İran'da protestolarda üniversite öğrencisi kadın gözünden vuruldu: 'Son gördüğüm beni vuran polisin gülümsemesiydi'

İran'da protestolarda üniversite öğrencisi kadın gözünden vuruldu: 'Son gördüğüm beni vuran polisin gülümsemesiydi'

İran'da devam eden protesto gösterilerinde güvenlik güçleri hukuk öğrencisi kadını gözünden vurdu. Yakın mesafeden vurulan genç kadın sağ gözünü kaybetti.

İran'da Mahsa Amini'nin ölümü ile başlayan ve rejim karşıtı gösterilere dönüşen eylemlerde, protestoculara ateş açan güvenlik güçlerinin hukuk öğrencisi olduğu öğrenilen Ghazal Ranjkesh isimli kadını kör bıraktı. Yakın mesafeden vurulan genç kadın sağ gözünü kaybetti.

'Gözlerim çok güzeldi'

Evrensel'in haberine göre üniversite öğrencisi kadın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “sağ gözüyle gördüğü son şeyin kendisini vuran ajanın gülümsemesi” olduğunu yazdı ve ekledi: “Gözlerim çok güzeldi; herkes bunu söylüyordu”

Ghazal Ranjkesh’in Bandar Abbas kentinde yaşayan bir hukuk öğrencisi olduğu ve evinden işine giderken rejimin polisi tarafından vurulduğu öğrenildi.

Araştırma: Protestoların itici gücü 1990’ların ikinci yarısından sonra doğan gençler

National Security Monitor dergisi tarafından eylül-ekim 2022 sayısı için yapılan araştırmanın sonucunda, mevcut ayaklanmanın çoğulcu olduğunu, İran’daki büyük resmi değiştirmeye yönelik önemli hedefleri bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

Iranintl.com’da yayımlanan habere göre, dergi İslam Cumhuriyeti’nin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyine yakın olarak biliniyor. Araştırma ayrıca, protestolarla ilgili olaylara yönelik toplu tepkilerin hızla yayıldığını, ancak hareket için bir örgüt ve liderlik olmadığını söylüyor.

Ayaklanmanın İran’ın siyasi düzeninde köklü değişiklikler yapmayı hedeflediği, çeşitli sosyopolitik gruplar tarafından desteklendiği ve yurt dışındaki İran muhalefetinden de destek aldığı vurguları yapılan araştırmada, “Hükümetin protestoları güç kullanarak bastırma ve altta yatan sorunları ele almada başarısız olma politikası her huzursuzluktan sonra durumun daha da kötüleşmesine yol açmıştır ve bugün, hoşnutsuz kitlelerle barışmak için çok geç kalınmış olabilir” deniyor.

Araştırma, ayrıca, mevcut hareketin arkasındaki itici gücün 1990’ların ikinci yarısından sonra doğan gençler olduğuna da dikkat çekiyor.