Sabah yazarı halkın ekonomi konuşmasını yorumladı: "Belki de parayla bile satın alınamayacak bir eğitim süreci oldu"

Sabah yazarı halkın ekonomi konuşmasını yorumladı: "Belki de parayla bile satın alınamayacak bir eğitim süreci oldu"

Artık herkesin Merkez Bankası'nın faiz kararı üzerine konuştuğunu ifade eden Sabah yazarı Dilek Güngör, finansal okuryazarlık seviyesinin yükseldiğini savunarak "Düşünsenize, belki de parayla bile satın alınamayacak bir eğitim süreci oldu" dedi.

Sabah gazetesi yazarlarından Dilek Güngör, ekonomik gelişmeler karşısında halkın ekonomi üzerine konuşmasını "finansal okuryazarlık seviyesinin yükselmesi" olarak yorumlayarak "Belki de parayla bile satın alınamayacak bir eğitim süreci oldu" dedi.

Güngör'ün "Herkes finansal okuryazar oldu" başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

"Malum, vatandaşın finansal okuryazarlığı konusunda epeydir kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, birlikler kafa yoruyor. Hükümet bu meseleyi Kalkınma Planları'na, Orta Vadeli Programlar'a koyuyor. Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, bankalar, esnaf kuruluşları herkes bu konuda eğitimler düzenliyor.

Fakat son dönemde doğal bir öğrenme süreci oldu. Artık herkes Merkez Bankası'nın faiz kararının ne anlama geldiğini, faiz inerse kura nasıl etkisi olacağını, kur çıkarsa enflasyona nasıl yansıyacağını, bunun üretimi ve tüketimi nasıl etkileyeceğini, banka kredilerinin ya da borsanın bu süreçten nasıl etkileneceğini, başka ülkelerle swap anlaşmaları yapılırsa dövizin düşüp düşmeyeceğini, hatta faiz düştüğünde banka kredilerine nasıl yansıyacağını, likiditenin ne olduğunu, açık pozisyonun anlamını, ek sıkılaştırmayla ne kastedildiğini, Amerikan Merkez Bankası'nın adımlarının Türkiye'ye nasıl yansıyacağını konuşmaya başladı.

Bunu dün o kadar net hissettim ki... Biliyorsunuz, Merkez Bankası yılın son Para Politikası Kurulu Toplantısı'nı yaptı. Toplantıdan günler önce evdeki 11 yaşındaki kızım da metrobüsteki Ahmet Amca da çaylarımızı getiren Gül Abla da faiz kararını ve sonuçlarının neler olabileceğini tartışmaya başladı.
Bu kötü bir şey değil... Düşünsenize, belki de parayla bile satın alınamayacak bir eğitim süreci oldu.

Hatırlarsanız, Türkiye'deki yetişkinlerin finansal okuryazarlık seviyesi daha önce birçok araştırmaya konu olmuştu. OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin en düşük finansal okuryazarlık düzeyine sahip ülkelerden biri olduğu tespit edilmişti. Bu nedenle özellikle ülkemizde finansal okuryazarlık eğitimlerine ağırlık verilmeye başlanmıştı. Bence yeni bir araştırmanın zamanı geldi..."