CHP’nin kıyafet teklifi:  Kadınlar herhangi bir kıyafeti giymeye de giymemeye de zorlanamaz

CHP’nin kıyafet teklifi: Kadınlar herhangi bir kıyafeti giymeye de giymemeye de zorlanamaz

CHP “Kıyafet Özgürlüğü Kanun Teklifi” Meclis’e sunuldu. Başörtüsünün istismar edildiği ve bunun önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilen teklifte, kadınların herhangi bir “kıyafeti giyme” özgürlüklerinin yanısıra, “giymeme” özgürlüklerine de işaret edildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “hepimiz için bir samimiyet turnusolü olacak” diyerek duyurduğu ve başörtüsü serbestliğinin yasal güvenceye alınmasını sağlayacağı belirtilen kanun teklifi Meclis’e sunuldu. Teklifte, kadınların “kamu kurumları”nda belli bir kıyafeti “giymek” veya “giymemek” için zorlanamayacakları belirtildi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç’un imzalarıyla Meclis Başkanlığı’na sunulan teklif, yürürlük ve yürütme maddeleriyle birlikte 3 maddeden oluştu. Teklifin içeriğini oluşturan 1. Maddesinde şöyle denildi:

“Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.”

Teklif metninde, “giyme”nin yanısıra, “giymeme” özgürlüğünün de yer almış olması dikkat çekti. Buna göre kamu kurumu ve kuruluşlarında çalışan kadınların başörtüsü serbestliğinin yasal güvence altına alınması öngörülürken, bu kurum ve kuruluşlarda kadınlardan, tercih ederek giydikleri kıyafetleri giymemeleri de istenemeyecek.

Örneğin teklife göre bir kadın hakim “cübbemi giymiyorum” diyemeyecek ama başörtüsü takabileceği gibi bu cübbesinin altına giyeceği etek boyuna da karışılamayacak.

“Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi” adını taşıyan teklifin gerekçesinde de dikkat çekici ifadeler yer aldı.

Anayasa’daki, “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir” ilkesine yer verilen gerekçede “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ne vurgu yapıldı.

CHP, “Demokratik, laik hukuk devletlerinde bireylerin sahip olduğu dini inanç ve kanaat hürriyeti hiçbir sınırlamaya tabi tutulamayacağına” işaret ettiği teklifin gerekçesinde, “Laikliğin de din ve vicdan hürriyetini engelleyecek biçimde yorumlanamayacağı, aksine laikliğin din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasının teminatı” olduğu kaydetti.

Dini konulardaki bireysel tercihlerin ve bireylerin yaşam tarzının, devletin müdahalesi dışında olduğu belirtilen teklif gerekçesinde, başörtüsü konusunun istismar edilmiş olduğu ve teklifin bu alandaki hak ve özgürlükleri yasal güvenceye alması için verildiği de şöyle vurgulandı:

“Kadının kıyafeti başta; bireylerin yaşam tarzı, inancı ve etnik aidiyeti siyasetin konusu olmamalıdır. Geçmişte yaşanmış bazı baskıcı uygulamalar toplumsal hafızamızda olumsuz izler bırakmış, ayrıca siyaseten istismar aracı olagelmiştir. Yakın geçmişimizde üniversite öğrencilerinin başörtüsüyle eğitim hakkı engellenmiş, kamuda kadınların başörtülü çalışmasına izin verilmemiştir. Benzer engellemelerin ve yasaklamaların bir daha yaşanmaması için her türlü önlemi almak Parlamentonun ve kamu idaresinin görevidir. Genelge, talimat, yönetmelik ya da diğer idari düzenlemeler ve hiyerarşik amirlerinin emirleriyle kadının ne giyeceğine ya da giymeyeceğine yönelik yapılmış zorlamalara son vermek ve kadının kıyafet seçme özgürlüğünü kanuni güvence altına almak için bu teklif hazırlanmıştır. Teklif ile kadınlarımızın Anayasa ile güvence altına alınan kişisel ve mesleki kıyafet özgürlüklerinin korunması öngörülmektedir.”

CHP, kadın çalışanların kıyafetlerinden dolayı bir ayrımcılığa tabi tutulamamalarının amaçlandığını da teklif gerekçesine ekledi.