HDP'li Oluç: İktidar yanan ocakları söndürdü

HDP'li Oluç: İktidar yanan ocakları söndürdü

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "Ocak 2021’den bugün kadar ekmek fiyatlarında yüzde 150 artış olmuş. Un fiyatlarında yüzde 162 artış olmuş. Şeker fiyatlarında yüzde 95 artış olmuş. Sütte yüzde 25, kuru fasulye yüzde 100, mercimek yüzde 140, deterjan yüzde 150, tuvalet kağıdı yüzde 128. Bütün bunlar bir yıllık artış fiyatları, TÜİK ‘yüzde 36 arttı’ diyor. Bu iktidar sonunda yanan ocakları söndürdü. Kaynayan tencerelerin altını kıstı. Isınan hane bırakmadı. Tam bir zam zulmüyle karşı karşıya bugün toplum" dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "Ocak 2021’den bugün kadar ekmek fiyatlarında yüzde 150 artış olmuş. Un fiyatlarında yüzde 162 artış olmuş. Şeker fiyatlarında yüzde 95 artış olmuş. Sütte yüzde 25, kuru fasulye yüzde 100, mercimek yüzde 140, deterjan yüzde 150, tuvalet kağıdı yüzde 128. Bütün bunlar bir yıllık artış fiyatları, TÜİK ‘yüzde 36 arttı’ diyor. Bu iktidar sonunda yanan ocakları söndürdü. Kaynayan tencerelerin altını kıstı. Isınan hane bırakmadı. Tam bir zam zulmüyle karşı karşıya bugün toplum" dedi.

HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerini eleştirdi. Oluç, şunları söyledi: 

“ENFLASYON 19 YILLIK REKOR KIRDI: TÜİK aralık ayı aylık enflasyonunu yüzde 13,58 olarak açıkladı. ENAG Aralık 2021 enflasyonunu yüzde 19,35 olarak açıkladı. TÜİK’ten 6 puan fazla açıkladı. TÜİK’in 2021 yılı yıllık enflasyonu, yüzde 36 olarak açıklandı. ENAG yıllık enflasyonu yüzde 82,81 olarak açıkladı. Yani yıllık enflasyon bazında TÜİK’in yalanının boyutu yüzde 50’ye varıyor yaklaşık. ÜFE’ye baktığımızda Aralık’ta yüzde 19,08’lik bir artış, 2021 yılı yıllık artış ise yüzde 79,89. Enflasyon TÜİK’in bu üzerinde oynanmış verilerine rağmen bile 19 yıllık rekor kırdı. En son Mayıs 2003’te ilk kez 12 aylık TÜFE yüzde 30’un üzerine çıkmıştı. Şimdi 19 yıl sonra, Mayıs 2003’ten bugüne yeni bir rekor kırılmış oldu. Nisan 2001’de ise, ilk kez aylık TÜFE yüzde 10’u aştı. Bu neden kaynaklanıyor? Yanlış ekonomi politikaları, yanlış tercihler, faiz takıntısı. ’Faiz sebep enflasyon sonuç’ diyorlar ya öyle değil. Faiz takıntısı sebep enflasyon sonuç. 2021 yılının son günü elektrikten doğal gaza temel ihtiyaç maddelerinin tamamına yüzde 100’ün üzerinde zam yapıldı. Bu kadar yüksek zamlar yapılmışken TÜİK yüzde 36’dan bahsediyor. Gerçek değil tabi ki biliyoruz.

BU İKTİDAR SONUNDA YANAN OCAKLARI SÖNDÜRDÜ: Ocak 2021’den bugün kadar ekmek fiyatlarında yüzde 150 artış olmuş. Un fiyatlarında yüzde 162 artış olmuş. Şeker fiyatlarında yüzde 95 artış olmuş. Sütte yüzde 25, kuru fasulye yüzde 100, mercimek yüzde 140, deterjan yüzde 150, tuvalet kağıdı yüzde 128. Bütün bunlar bir yıllık artış fiyatları, TÜİK ‘yüzde 36 arttı’ diyor. Hayali rakamlarla gerçekleri ters yüz etme peşindeler. Bu iktidar sonunda yanan ocakları söndürdü. Kaynayan tencerelerin altını kıstı. Isınan hane bırakmadı. Çocuklar yataklarına aç olarak girmeye başladılar. Tam bir zam zulmüyle karşı karşıya bugün toplum.

ARTIK KAŞIKLA DA VERMİYORLAR, SÜREKLİ KEPÇEYLE ALIP DEVAM EDİYORLAR: Niye bugüne kadar bu zamları beklettiler ve bugün bu enflasyon oranını açıkladılar? Çünkü eğer bu zamlar aralık ayında yapılmış olsaydı, enflasyon oranlarına yansıyacaktı ve memur ve emekli maaşları buna göre ayarlanacaktı. Halkına oyun oynayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Asgari ücret zammı daha işçilerin, emekçilerin eline geçmeden eridi. Artık kaşıkla da vermiyorlar, sürekli kepçeyle alıp devam ediyorlar.

ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ LÜKS TÜKETİM MADDESİ HALİNE GELDİ: 2018’ten bugüne kadar yani tek adam rejiminin başladığı günden bugüne kadar elektrik fiyatları yüzde 400 artmış. Doğal gaz fiyatları yüzde 147 artmış. Son zamlar bunlara dahil değil. En insafsızı son zamlar oldu. Ve artık elektrik ve doğal gaz lüks tüketim maddesi haline geldi. Tek adam yönetiminin maliyeti açlık, yoksulluk ve adaletsizlik olarak ortaya çıktı.

KIPIR KIPIR ZAMLAR KIPIR KIPIR YALANLAR: Gözlerde zam ışıltısı olan bir Hazine ve Maliye Bakanı var. Çalıştığı alanın gerçeklerini bilmiyor. Zamlardan haberdar değildir büyük ihtimalle. Merkez Bankası’nın yaptıklarından da haberdar değil.  Merkez Bankası haftalık vaziyeti, vatandaşın döviz sattığını iddia ettiği hafta net döviz pozisyonunu 8,9 milyar dolar küçülmüş olarak gösterdi. Ne oldu bu 8,9 milyar dolar. Açıktan satılmadıysa ön kapıdan satılmadıysa arka kapıdan, kapalı bir şekilde sattınız değil mi? Çünkü, Hazine ve Maliye Bakanı televizyonlara çıktı dedi ki, ‘o gece ne kamu bankaları ne de Merkez Bankası döviz satmadı’ dedi. Merkez Bankası’nın haftalık vaziyet raporunda nasıl ortaya çıktı bu? Bundan bile haberi olmayan bir Hazine ve maliye Bakanı ile karşı karşıyayız. İşte kıpır kıpır zamlar, kıpır kıpır yalanlar ve gözlerdeki zam ışıltısı bunu gösteriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı, altın sertifikasını anlatırken topluma, Nasreddin Hoca’nın kazanının doğurması gibi’ dedi. Fıkranın sonunda Nasreddin Hoca der ki, ‘kazanın öldü.’ Sahibi der ki, ‘kazan nasıl ölür?’. Dedi ki, ‘kazan doğurdu dediğimde inandın da öldü dediğimde niye inanmıyorsun?’ kıssadan hisse. Hazine ve Maliye Bakanı ‘kazanınız doğuracak’ diyor, sonunda ‘kazanlar öldü’ açıklamasını yapmak için hazırlık yapıyor."

"ÜLKEYİ UCUZ EMEK, UCUZ MAL, UCUZ ŞİRKET, UCUZ ARAZİ ÜLKESİ HALİNE GETİRDİNİZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ihracatta rekor kırıldığına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Oluç, "Tabi Türk lirasını değersizleştirdiniz. Pul haline getirdiniz. Ve sonuçta ucuz mal ve hizmet nedeniyle ihracat rakamlarında yükselme oldu. Yani ülkeyi ucuz emek, ucuz mal, ucuz şirket, ucuz arazi ülkesi haline getirdiniz. Şimdi de ‘ihracat fiyatlarımız arttı’ diye övünüyorlar" dedi.

“Faiz sebep, enflasyon sonuç” yönündeki açıklamaların sorulması üzerine de Oluç, şunları söyledi:

"Faiz takıntısı var Cumhurbaşkanı’nın ve büyük ihtimalle o saraydaki ekonomi kılavuzları, 'Ocak’ta negatif enflasyon bekliyorum' diyen kılavuzlar, Cumhurbaşkanı’na ‘faiz sebep enflasyon sonuç’ sözünü ezberletmişler. O da bunu tekrar etmeye devam ediyor. Ve tekrarından da Türkiye ekonomisinin kazandığı bir şey yok, kaybettiği çok fazla şey var ama 2018’den bu yana. Rekorlar kırıyor ekonomideki yanlışların ortaya çıkardığı sonuçlar."





(ANKA)