İtirafçı generali 2019’da kurtaran takipsizlik kararından tartışılacak gerekçeler: “Neriman” sayesinde kurtulmuş

İtirafçı generali 2019’da kurtaran takipsizlik kararından tartışılacak gerekçeler: “Neriman” sayesinde kurtulmuş

Hakkında FETÖ’den 2017 ile 2019 yılları arasında soruşturma yürütülmesine rağmen “takipsizlik” kararı verilen ancak geçen ay bağlantıları ortaya çıkarılınca |itirafçı olan eski tuğgeneral Serdar Atasoy hakkındaki takipsizlik kararı ortaya çıktı.

Hakkında FETÖ’den 2017 ile 2019 yılları arasında soruşturma yürütülmesine rağmen “takipsizlik” kararı verilen ancak geçen ay bağlantıları ortaya çıkarılınca |itirafçı olan eski tuğgeneral Serdar Atasoy hakkındaki takipsizlik kararı ortaya çıktı.Karara göre Atasoy hakkında ankesörlü aramaların arasında ‘Neriman’ isimli bir öğretmen olduğu için aramaların “ardışık” sayılmayarak takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik kararında Atasoy’un darbe gecesi darbecilerin WhatsApp grubuna attığı “Emredersiniz” mesajına ilişkin değerlendirme ise yapılmadı. Kararda ayrıca Atasoy’un bazı darbecilerle daha önce kurduğu telefon iletişiminin “mesleki” sayılması gerektiği de savunuldu. 

Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1 Nisan 2019 tarihinde hazırladığı 4 sayfalık takipsizlik kararına göre Atasoy’la ilgili süreç şöyle gelişti:

Ankesör aramaları nasıl delil olmadı? 

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı ankesör soruşturmasında, Dursun A. adına kayıtlı işyerine ait sabit hattan, 22 Eylül 2007 tarihinde saat 12:16:43 -12:20:56 aralığında önce askeri personel R.B, ardından öğretmen Neriman S. ve daha sonra Serdar Atasoy’un arandığı belirlendi. Takipsizlik kararında, bu aramanın ardışık arama olarak kabul edilemeyeceği savunularak, “R.B ile Serdar Atasoy’un arasında bir irtibat olmadığı HTS kayıtlarından anlaşılmaktadır. Neriman S. isimli kişinin ikinci sırada aranması nedeniyle ardışık olarak kabul edilemez. Mahrem imamın önce birinci askeri personeli arayıp, araya sivil ve bu suçlarla irtibat kaydı UYAP bilgi bankasında gözükmeyen kişi arayıp, son aşamada başka bir askeri personeli yani şüpheliyi aramasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu veri şüpheli açısından kamu davası açmaya yeterli delil olarak değerlendirilmemiştir” denildi. Oysa Atasoy itirafçı olarak verdiği ifadesinde, Kars’taki mahrem imamın kendisini ankesörlü hatlardan aradığını söyledi.

 

Darbecilere emredersiniz mesajı delil sayılmadı

Serdar Atasoy’ın 15 Temmuz 2016 gecesi Dakka Askeri Ataşesi olarak darbecilerin kurduğu WhatsApp grubuna üye olması ve darbe olduğu gruptan duyurulduğunda ‘emredersiniz komutanım’ diye mesaj atmasına ilişkin bir değerlendirme yapılmaması dikkat çekti. Kararda sadece Atasoy’un yurtdışında mevzuata uygun bir şekilde görevlendirildiği anlatıldı.

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2017 yılında Erzincan’da gözaltına alınan tuğgeneral Serdar Atasoy hakkında 2019’da takipsizlik kararı verdi. Atasoy 2020 yılı YAŞ kararlarıyla tuğgeneral yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı emrine atanan Serdar Atasoy, geçtiğimiz ocak ayında emekli oldu. Ancak FETÖ’ye yönelik başlatılan operasyonda 2 tuğgeneralle birlikte hakkında yeniden gözaltı kararı verildi. Serdar Atasoy bu kez itirafçı oldu. Etkin pişmanlıktan yararlanarak serbest bırakıldı. 

 

"İtham edilmedi" 

Takipsizlik kararında, ayrıca, darbe yöneticisi İlhami Polat’ın eşi eski hâkim Suzan Polat’ın birçok personel hakkında ithamda bulunduğu ancak Serdar Atasoy’dan bahsetmediği belirtildi. 

"Telefon irtibatları mesleki"

Başsavcılık, İlhami Polat ile Serdar Atasoy’un Suzan Polat’ın telefonu üzerinden kurduğu irtibatı ise ‘mesleki ilişki’ olarak değerlendirdi.

Kararda, Serdar Atasoy’un hakkında soruşturma yürütülen bazı şüpheliler ile telefon irtibatı bulunmasının örgüt ile organik bağını gösterecek bir bulgu ya da analiz olmadığı, şüpheli bir durumun bulunmadığı savunuldu. 

"Yaver listesinde olduğundan haberi yokmuş"

Darbe mesajında imzası bulunan Cemil Turhan’da ele geçen CD’de, ‘Cumhurbaşkanı Başyaver Aday Havuzu’ isimli bir liste vardı. Serdar Atasoy 139 kişilik bu listenin 10’ncu sırasındaydı. Emniyet bu liste için “Cumhurbaşkanlığı Başyaver adaylarının belirlenmesinde örgüt mensuplarına öncelik verildiği düşünülmektedir” şeklinde rapor hazırladı ve Başsavcılığa gönderdi. Takipsizlik kararında, Atasoy’un listede isminin geçtiğinden haberi olmadığına yönelik ifadesi olduğu belirtilerek, “General Amiral Şube Müdürü olarak Kurmay Subaylar içerisinden aday havuzuna şüphelinin isminin atılmış olmasının tek başına yine kamu davası açmaya ve raporda belirtilen kriterlere uymadığından yeterli delil ve emare kabul edilmediği anlaşılmıştır” denildi.

Kritik görevde olması lehine 

Kararda, Serdar Atasoy’un halen bağlı bulunduğu askeri birlikte görevine devam ettiği, kurum açısından risk teşkil eden bir durumunun tespit edilmediği de anlatılarak, “İfadesine göre kritik görevlerde yer aldığı gibi bugüne kadar ilgili kurum tarafından dosyamıza şüpheli aleyhine olabilecek bir verinin de gönderilmediği, kuruma ulaşan istihbari bilgiler içerisinde şüpheli aleyhine bir kayda rastlanılmadığı” değerlendirmesi yapıldı. 

Yeni delil çıkarsa dava açarız

Takipsizlik kararında Serdar Atasoy’un yurtdışı görevinin sonlandırılmasının ardından Türkiye’ye geri döndüğüne dikkat çekildi:
“Şüpheli hakkında iş bu karara müteakip yeni bir delil veya vaka elde edilmesi, oluşması durumundan verilen kararın Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kaldırılarak yeniden soruşturmaya geçileceği imkânı bulunduğu, bu aşamada mevcut deliller ve bilgiler ışığında şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi.”

Etiketler :