Günün sorusuna iki farklı yanıt: Ankesörcü İstihbarat Başkanı’nın FETÖ’cü olduğu nasıl tespit edilemedi?

Günün sorusuna iki farklı yanıt: Ankesörcü İstihbarat Başkanı’nın FETÖ’cü olduğu nasıl tespit edilemedi?

FETÖ’cü askerlerle ilgili soruşturmada gözaltına alınan ve itirafçi olduktan sonra serbest bırakılan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı emekli tuğgeneral Serdar Atasoy’un bugüne kadar neden tespit edilemediği sorusu öne çıktı.Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi ile T24 yazarı Tolga Şardan bugünkü köşelerinde bu  soruyu yanıtlamaya çalıştı.

FETÖ’cü askerlerle ilgili soruşturmada gözaltına alınan ve itirafçi olduktan sonra serbest bırakılan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı emekli tuğgeneral Serdar Atasoy’un bugüne kadar neden tespit edilemediği sorusu öne çıktı.Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi ile T24 yazarı Tolga Şardan bugünkü köşelerinde bu  soruyu yanıtlamaya çalıştı. Selvi, Atasoy'un ortaya çıkarılmamasını "çok mahrem" yöntemler kullanarak gizlenmesine bağlarken Şardan, Atasoy'un 2017'de gözaltına alınmasına rağmen terfi ettirildiğini hatırlatarak "Terfisinde kim ya da kimler referans oldu" diye sordu. Şardan Atasoy'un darbe girişiminden 2 yıl sonra gözaltına alınmasına rağmen terfi ettirilmesinin "AKP içindeki ekip mücadeleleri ile bağlantılı olduğunu" ileri sürdü.

Bugüne kadar nasıl tespit edilemedi?

Abdulkadir Selvi, yazısına “Kara Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra teğmenlik yıldızını Fetullah Gülen’in taktığı Serdar Atasoy’un bu güne kadar nasıl tespit edilemediği sorusunun peşine düştüm” diye başladı ve şöyle devam etti:

“Serdar Atasoy, 2020 yılında yapılan Yüksek Askeri Şûra’da tuğgeneralliğe terfi ettikten sonra Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevini üstlenmişti. FETÖ’cü askerlerin tespit edildiği ankesör soruşturmasında saptanan Atasoy, 27 Ocak’ta gözaltına alındıktan sonra itirafçı oldu. 6 gün sonra serbest bırakılan Serdar Atasoy, FETÖ’ye ilişkisine dair önemli bilgiler verdi.”

 2017’de gözaltına alınıp bırakılmış

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın önceki görüşmelerinde “FETÖ’yle ilgili hiçbir dosya beklemez. Geldiği an inceler, işlem yapılması için hemen savcılığa sevk ederim” dediğini aktaran Selvi, “Serdar Atasoy’un 15 Temmuz’dan 1 yıl sonra, 2017’de Erzincan’da 3. Ordu Komutanlığı bünyesinde görev yaparken FETÖ’den gözaltına alındığı, sorgusunun ardından serbest bırakıldığı ortaya çıktı” diye yazdı. Selvi, Atasoy ile ilgili şu soruları yöneltti:

 1- Serdar Atasoy’un, FETÖ soruşturması kapsamında 2017 yılında Erzincan’da gözaltına alınıp savcılık sorgusundan sonra serbest bırakıldığı bilgisi tuğgeneralliğe yükseltildiği 2020 yılı  Yüksek Askeri Şûra toplantısında gündeme gelmedi mi?

2- Atasoy’la ilgili FETÖ soruşturması dosyasında yer aldıysa buna rağmen nasıl terfi ettirilerek, Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine atandı?

3- Serdar Atasoy’un, Erzincan’daki FETÖ soruşturmasından 2019 yılında takipsizlik kararı alması yanıltıcı bir etki yaptı mı?

 “Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, şûraya girecek subaylarla ilgili olarak MİT, Emniyet İstihbarat ve Jandarma İstihbarat’ın soruşturma yaptığını belirtmişti. Belli ki Serdar Atasoy uzun süre istihbarat birimlerinin radarına takılmamayı başarmış” diyen Selvi, Atasoy’un 15 Temmuz darbe girişimi gecesi görevli bulunduğu Dakka’da FETÖ’nün Genelkurmay’daki oluşturduğu “Ataşeler” isimli WhatsApp grubundan yapılan “Genelkurmay Başkanlığı yönetime el koymuştur, muhataplarınıza bilgi veriniz” şeklindeki mesaja kısa sürede dönüp “Emredersiniz komutanım” diye karşılık verdiğini de yazdı.

MİT tespit etti

FETÖ’nün Atasoy’un tespit edilmemesi için özel yöntemler uyguladığını, ByLock ve Signal gibi haberleşme sistemlerini kullanmadığını ve 1995’den bu yana FETÖ’cü imamlarla ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğunu yazan Selvi, Atasoy’un tek imama bağlı olduğunu belirtti. Z

Selvi, Atasoy’un FETÖ bağlantısının MİT tarafından belirlendiğini de ekledi.

Şardan: "Terfisinde kim referans oldu?" 

T24 yazarı Şardan ise"Ankesörcü general" operasyonun düşündürdükleri” başlıklı yazısında “15 Temmuz'dan iki yıl sonra gözaltına alınıp işlem yapılan TSK mensubu Atasoy, nasıl KKK İstihbarat Başkanı oluyor? Atasoy'un terfinde kim ya da kimler referans oldu?” diye sordu.

Şardan, konunun “AKP içindeki ekip mücadeleleri ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü” belirterek şunları yazdı:

“Ankesör soruşturmasında itirafçı olan ve FETÖ içinde Servet kod adını kullanan Atasoy, daha önce 2017'de Erzincan'daki görevi sırasında FETÖ'den gözaltına alınıyor. Ancak savcılıktan serbest kalıyor.

Ardından yine 2017'de Erzincan'dan bu kez Malatya'daki 2. Ordu Komutanlığı emrinde Harekât Başkanlığı görevine getiriliyor!

Bu görevin şöyle bir önemi var. İkinci Ordu Komutanlığı'na bağlı tüm birliklerin tüm faaliyetlerinden haberdar olarak üst makamları bilgilendiriyor. Bunlara sınır ötesindeki TSK görevleri de dâhil.

“Siyasi sonuç çıkması muhtemel”

Buraya kadar madalyonun bir yüzü diyelim.

Gelelim, madalyonun öteki yüzüne.

15 Temmuz'dan iki yıl sonra gözaltına alınıp işlem yapılan TSK mensubu Atasoy, nasıl KKK İstihbarat Başkanı oluyor?

Atasoy'un terfinde kim ya da kimler referans oldu?

Bile bile lades durumu mu var?

Soruların yanıtları adli yargılama sırasında ortaya çıkacak.  

Ancak üzerinde durulması gereken bir süreç daha var.

Atasoy hakkındaki soruşturmanın ne zaman başlatıldığı? Yani, soruşturma Atasoy terfi almadan mı yoksa terfi ettikten sonra mı başlatıldı?

Sorunun yanıtı şöyle bir durumun ortaya çıkmasına neden olur:

Atasoy'la ilgili soruşturma terfi ve görevlendirme sonrasında başlatıldıysa mesele yok. 

Fakat eğer terfi öncesinde başlatılıp şüphelinin terfinden sonra yakalamaya dönüştüyse, terfin gerçekleşmesine referans olunması kapsamında siyasi bir sonuç çıkması muhtemel hâle dönüşür.”