine geçecek. Yeniden yargılama sürecini "herkes" için tutuksuz yürütebilecek. Peki bu sonuç Yargıtay'ın onama kararına rağmen nasıl olacak!.. Anayasanın 153/son maddesi uyarınca. Aynen kumpas davasındaki, yani sizin davanızdaki gibi. Siz istiyorsunuz ki, Gezi ana davası AYM'ye taşınsın karar mutlaka orada alınsın.

“Ortak noktanız: AYM kararları herkesi bağlar”

Can Atalay, bundan önce milletvekili seçildiğini ve tutuklu kalmayacağını AYM'ye taşımış ve AYM kararı orada ortaya çıkmış ise hukuk yolunu kullanmış ise kötü mü etmiş... Ki sizin gibi daha ana davayı ayrıca taşıyabilir, o ayrı bir konu... Siz de milletvekili seçildiğiniz için tutuklu kalamayacağınızı ayrıca daha önce taşısa idiniz, o da ayrı bir konu... Tartışmasız biçimde ortak noktanız: Anayasa madde 153/son ve de Anayasa madde 11. Yani AYM kararları "herkesi" bağlar ve Anayasanın üstünlüğü esastır.

Türkiye’de herkes sizden bunları ifade etmeyi bekledi. Anayasaya "bağlılığınızı" ifade etmenizi bekledi. Yaşadıklarınızı hiçbir kimse hiç bir biçimde yaşamasın demenizi bekledi. Atatürk’ün izinden gitmenin gerçek anlamını ifade etmenizi bekledi... Bunların yerine bir dönem milletvekili olarak görev yaptığınız Partinin söylemleri ile aynı bakış açısını sergilediniz... Sorumluluğunuz gereği söylemeniz gerekenlerden uzak durdunuz. Siyasetçi kimliğinizin öne çıktığı görüldü. Bu konuda tarihsel sorumluluğunuzu yerine getirmediniz!

“Her iki davada soruşturulan tek kişiyim”

Kendisinin hem Ergenekon davasında soruşturulduğunu hem de Gezi davasından yargılandığını anlatan Eminağaoğlu, şöyle dedi:

“Her iki davada soruşturulan tek kişi oldum. Haksızlıkların karşısında oldum. Bu nedenle;

- Kumpas davasında yanınızdaydım.

- Gezi davasında Can Atalay'ın yanında oldum

Haksızlıkların karşısında oldum. Can Atalay da bu duruşu sergiledi. Siz ise geri durdunuz. Konu kişiler değil, anayasal düzenin her zaman ve her koşulda "hukuk ve demokrasi" yoluyla korunması. Elbette bunu yapanlar da olacak, yapmayanlar da... Bizler yapmaya, bu yolda yürümeye devam edeceğiz.” (Kısa Dalga)