Abdurrahman Dilipak'tan Sedat Peker yorumu: Hekimbaşı çöplüğü gibi patlıyor

Abdurrahman Dilipak'tan Sedat Peker yorumu: Hekimbaşı çöplüğü gibi patlıyor

Yeni Akit yazarı Dilipak: "Seçime kadar kasetler ve dosyalar havada uçuşacağa benziyor. Gidişat iyi değil. Bundan sonrası için siyaset, sermaye ve bürokrasideki VIP ahlaksızlardan herkes yakasını kurtarsın, yoksa ateş hepsini yakacak."

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, 'Bu gidişin sonu' başlıklı yazısında Sedat Peker'in Twitter hesabından paylaşılan görüntüleri yazdı. Dilipak özetle şöyle dedi:

"Rasim Kaan Aytoğu skandalı patladı. Prof., Suudi Arabistan’daki ve bazı Arab ülkelerinde birkaç şirketin yönetim kurulu üyesi. Birkaç holdingin yönetimindeki bir kişinin grub olarak utanç verici görüntüleri yayınlandı. Bu konunun şu parti-bu partisi yok.

Bu rezillikler patlamadan tedbir alınsın diye yazdığım bir yazı sebebi ile hakkımda dava açılmıştı.

Ve bu olaylar artık patlamaya başladı. Dehşet dengesi Hekimbaşı çöplüğü gibi patlıyor. Seçime kadar kasetler ve dosyalar havada uçuşacağa benziyor. Gidişat iyi değil.

Bundan sonrası için siyaset, sermaye ve bürokrasideki VIP ahlaksızlardan herkes yakasını kurtarsın, yoksa ateş hepsini yakacak!

Sahi, bu gidişin sonu nereye varır. Hal ve gidiş iyi mi? Dünyada, bölgede, ülkemizde işler iyiye gitmiyor. İnsanlar artık “daha iyiyi” aramıyor, gelecek günlerin geçen günleri aratmasından, daha kötü olmasından korkuyor. İnsanların korkuları umudlarından baskın hale geldi. Onun için mevcudu muhafaza derdine düştü.

Ben korku ile umud arasında bir yerde duralım ve yüzümüzü HAKK’a dönelim derim. Bakın kıtlık yok, ama kıtlık olacak. “Yoksa nasıl olacak?” diye sorabilirsiniz. Mikrop yoktu ama salgın nasıl oldu ise öyle olacak.

(...) Herkesin oturup düşünmesi gerek. Evde hanımı başörtülü, sekreter mini etekli. Batıya gidip İstanbul sözleşmesini savunarak, buraya gelip, din ve dünya hakkındaki fikri belli bir hocaefendiden şefaat ümid ederek, ne bu dünyada rahat edebiliriz ve ne de ahirette.

Meyhaneden çıkıp, Cuma namazına yetişmeye çalışan CHP’li gibi, hem LGBT’den oy alıp, hem cemaatten oy almak mümkün değil. Sermaye, siyaset, cemaat ilişkileri içinde aklı karışan mürid tiplerini yanınıza alarak bir yere gidemez, Tosya’ya pirince giderken, evdeki bulgurdan olursunuz ancak.. GREVİO raporlarında yazan ne?. KADEM raporlarında yazanlar, CEDAW, İstanbul Sözleşmesi ve Lanzarote’nin ana metin, referans ve eklerinde yazılanlar manevi önderlerinizin nasihatları ile ne kadar örtüşüyor!?

Hakk’a verdiğiniz sözle halka verdiğiniz söz birbiri ile örtüşmüyorsa, ya Hakk’ı, ya kendinizi, ya da karşınızdakini kandırıyorsunuz demektir.

Hani adil şahidler olacaktık. İnandığımız gibi yaşayacaktık. Bu gidişatın sonu pek hayırlı değil. Hal ve gidiş iyi değil.

Önümüzde bayram var. Tevbe etmek için önümüzde bir fırsat var, hepimiz için. "