Demir Yumruk tapelerinde arabalara sığmayan vurgun paraları: "Pikabım yok ki neynen taşıyacam?"

Demir Yumruk tapelerinde arabalara sığmayan vurgun paraları: "Pikabım yok ki neynen taşıyacam?"

Demir Yumruk soruşturma dosyasına giren telefon görüşmeleri, çetenin topladığı paraları taşıma ve saklama konusunda sıkıntıya girdiğini ortaya koydu. Sanıkların konuşmaları, dönen paranın büyüklüğünü gözler önüne serdi: “Benim pikabım yok ki neynen taşıyacam?”, “Benim araba en fazla 8 bavul alır, sende başka valiz var mı?”, “Nereye koyayım ben, yerim yok ki”, “Cebimde bozukluklar var onları da unutturma”, “Merkez Bankası bana has kapıma bırakmıyor ki..."

ERSAN ATAR


Demir çelik sektöründe paravan şirketler üzerinden sahte faturalarla devletin milyarlarca lira zarara uğratıldığı iddiasıyla başlatılan Demir Yumruk Operasyonu’nda tutuklanan sanıkların aralarındaki telefon görüşmeleri, dönen paranın fiziki büyüklüğünü ve sanıkların bu paraları nakletme ve saklama konusunda “sıkıntı yaşadıklarını” ortaya koydu.

Erol Evcil’in de aralarında bulunduğu, üç farklı suç örgütünden 374 sanık hakkında yürütülen Ankara merkezli soruşturmada bugüne kadar el konulan şirketlerin sayısı, örgütün elindeki lüks araçlar, aramalarda ele geçen dijitaller, para ve silahlar kamuoyuna yansıdı. Soruşturma evrakının 4 TIR dolusu olduğu bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.

Kısa Dalga, o 4 TIR’a anca sığan soruşturma evrakı içindeki telefon kayıtlarına ilişkin bilgilere ulaştı. Bu kayıtlara ilişkin tutanakların, Emniyet’çe yapılan “değerlendirme” bölümünde, çete üyelerinin dinlemeye takılan bu konuşmalarının, usulsüzlüklerin sadece bir bölümünü yansıttığını anlatan şu ifadeler dikkati çekti. Değerlendirmede şöyle denildiği öğrenildi:

“Firma yetkilileri arasında diğer haberleşme kanallarının kullanılması, bazı konuşmaların tape yapılmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, yıllık bazda kayıt dışılığın çok yüksek tutarlara çıkabileceği değerlendirilmektedir.”

“PİKABIM FALAN YOK Kİ, NEYNEN TAŞIYCAM?”

Edinilen bilgiye göre; Emniyet’in bu notu düşerek tutanak altına aldığı telefon görüşmelerinden en dikkat çekeni, soruşturma aşamasında el konulan Ege DÇ Demirçelik firmasının çalışanı gibi görünen Oğuzhan Kara ile soruşturmanın merkezindeki DETAŞ Grup’un para trafiğini yöneten Melih Çukurbaş arasındaki konuşma oldu.

Tape kayıtlarına göre arayan kişi Oğuzhan Kara’ydı ve Çukurbaş’a teslim edilecek para 25 milyon TL’ydi. Konuşmaya göre Kara, bu paranın tamamını taşımakta zorlanıyordu ve bir kısmını İstanbul’dan vermeyi teklif ediyordu. Çukurbaş da parayı koyacak yeri olmadığını anlatmaya çalışıyordu. Sanıklar arasında 20 Aralık 2021’de geçtiği öğrenilen konuşmanın dikkat çekici bölümleri şöyle:

Oğuzhan Kara: Yarın bir kısmını İstanbul’dan versem olur mu?

Melih Çukurbaş: Abi İstanbul olmaz İstanbul’da napayım ben abi.

Kara: Benim pikabım falan yok ki neynen taşıyacam ben bunu tek seferde.

Çukurbaş: Sen taşırsın, halledersin.

Kara: Ne kadar rakam yaptığını, ne kadar çuval yaptığını biliyon de mi bunun.

Çukurbaş: Sen deniz suyunun kaldırma kuvvetini biliyon de mi abi?

Oğuzhan Kara konuşmanın devamında 25 milyon TL’nin bir kısmını Ankara’dan bir kısmını İstanbul’dan vermeyi önerdiğini ancak kimsenin kendisine bir şey söylemediğinden yakınıyor. Kara, parayı binek otomobille taşıyamayacağını, Çukurbaş da parayı koyacak yeri olmadığını karşılıklı şu sözlerle ifade ediyorlar:

Melih Çukurbaş: Abi yüklü miktar, benim yapabileceğim bi şey yok ki ordan ben nasıl yapayım, ben nereye koyum benim bi yerim yurdum yok orda.

Oğuzhan Kara: Abi tamam haklısın bunun hepsini Payas’ta (Hatay’daki işyeri) koyacak yer de yok.

Çukurbaş: Payas’ta sen ver bana, ben onu koyacak yer bulurum abi sen canını sıkma.

Kara: Abi hepsini Payas’tan, Allahım yarabbim ya resul Allah ya abi anlatamıyorum galiba. Benim arabam Clio. Sekiz tane sekiz ikiyüzlük banknot alırsam sekiz tane bavul yapıyor abi.

Çukurbaş: Abi iki araba çıkın, üç araba çıkın ne diyeyim ben şimdi.

Konuşmanın ilerleyen dakikalarında ikilinin aralarında 200-300 bin TL’lik bakiye (eskiden kalma borç) olduğu geçiyor ama Oğuzhan Kara bunun “küçük bir miktar” olduğunu da “Ya geç onu sen onu mu bakiye mi sayıyon Allahım yarabbim ya” sözleriyle anlatıyor. İkili, konuşmanın devamında paranın nakli konusunda anlaşmaya varıyor.

“SENDE BAŞKA VALİZ VAR MI?”

Oğuzhan Kara, Melih Çukurbaş ile yaptığı bu konuşmadan hemen bir gün sonra 21 Aralık 2021’de bu kez DETAŞ’ın Hatay Payas’ta bulunan şubesinde lojistik işlerini yürüten Galip Yurter’i arıyor. Bu kez transfer konusu olanın 14 milyon TL’lik nakit para olduğu ve 7 milyon + 7 milyon olacak şekilde teslim edileceğini gösteriyor.

Tutanaklara göre Oğuzhan Kara, Galip Yurter’i arıyor ve aralarında şu konuşma geçtiği belirtiliyor:

Oğuzhan Kara: Ciğer, şimdi yediyi de aldık biz şeyden.

Galip Yurter: Tamam

Kara: İskenderun’dan çıkıyoruz

Yurter: Tamam

Kara: İslam Bulvarının göbeğindeyiz yirmi dakkaya ordayız. Bu valizi bırakacaz ancak dolu.

Yurter: Hı.

Kara: Yetmedi bile sende başka valiz var mı? Ya da bunu hemen yıkacaz orda.

Yurter: Ordan şey yap abi orda bi tane daha valiz var onu bırak, onu çek o zaman ne deyim.

Konuşma içerisinde Galip Yurter’in, Oğuzhan Kara’dan kısa süre öncesinde de para aldığı anlaşılıyor ve konuşma şöyle devam ediyor:

Kara: Sana gıcır poşetli yüzlük ve ikiyüzlük getiriyorum.

Yurter: Tamam tamam abi. Dediğim gibi oraya bırak sana zahmet

Kara: Tamam tamam oldu.

Yurter: Orda aynı onun aynısı bi tane daha valiz var onu alırsın, devam edersin.

Kara: Okey tamam

Yurter: Eğer senin mavi çantan lazımsa onu da verebilirim.

Kara: Dönüşte alacağız dönüşte.

PARA MERKEZ BANKASI’NDAN MI ÇEKİLDİ?

Şüpheliler Oğuzhan Kara ile Melih Çukurbaş arasındaki 16 Kasım 2021 tarihli konuşma ise paranın nereden alındığı konusunda yarattığı soru işareti ile dikkat çekiyor. Para Merkez Bankası’ndan mı çekildi sorusunu akıllara getiren konuşmaya göre Murat Karabacak, para naklini yaptırdığı kişilere, Hatay - Payas’taki şubeye saat 17:00-18:00’den sonra para getirilmemesini, getiren olursa da alınmamasını, ertesi gün getirmelerini ama bu şekilde geç saatte getirenlere günlük gecikme faizi uygulanmasını istiyor. O konuşmadan bazı bölümler tutanaklara şöyle yansıyor:

Melih Çukurbaş: Reis napıyon?

Oğuzhan Kara: Efendim reis iyiyim sen napıyon?

Çukurbaş: Nabıyım, naptın?

Kara: Naptım, Payas’a gidiyom.

Çukurbaş: Payas’a gidiyon?

Kara: Hee

Çukurbaş: Şimdi bak ağanın (bu kişinin Murat Karabacak olduğu konuşmanın ilerleyen bölümlerinde anlaşılıyor) söylediğini söylüyom.

Kara: Söyle

Çukurbaş: Sadece seninle alakalı değil bütün herkez genel anlamda şeyle alakalı

Kara: Hee.

Çukurbaş: Bu saatten sonra dedi Payas’a dedi, beşbuçuk altıdan sonra gelen olursa almıyosun dedi.

Kara: Tamam ne zaman alayım gardaş, ne zaman alayım çıkıyım.

Çukurbaş: Hee parayı ertesi gün getirsinler dedi abi. Ertesi gün sabah getirsin.

Kara: E benim için benim için de daha iyi akşamın bu saatinde gitmektense sabah gitmek daha iyi

Çukurbaş: Tamam ee akşamın bu saatinde gitmekten neyse de ben de sana şunu söyleyim. Ertesi gün getirdiğin zaman da bugün bi günlük sana vade farkı yansıtacak…

Kara: Abi şimdi şöyle söyleyim ee parayı eksik götürme tamam, eyvallah. Ee parayı bankadan Merkez Bankası’nda adam esas duruşta beklemiyor ki abi… Öğlen arasında saydılar bu parayı.

Çukurbaş: Bak benim ben ağanın dediğini diyom.

Kara: Şimdi adam öyle diyor abi bunun oluru yok. Ben parayı ne zaman alırsam o zaman çıkarım bankadan. Merkez Bankası bana has getirip kapıma bırakıyor ya abi devam et demiyor abi doğru muyum?

Çukurbaş: Abi valla ben…

Kara: Ben Murat Beye izahatını veririm…. Yani bu işin oluru vardır abi demiri döküyon direk demir olarak mı geliyor abi hurdayı eritiyon ondan sonra geliyor yaa. Merkez Bankası benim emrimde değil ki hiç bi banka benim emrimde değil. Kırmızı valörden çalışıyom zaten…

“SEN SİPARİŞ İADESİ YAZ BEN İPTAL OLARAK GÖNDERİRİM”

Şüpheliler arasında geçtiği belirtilen bir başka konuşma da dolaşan paraların kayıtlara nasıl giriş – çıkış yapılmış gibi gösterildiğini ortaya koyuyor.

20 Aralık 2021’deki konuşmanın tarafları bu kez, Oğuzhan Kara ile Murat Karabacak’ın oğlu Kaan Kara:

Oğuzhan Kara: Reis

Kaan Karabacak: Abi on milyon ben ayırttım. Ama sen bana bugünden at on milyon.

Kara: Sekiz atsak yetmez mi?

Karabacak: Yeter yeter… Abi Halk Bankası’na benim Halk Bankası’na geçir ama açıklamaya şey yaz abi. Şimdi benim size alışverişim var resmiyette de borcum var.

Kara: Anladım.

Karabacak: Nasıl yapıcaz onu?

Kara: Valla onu ben onu şey olarak gönderecem. Talimatla gönderecem ben zaten onu.

Karabacak: Tamam sipariş iadesi yaz abi sen… Sipariş iadesi yaz ben de sana sipariş iadesi iptal olarak gönderirim.

Kara: Tamam oldu.

CEPTEKİ BOZUK 200 BİNLİK BANKNOT DEMETLERİ

Oğuzhan Kara ile Galip Yurter arasında 26 Kasım 2021’de geçen telefon konuşması da şüpheliler için 200 bin TL’lik banknot demetlerinin onlar için “bozuk para” olduğunu gösteriyordu.

6 milyon 586 bin 500 TL’nin teslimi için geçen bu konuşmaya göre paranın çok büyük bölümü cantalara konulmuştu ama çantalar tamamını almayınca, Oğuzhan kara bazı demetleri cebine yerleştirdi ve onları “bozuk para” olarak niteledi. Edinilen bilgiye göre konuşma özetle şöyle geçti:

Oğuzhan Kara: Biz şimdi çıktık geliyoruz, bastık geliyoruz.

Galip Yurter: Daha yeni mi çıktın ta ne zaman çıkalı.

Kara: He ya abi yanlış saymışlar anasını satayım dört milyonu tekrar geri saydılar.

Yurter: Allah Allah.

Kara: Yav hiç deme aman ya bu Anadolu Bank hep böyle ya.

Yurter: Tamam tamam sıkıntı yok gel… Rakam aynı de mi

Kara: Altıbin beşyüz seksenaltı

Yurter: Tamam altıbin beşyüz seksenaltı tamam.

Kara: He öyle küsüratı var… Cebimde de bozuk para var onu da verecem unutturma ha.

Edinilen bilgiye göre, şüpheliler arasındaki diğer konuşmalarda da 3 milyon 900 bin, 2 milyon 200 bin, 10 milyon 550 bin, 4 milyon 500 bin, 10 milyon, 21 milyon 500 bin, 12 milyon 500 bin 12 milyon, 1 milyon 450 bin, 5 milyon 600 bin, 16 milyon 372 bin ve 12 milyon 500 bin TL’lik partilerin taşınması ve saklanması konuları geçiyor.

Konuşmaların 16 Ocak 2021 ile 23 Aralık 2021 tarihleri arasındaki yaklaşık sadece 40 günlük kayıtlara ait olduğu dikkati da dikkati çekiyor.