İYİ Partili Ağıralioğlu'ndan iktidara tepki: 'Çok günah işliyorsunuz siz de'

İYİ Partili Ağıralioğlu'ndan iktidara tepki: 'Çok günah işliyorsunuz siz de'

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, TBMM’de bütçe görüşmelerinde iktidarı “Hazine doldu, bizim maharetimizden, boşaldı Allah sizi fakirlikle imtihan ediyor... Yağmur yağıyor, dindarlar iktidarda. Yağmur durdu, e çok günah işliyorsunuz siz de” sözleriyle eleştirdi.

TBMM Genel Kurulu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2021 Yılı Kesin Hesap Kanun Teklifleri ile 2023 Yılı Bütçe Kanun Teklifleri görüşülüyor.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, “Yürütmeye konuşacağım yürütme yok, yasamaya konuşacağım yasamanın yarısı yok” diyerek sözlerine başladı.

Yavuz Ağıralioğlu, hükümetin hazırladığı 2023 yılı bütçesi için şunları söyledi:

“100’üncü yıl bütçesi bu. 100’üncü yıl bütçesine yüzümüz var mı diye biraz daha uzatayım ben. Çünkü sizin milletinize vaat etmiş olduğunuz sorumlulukların yapılamamış olduğu sorumluluğunu iktidara tenkit diye dönüştüren bir mesuliyet taşıyorum. Yaptıklarınız ile övünüyorsunuz, biz iyi yaptıklarınız ile övünürüz sizin. Keşke 2002 yılında belki de gelmez, belki de 2023’e siz varamazsınız zannederek, vaat ettiklerinizin bu kadar yakında sizin önünüze geleceğiniz bilseydiniz. Bir bütçe var, bu bütçe sizin için bir iftihar bütçesi değil. Bu bütçe mazeret bütçesi, yapamadık bütçesi. Bu bütçe 2002’de vaat etmiştik unuttuk bütçesi.

"Sizin yenmek zorunda olduğunuz fakirlikti, yolsuzluktu, yoksulluk, adaletsizlikti"

Devlete Allah ne zaman zeval verir, ne olunca Türk’ün devletine halel gelir? Sizin siyasi iradeniz, bugün bütçe diye sunduğunuz metinin çerçevesinde, enflasyon hedefi 100’üncü yılda böyle olunca devlet zeval bulur. Yüzde 150 olan bir ülkenin devleti zeval bulmak üzeredir. Üniversiteleri çökmüş olan bir devlet zeval bulur. Eğitimi ıskalamış bir millet devletini zevalde göreceğini bilir.

Diyorsunuz ki ‘Sandıktan çıkıyoruz her seçimde, muhalefeti yeniyoruz her seçimde’. Sizin vazifeniz muhalefeti yenmek değildi, unuttunuz. Sizin yenmek zorunda olduğunuz fakirlikti, yolsuzluktu, yoksulluk, adaletsizlikti. Milletin karşısına çıkıp tutturamadığınız hedeflerin mesuliyetini taşımak yerine sandıktan galip çıkacağız hevesleri ile muhalefeti hizam etmeye çalışıyorsunuz. Muhalefeti hizam ettiğiniz zaman memleketin makus tarihi değişmiyor ki. Bir seçim yenmişsiniz, enflasyonu yenememişsiniz. Bir seçim bir daha yenmişsiniz, faizi yenememişsiniz. Bir seçim bir daha yenmişsiniz, sonra bir daha yenmişsiniz. Eğitim muhtevasızlığını yenememişsiniz. Dar gelirliyi, çocuklarımızı, eğitim, öğretimi, adaleti kurtaramamışsınız.

"En son Rabbimiz ile bizim aramızı açmamıştınız, bir o kalmıştı"

Tayyip Bey en son zenginlik vaat ettiği, 25 bin dolar hedefi koyup, ‘Evvel Allah başaracağız’ dediği hedefine ulaşamayınca, bize en son Bakara Suresi’den ayet okumaya başladı. Mealen okuduğu, ‘Hamdolsun ki Allah sevdiklerinizden azaltarak sizi sınar. Sabredenleri müjdele’. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu şu demek, ben iktidarınızı zaman zaman diyorum ki, her şey ile her şeyin arasını açtınız. Liyakat ile istihdamın, devlet diliyle nezaketin, adalet ile merhametin arasını açtınız. Siyasi münakaşada siyasi ciddiyet ile devlet dili ile devlet yönetiminin arasını açtınız. Her şey ile her şeyin arası açıldı, en son Rabbimiz ile bizim aramızı açmamıştınız, bir o kalmıştı, okuduğunuz ayetin meali üzerinden hesap ettiğiniz menfaat şudur; diyorsunuz ki milletinize ‘Sizin fakirliğinize sebep olan şey biz değiliz. Biz parayı yedik ama sizi bu ara Allah fakirlikle imtihan ediyor’. Haşa huzurdan, en son Rabbimiz ile aramıza. Allah bizi fakirlik ile imtihan etmiyor, bizi sizin maharetsizliğiniz fakirlik ile imtihan ediyor. Sizin vaat ettiğiniz olsaydı, onu Allah’tan bilmeyecektiniz. Maharetinizden bilecektiniz. Diyecektiniz ki ‘Hamdolsun, öyle maharetle yönettik ki hazine doldu’. Hazine doldu, bizim maharetimizden, boşaldı Allah sizi fakirlikle imtihan ediyor… Yağmur yağıyor, dindarlar iktidarda. Yağmur durdu, e çok günah işliyorsunuz siz de…” (ANKA)