‘SOCAR ile Mübariz Mansimov davasında hâkimler tehdit edildi’ iddiası

‘SOCAR ile Mübariz Mansimov davasında hâkimler tehdit edildi’ iddiası
Mübariz Mansimov’un avukatı, mahkemeye sunduğu dilekçede, “Önceki mahkeme başkanı Ramazan Acar, bizzat bu dosya için Ankara’ya çağrılmış, Adalet Bakanı Yardımcısı Hasan Yılmaz tarafından tehdit edilmiş; ‘Bu dosyada her ne pahasına olursa olsun SOCAR lehine karar vereceksiniz’ diye talimat verilmiştir” iddiasında bulundu.

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, Sedat Peker’in “mallarına çöküldüğünü” iddia ettiği Mübariz Mansimov’un avukatının, Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR ile olan davalarında mahkemeye sunduğu “reddi hakim” talepli dilekçede, hakimlerin tehdit edildiğini iddia ettiğini aktardı.

Bir dönem iktidara yakın olan Palmali Holding’in sahibi Mübariz Mansimov, 2020 yılında FETÖ davası kapsamında tutuklanmış, örgüte yardım iddiasıyla ceza almıştı. Dosyayı temyizde bulunan Mansimov, tutuklanmasının nedeni olarak SOCAR ile arasındaki ihtilafı göstermişti.

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen SOCAR ile Palmali Holding’in davasında Mansimov’un avukatı, 6 Haziran’da mahkemeye “reddi hakim” talebiyle dilekçe sundu.

“Hâkim Ankara’ya çağrılıp tehdit edildi” iddiası

Barış Terkoğlu’nun yazısına göre; Mansimov’un avukatı Murat Sadak dilekçede şu iddialarda bulundu:

“Önceki mahkeme başkanı Ramazan Acar, bizzat bu dosya için Ankara’ya çağrılmış, Adalet Bakanı Yardımcısı Hasan Yılmaz tarafından tehdit edilmiş; ‘Bu dosyada her ne pahasına olursa olsun SOCAR lehine karar vereceksiniz’ diye talimat verilmiştir. Yine mahkemenizin önceki ve mevcut üye hâkimlerinden olan Raşid Dursun, Sinan Topçuoğlu ve Neslihan Sarıgül’e, İstanbul Adalet Komisyon Başkanı Okan Albayrak tarafından SOCAR lehine karar verilmesi ve her ne olursa olsun 3 Mayıs 2023 tarihindeki duruşmada mutlaka karar verilmesi gerektiği talimatı verilmiştir.”

3 Mayıs’taki duruşmada karar çıkmazken, Av. Sadak, dilekçesinde devamla şunları belirtti:

“Adalet Bakan Yardımcısı HSK’ya gitti”

“Araya seçimler de girdikten sonra 31 Mayıs 2023 tarihinde bu dosya için İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak (tarafından), bizzat mahkeme başkanı Ramazan Acar ve mahkeme üyeleri makamına çağrılmıştır. Bu çağrıya Ramazan Acar ile Raşid Dursun icabet etmişlerdir. Bu görüşmede ise duruşmanın ertelenmesinin faturasını mahkeme hâkimlerinin ödeyeceği belirtilmiş ve en nihayetinde de bu söylenilen yapılmıştır.

“Yeni kabine ile beraber muhtemel adalet bakanının açıklanacağı günün bir gün öncesine denk gelecek şekilde, adeta yangından mal kaçırırcasına 1 Haziran 2023 tarihinde Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz, HSK 1. Dairesi’ne giderek ve bu dosyanın önemini kurul üyelerine anlatarak Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin iyiliği için davanın mutlak bir şekilde SOCAR lehine sonuçlanması gerektiğini, Türkiye devletinin menfaatinin bunu gerektirdiğini ve mahkeme heyetinin ‘arıza çıkartarak’ duruşmayı ertelettiğini söyleyerek eski heyetteki ‘arıza çıkartanları’ görevden alarak onların yerine yeni atamalar yaparak yeni bir heyet oluşturulmuştur.

“Aynı gün akşam saatlerinde mahkemeniz dosyasına özel üç kişilik yetki kararı çıkarılmıştır. Öte yandan genel yetki kararnamesinin çıkmasına 15 günlük süre varken talep ve mazeret olmadan nokta atışı ve üç kişiden teşekkül eden ayrık bir yetki kararnamesinin çıkması hukuksuzluğun zirvesidir.”

“Sanki devlet meselesiymiş gibi…”

“Bu tür işleri yapmakla maruf, üst düzey bürokratların çocukları ve yakınlarını da sürekli bünyesinde tutarak güçlenmiş olan bir hukuk bürosu ve onun kurucu ortakları tarafından milyon dolarlara alınan bir iş, sanki bir devlet meselesiymiş veya bir devlet işiymiş gibi gösterilerek Adalet Bakanlığı’nda üst düzey bürokratlar tarafından HSK üyeleri de ikna edilmek suretiyle tersyüz edilmeye çalışılmaktadır.”

6,5 milyon dolarlık iş

Barış Terkoğlu, yazısında şunları belirtti:

“Hangi hukuk bürosu bilmiyorum ama dilekçede ‘Bu davada sadece avukatlık ücreti dava değerinin yüzde onu olan 6 buçuk milyon dolarıdır’ ifadeleri dikkatimi çekti.

Belli ki yine para işleriyle memleket işleri birbirine karışmıştı...

Hâkimden emeklilik kararı

Dilekçeyi okuyup bitirdikten sonra hâkim atamalarına baktım. Gerçekten de mahkeme heyeti olağandışı bir şekilde görevden alınmış, sürgün sayılabilecek yerlere gönderilmiş, bu mahkemeye özel yeni bir heyet oluşturulmuştu. Yeni heyet de dilekçeden sonra dilekçede bahsedilen kararı vermişti.

Dilekçeyi yazan avukat Murat Sadak’ı aradım. Dilekçede yazanların arkasında olduklarını, somut bilgilerinin olduğunu söyledi.

Mahkemeden gönderilen mahkeme başkanı Ramazan Acar’ı aradım. Dilekçede yazanların doğru olup olmadığını, baskıya uğrayıp uğramadığını, bir anda neden görevden alınıp başka mahkemeye gönderildiğini sordum. Acar, emeklilik dilekçesi vererek emekli olduğunu, konu üzerine konuşmak istemediğini söyledi. Sessizlik de sanki bir şeyler anlatıyordu. Sorularıma cevap verse ‘Dilekçede sözü edilen konuşmanın ses kaydının olduğu doğru mu’ diye soracaktım. Ama olmadı.” (Kısa Dalga)

Yazının tamamı

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.