Devlet gözetiminde iken kaybolan tecavüz mağduru çocuğu yazan gazeteci Hale Gönültaş’a soruşturma ve baskı

Devlet gözetiminde iken kaybolan tecavüz mağduru çocuğu yazan gazeteci Hale Gönültaş’a soruşturma ve baskı

Kısa Dalga yazarı Hale Gönültaş hakkında çocuk yurdunda kalan kız çocuğunun kaybolmasına ilişkin haber nedeniyle, bir polis memurunun suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldı. Polis memuru, Gönültaş’ın yanı sıra mağdur kızın annesi ve Kadın Dernekleri Federasyonu'ndan da şikayetçi oldu ve "sırf bir kadının iddiası ile devletin bu kadar yıpratılması kabul edilemez" dedi. Gönültaş'ın evine gelen iki polis ise tehditkar ifadelerde bulundu.

Kısa Dalga yazarı Hale Gönültaş hakkında Manisa’da 14 yaşındaki bir kız çocuğunun tecavüze uğradıktan sonra devlet korumasına alınmasına rağmen pavyonlarda çalıştığını ortaya koyan haberi ile ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma, haberde adı geçmeyen bir polis memurunun kız çocuğunun annesinin dile getirdiği “istismar” iddialarıyla kastedilenin kendisi olduğunu belirterek yaptığı suç duyurusu üzerine başlatıldı. Haberle devletin kurumlarının yıpratılmaya çalışıldığını ileri süren polis memuru, Gönültaş’ın yanı sıra kendisi hakkındaki iddiaları dile getirdiği için mağdur kız çocuğunun annesi ve anneye yardım ettiği gerekçesiyle Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu yetkililerinden de şikayetçi oldu. Gazeteci Gönültaş’ın soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldığı akşam evine gelen iki polis ise tehditkar biçimde “Polis arkadaşımıza iftira atmışsınız” diyerek gözdağı vermeye çalıştı.

Gazeteci Hale Gönültaş hakkında 14 Aralık 2022’de Kısa Dalga’da yayınlanan Bir çocuğun karartılan hayatı: 12 yaşında tecavüze uğradı, çocuk yurduna yerleştirildi, pavyonda çalıştırıldı, şimdi kayıp” başlıklı haberden dolayı polis memuru E.Y’nin şikayeti ile soruşturma başlatıldı.

“Bahsedilen polis memuru E. benim” diye şikayetçi oldu

Polis memuru E.Y, ifadesinde haberde bahsedilen çocuğun Manisa Çocuk Destek Merkezi’nde kaldığını, kendisini ve annesini tanıdığını belirterek haberde geçen “Manisa Çocuk Şube Müdürlüğü Kayıp Çocuklar Büro Amirliğinde görevli polis memuru E…”nin kendisi olduğunu söyledi. Kayıp çocuğu daha önce de birkaç kez bulduğunu söyleyen E.Y haberde kız çocuğunun annesinin dile getirdiği iddiaları reddederek “Binlerce çocuk buldum. Benim irtibat kurduğum çocukların tamamının ifadesi alınabilir. Hiçbiri benimle bu şekilde bir cinsel yakınlık kurduğunu söyleyemez. Ayrıca esrar içmeyi ve çocuklara içirmeyi de kesinlikle reddediyorum” dedi.

Amaç 'devletin kurumlarını yıpratmak'mış

Çocuğun annesinin kendisine daha önce tartıştıkları ve telefonundan engellediği için iftira attığını savunan E.Y “Yapılan haberlerin siyasi içerik taşıdığı çok açıktır. Bu haberler ile devletimizin kurumları aleni şekilde yıpratılmaya çalışılmaktadır. Aslı astarı araştırılmadan, sırf bir kadının iddiası ile devletin bu kadar yıpratılması kabul edilemez. Özelde ise benimle ilgili yapılan iftiralarla beni ve Emniyet Müdürlüğümüzü yıpratmaya çalışmaktadırlar” dedi.

Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan da şikayetçi oldu

Polis memuru E.Y kendisi hakkındaki iddiaları dile getiren kız çocuğunun annesi ve haberi yayınlayan Hale Gönültaş ile kız çocuğunun annesine yardım ettiği için Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu yetkililerinden de şikayetçi olduğunu söyledi.

İsmi geçmiyordu

Hakkında açılan soruşturma kapsamında Polis Merkezi’nde ifadesi alınan gazeteci Hale Gönültaş kimsenin ismini açıkça belirtmeden, isim kullanılmadan haber yaptığını ve şikayetçinin isminin de haber konusu olmadığını belirtti. “Şikayetçi olan şahsın haber konusunu kendi üzerine alınması kendi sorunudur. Tarafımın şikayetçiye karşı böyle bir suçlaması ya da iftira atması söz konusu değildir” diyen Gönültaş şunları kaydetti:

Belgelerle haber yaptım

“Bir haber kaynağı tarafından çocuğun cinsel istismarı konusunda haber değeri taşıyabilecek bir olayın vuku bulduğu haberinin verilmesi üzerine otuz yıllık gazeteci olmam hasebiyle konuyu araştırmaya başladım. Olay hakkında WhatsApp mesajları, mesaj kayıtları, şikayet tutanaklarının iletilmesi üzerine bu olayı gerçek isimler kullanmayarak haberleştirdim ve bu haber bir ada Türkiye’de gündem yarattı. Tamamen gazetecilik saikiyle hareket ederek ve kimseyi töhmet altında bırakmadan elimdeki bilgi ve belgelerle haber yaptım.

Bu zamana kadar 30 yıllık gazeteci olarak bu güne kadar hiçbir siyasi saikle hareket etmedim. Gazetecilik ilke ve etik kurallarından bir an olsun sapmadım. Bu nedenle ismim Türkiye’de başta olmak üzere Avrupa’da da ortak araştırma çalışmalarında yer alan araştırmacı gazeteci olarak geçer. Ulusal ve uluslararası kadın ve çocuk hakları, çocukların cinsel istismarı konularında yaptığım haberler başta Türkiye olmak üzere Avrupa Birliğine üye ülkeler, Amerika ve Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerince de ödüle değer bulunmuştur. Bu nedenle hakkımdaki suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum.

Evime gelerek tehditkar konuşan polislerden şikayetçiyim

Dün polis merkezince arandıktan ve ifade vermeye gelmem belirtildikten sonra bunu kabul ederek yarın (bugün) geleceğimi belirttim. Ancak aynı gün 23 Ocak 2023 saat 20:05 - 20:10 saatleri arasında zilimi çalan sivil giyimli iki polis memuru asayiş şubeden geldiklerini belirterek “Hakkınızda şikayet var, polis arkadaşımıza iftira atmışsınız ifade vermeniz gerekiyor” şeklinde tarafıma tehditkar konuşarak beni tedirgin etmişlerdir. Bir polise yakışmayacak şekilde beni suçlayarak hakkımda hüküm varmış gibi hareket eden bu iki polis memurundan şikayetçiyim. Kimliklerinin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatların yapılmasını ve şikayetçi olduğumu belirtmek isterim.”