Şifa Hastanesi Müdürü: İnsanlar susuzluktan haykırıyor

Şifa Hastanesi Müdürü: İnsanlar susuzluktan haykırıyor
İsrail, dün gece Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'na saldırdı, en az 11 Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail’in Şifa Hastanesi’ndeki operasyonu ise sürüyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sürüyor. Saldırılar 42. gününe girerken, İsrail gece boyu Gazze’yi bombardımana tuttu.

İsrail güçleri, yine bir mülteci kampını da vurdu.

Filistin haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'na yönelik saldırıda en az 11 Filistinli yaşamını yitirdi. Saldırıda yaralananlar da olduğu belirtildi.

Hedef alınan bir diğer mülteci kampı Deyr el-Belah'taki Bureyc Mülteci Kampı oldu. İsrail savaş uçakları ve topçu birlikleri, ayrıca Gazze'nin pek çok mahallesine rastgele ateş açtı.

Şifa Hastanesi’nde silah bulundu iddiası

Öte yandan, İsrail’in Çarşamba günü baskın düzenlediği Şifa Hastanesi’ne yönelik tartışmalar sürüyor.

İsrail, hastanede silah bulduklarını iddia ederken, Hamas iddiayı yalanladı ve silahların İsrail askerleri tarafından yerleştirildiğini savundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Şifa Hastanesi'nde Hamas'ın İsrailli rehineleri tuttuğuna yönelik "güçlü işaretler" bulduklarını ileri sürdü.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, İsrail ordusu Şifa Hastanesi’nde kontrolü ele geçirdikten sonra BBC ve Amerikan Fox televizyonuna hastane içinde belirlenen bir bölümü görüntüleme izni verdi.

İsrailli rütbeli, tünellerin halen arandığını söylerken, gösterilenler arasında 15 silah, kurşun geçirmez yelekler ve laptop bilgisayarlar bulunduğu belirtildi.

İsrail ordusundan bir yetkili ise özel kuvvetlere bağlı askerlerin Şifa Hastanesi'ndeki operasyonlarına devam ettiğini, askerlerin bina bina ilerlediğini, her katın arandığını söyledi.

İsrail ordusu hastanenin Hamas komuta merkezi olarak kullanıldığını, altında gizli tüneller olduğunu iddia ediyor.

Hamas yalanladı

Hamas liderlerinden Osama Hamdan ise İsrail’in iddialarını yalanladı.

Hamdan, gösterilen silahların İsrail tarafından hastaneye yerleştirildiğini savundu.

İsrail Başbakanı Netanyahu ise Amerikan CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, Şifa Hastanesi'nde rehinelerin bulunduğuna yönelik "güçlü işaretler" bulduklarını belirterek, "Hastaneye girme nedenlerimizden biri buydu" iddiasında bulundu.

Rehineler hakkında istihbarata sahip olduklarını söyleyen Netanyahu, "Ne kadar az konuşsam o kadar iyi olur" dedi.

Bir rehinenin cenazesi bulundu

Bu arada, İsrail ordusu, Gazze’ye kaçırılan bir rehinenin cesedinin bulunduğunu açıkladı.

Yehudit Weiss isimli İsraillinin, Şifa Hastanesi’nin yakınında bulunduğu belirtildi.

İsrail medyası Weiss’ın 65 yaşında bir anaokulu öğretmeni olduğunu aktardı.

Şifa Hastanesi Müdürü: İnsanlar susuzluktan haykırıyor

Şifa Hastanesi Müdürü bir basın açıklaması yaparak, hastanedeki son durum hakkında bilgi verdi.

Hastanede oksijen ve suyun tükendiğini söyleyen hastane müdürü, "Durum çok üzücü, hastanedekiler susuzluktan haykırıyor" dedi.

İsrail askerlerinin Şifa Hastanesi’nin ana su hattını havaya uçurduğunu söyleyen hastane müdürü, hastane çevresinde tankların bulunduğunu, üstlerinde insansız hava araçlarının gezdiğini ve İsrail askerlerinin özellikle acil serviste dolaştığını anlattı.

Hastane müdürü, hastanede 650'den fazla hasta, 500 sağlık personeli ve 5 binden fazla yerinden edilmiş insan bulunduğunu ancak doktorların artık bölümler arasında hareket edemediğini belirterek, "Keskin nişancıların operasyonları devam ediyor, kimse bir binadan diğerine geçemiyor ve meslektaşlarımızla iletişimimizi kaybettik" dedi.

Şifa Hastanesi'nde bulunan gazeteci Khader ise içeride ateş açıldığını söyledi.

"Askerler her yerde, her yöne ateş ediyor" diyen Khader, zırhlı buldozerlerin getirildiğini, askerlerin hastanenin tüm bölümlerine baskın düzenlediğini, binanın güney kısmını ve onlarca arabayı tahrip ettiklerini belirtti. BBC, Khader ile telefon görüşmesinin yarıda kesildiğini aktardı.

Gazze Sağlık Bakanlığı ise Şifa Hastanesine ilişkin İsrail askerlerinin "radyoloji bölümünü tahrip ettiğini, böbrek bölümünü havaya uçurduğunu" açıkladı.

Yakıt tükendi, iletişim kesildi

Yıllardır abluka altında olan Gazze’ye yönelik İsrail’in saldırılarının başladığı 7 Ekim’den itibaren tam abluka uygulanıyor. Gazze’ye son 41 günde gıda ve insani yardım malzemelerinin geçişine izin verilirken, yakıta izin verilmiyor.

Böylece iletişim ağlarını besleyen tüm enerji kaynaklarının tükendiği, telekom hizmetlerinin kesildiği bildirildi.

Küresel internet erişimini izleyen Netblocks, canlı göstergelere göre Gazze Şeridi'nde büyük bir internet kesintisi olduğunu açıkladı.

Netblocks, X'ten yaptığı açıklamada, sabit hat, cep telefonu ve Wi-Fi dahil olmak üzere telekom hizmetlerinin çoğunun bölge sakini için şu anda mevcut olmadığını kaydetti.

Filistin iletişim şirketi Jawwal da "ağı besleyen tüm enerji kaynakları tükendiği için Gazze'deki tüm telekom hizmetlerinin devre dışı kaldığını" açıkladı.

“Hiç bu kadar büyük bir korku, öfke ve umutsuzlukla karşılaşmadım”

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Mısır ve Ürdün ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze Şeridi'nde yaşayan her 57 kişiden birinin "son beş hafta içinde öldürüldüğünü veya yaralandığını" söyledi.

Türk, yıllardır dikenli tellerin arkasında derin bir yoksulluğa maruz bırakılan Gazze'deki sivillerin, bu yüzyılda eşine az rastlanan yoğun bir bombardımana maruz kaldıklarını ifade etti.

Türk, "Dünya çapında birçok kriz durumunu kapsayan kariyerim boyunca hiçbir zaman bu kadar büyük bir korku, öfke ve umutsuzlukla karşılaşmadım" ifadelerini kullandı. (Kısa Dalga)