İstismar dosyasını kapatan savcının sicili

Gazeteci Barış Pehlivan, tarikatta istismar dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar veren Savcı Hüseyin Erkan Özkurt'la ilgili CİMER’e de iletilen başka bir olayın detaylarını aktardı.

·

Tarikatta istismar skandalıyla ilgili Adalet Bakanı Bozdağ, 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği öne sürülen, daha önce kapatılan Kartal Cumhuriyet Başsavcılığında görev yapan ve halen İstanbul Anadolu Adliyesinde görevli Cumhuriyet Savcısı hakkında HSK'ye inceleme izni vermişti. Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, bugünkü yazısında, bir okurundan aldığı mesaj doğrultusunda, Hiranur Vakfı’ndaki çocuk istismarı davasında takipsizlik kararı veren Savcı Hüseyin Erkan Özkurt’un siciline dikkati çekti. Pehlivan, Savcı Hüseyin Erkan Özkurt’un bu suçlamalara neden olan iddiaları, Adalet Bakanlığı’na da CİMER’e de iletilen dilekçeden şöyle aktardı:


"1- Savcı olay yeri incelemesi ve delil toplanması işlemlerini olması gerektiği gibi icra etmedi, yüzeysel yaptı. Cenaze sıradan bir intihar vakası olarak morga kaldırıldı.

2- Olay yerinde bulunan tüm şahısların el swap örnekleri ve tırnak altı sürüntüsü alınmadı. Olayın yaşandığı çevrede kamera kayıtları olup olmadığı araştırılmadı. Apartmana olay öncesi giren kişilerin bulunup bulunmadığı tespit edilmedi.

3- Otopsi raporunda ortaya çıkan, maktulün vücudundaki yaraların neden ileri geldiği, neden olduğu, nasıl meydana geldiği gibi hususları savcı hiç araştırmadı.

4- Bir raporda eş S.D.T’nin sağ elinde bulunan atış artığının, maktulün sağ elinde bulunan atış artığından daha fazla olduğu açıklandı. Keza sağ elini kullandığı bilinen maktulün neden dolayı sol eline göre sağ elinde daha az atış artığı olduğu da araştırılmalıydı. S.D.T’de bulunan atış artığı yeterli şüphe oluşturuyordu ve ifadesi şüpheli olarak alınmalıydı. Ancak “Bu durum hayatın olağan akışına uygundur” denilerek doğru olmayan bir yaklaşımla dosya kapatıldı.

5- Yine maktulün vefatından sonra maktulün kullandığı adli emanetteki cep telefonu ile uzun süreler ile görüşüldüğü, SMS mesajları gönderildiği ve başarılı olduğu HTS kayıtlarında mevcuttu. Bu telefon savcılık tarafından el konulmuş ve adli emanette iken nasıl ve kim ya da kimler tarafından maktulün hattı kullanıldı? Konuşma içeriği neydi? Talebimize rağmen savcı araştırmadı.

6- Eğer maktul Melih Yahya Terzili içinden tabancayı almak üzere ayakkabı kutusunu elleriyle tuttu ise, kutunun içindeki poşeti açtı ise, mermi kutusunu eline alıp mermileri şarjöre tek tek doldurdu ise, tabancayı eline alıp tabancayı kurup/namluya mermi sürdü ise, tabancayı ateşleyerek kendini vurdu ise incelemesi yapılan tüm bu materyallerde mutlaka ve mutlaka maktulün parmak izlerinin tespit edilmesi gerekirdi. Tüm bu materyallerde maktulün parmak izinin çıkmamış olması, maktulün bu materyallere hiç dokunmadığını, onlara elini dahi sürmediğini (dolayısıyla intihar etmediğini) apaçık ispatlamaktaydı. Ayrıca herhangi bir iz tespit edilememesi de olay yerinde adli birimlerce/kollukça inceleme yapılmadan delillerin yok edilmesi amacıyla bir temizlik yapıldığının şüphesini ve hatta ve hatta ispatını da ortaya koymaktaydı."

Yazının tamamı

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.