Müzisyen Onur Şener cinayetinde “kör kamera” iddiası

Müzisyen Onur Şener cinayetinde “kör kamera” iddiası

Müzisyen Onur Şener’in öldürüldüğü bar cinayeti soruşturmasında, olayın olduğu alanı gören işyeri kameralarının “kayıt yapmadığı” ve bu nedenle kameraların, incelenmek üzere Cinayet Büro’dan, Siber Suçlar Bürosu’na gönderildiği öğrenildi. Olaydan hemen sonra tutulan tutanakta “sanıkların bilinçleri açık” ifadesi yer aldı ama sanıklar savcılıkta “alkollüydük hatırlamıyorduk” dediler.

Ersan Atar

Ankara’da gerçekleşen “müzisyen cinayeti” soruşturmasında, olayın olduğu barın önündeki alanı gösteren kameraların “kayıt yapmadığı” iddia edildi. Olaydan hemen sonra tutulan tutanakta “sanıkların bilinçlerinin açık olduğu” belirtilirken, şüphelilerin savcılıkta, “sarhoştuk hatırlamıyoruz” dedikleri öğrenildi. Tutuklama işlemi de “Emniyet ifadeleri” ve “Hakimlik ifadeleri”ne dayanılarak yapıldı.

Kısa Dalga, Ankara – Ümitköy’de yaşanan “bar cinayeti” soruşturmasında yeni detaylara ulaştı. Yeni bilgiler, bir dizi soruyu da gündeme getirdi.

Soruşturma sırasında, barın iç kameralarının kırık olduğu bilgisine ulaşılmıştı. Barın dışında gerçekleşen cinayetin nasıl işlendiğini asıl bar dışı kameraları gösterecekti. Olaydan sonra, saat 05:00’te polisler tarafından tutulan tutanakta, “Konu ile ilgili çevrede olay yerini gören güvenlik kamera kaydı araştırması yapıldığında, Cesatta isimli işyerinin güvenlik kamerası olay yerini görebileceği değerlendirilmiş, bahse konu işyerine ait güvenlik kamerasının kayıt cihazı Cinayet Büro Amirliği’nce muhafaza altına alınmıştır” denildi.

Emniyet’te şüphelilerin sorguları yapılırken bir taraftan da kamera görüntüleri incelenmek istendi ama cihazda olay yerini gören kameranın verdiği bir görüntü yoktu. Bu aşamada cihaza bağlı olan bu kamera da incelendi ve kayıt yapmadığı fark edildi.

Bu aşamadan sonra soruşturmanın en önemli sorularından biri “Kemara neden kayıt almıyordu?” şeklinde belirdi. Bu soru, olay sırasında barda olan tanıklara soruldu. Tanıklardan N.T, Cinayet Büro’daki “bilgi alma işlemi” sırasında bu yöndeki soruya, “İşyerimizin güvenlik kamerası vardı, ancak sağlıklı, düzenli çalışıp çalışmadığı hakkında benim pek bir bilgim yok” yanıtını verdi.

Cinayet Büro bu aşamadan sonra, olay yerini gören kameranın neden kayıt yapmadığını araştırmaya başladı. Cinayet Büro, kameranın kayıt yapmama nedeninin “sistemsel bir müdahale mi, dışarıdan fiziki bir müdahale mi” olduğunun araştırılması için kamerayı Siber Suçlar Bürosu’na gönderdi

İFADELERDE SAAT “KESİNTİSİ”

Şüphelilerin Emniyet ve Sulh Hakimliği ifadelerinde bir detay daha dikkat çekti. Şüpheliler olayı başından itibaren, “Saat 18:00 sıralarında Seğmenler Parkı’ndaydık, sonra Şili Meyda’nında bir bara geçtik, buradan da saat 22:30 – 23:00 sıralarında olayın olduğu Ümitköy’deki eğlence merkezine geçtik” şeklinde anlattılar. Ancak hiçbir şüphelinin ifadesinde, olayın saat kaçta gerçekleştiğine dair bir bilgi yer almadı.

Olayın saat kaç sıralarında meydana geldiğini gösteren en net ifade yine tanık N.T’den geldi. Garson tanık N.T. ifadesinde, “Olay saati olan 02:00 sıralarına kadar alkol alıp eğlendiler. Biz kendilerini mekanın sahneye daha yakın iç kısmındaki bir masaya aldık” dedi. N.T., şüphelilerin burada “eğlencelerine devam ettiklerini”, sahne önündeki tartışmanın da bu sırada yaşandığını anlattı.

N.T.’nin ifadeleri, mekanın en azından saat 02:00 sıralarında aktif olarak açık olduğunu gösterdi. Bu bilgi, eğlence yerlerinin saat 01:00’den sonra kapalı olması yönündeki idari karar da değerlendirildiğinde, “Mekan saat 01:00’de neden kapanmamıştı?” sorusunu gündeme getirdi. Nitekim diğer ifadelerde de ambulansın ve polisin olay yerine saat 03:00 sıralarında geldiğini gösterdi.

Bu durum da “Soruşturmada, işyeri sahibine mekanın bu saatlerde nasıl açık tutulduğu sorusunun neden sorulmadığı”nı gündeme getirdi.

SAVCILIK İFADELERİ NEREDE?

Şüphelilerin, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği’ndeki sorgulamaları sonrasında verilen tutuklama kararının tutanağında da bir detay dikkat çekti. Kararda, sanıkların tutuklanma gerekçesi olarak şu ifadelere yer verildi:

“Şüpheliler İlker Karakaş, Ali Gündüz, Semih Soyalp’in üzerlerine atılı kasten öldürme suçunu işlediklerine dair; şüphelilerden İlker’in kısmi ikrar içeren beyanı, diğer şüphelilerin Emniyet’te ve Hakimliğimizde verdikleri ifadeleri…”

Tutuklama kararında Emniyet ifadesinden söz edilirken “savcılık ifadesi”nden söz edilmemesi dikkat çekti. Bunun nedeninin de şüphelilerin savcılıkta “Alkollüydük, hatırlamıyoruz” şeklinde çok kısa ifade vermeleri gösterildi. Ancak olay sonrasında tutulan polis tutanağında, şüphelilerin bilinçlerinin açık olduğunun altı çizilmiş ve bu durum, olaydan hemen sonrasında, olay yerinde tutulan tutanağa şöyle geçmişti:

“Onur Şener’in kırık bardak ile boyun kısmından yaralandığı anlaşılmış, Ali Gündüz ve Semih Soyalp isimli şahısların da bilinçleri açık şekilde, ellerinde bulunan kesiklerden dolayı tedavileri için Hastanesi’ne 112 vasıtasıyla sevk edilmiştir”

Tutanaktaki “da” bağlacından, tedaviyi gerektirecek yaralı olmadıkları için doğrudan Emniyet’e götürülen diğer şüphelilerinin de bilinçlerinin açık olduğu sonucu çıktı.