"Tezgahlarda balık yok çünkü kural dışı avın denetimi çok maliyetli"

"Tezgahlarda balık yok çünkü kural dışı avın denetimi çok maliyetli"

Denizin dibini kurutan gırgır teknelerinin Ege'deki korsan faaliyetlerinin önüne geçilemiyor. Uzmanlar, "Denizdeki denetimler çok maliyetli. Her kıyı şeridine gözlemci koymak mümkün değil. Yurttaşlar daha fazla ihbar yapmalı. Tüketici de standarttan küçük balıkları almamalı" çağrısında bulundu.


Denizin dibini kurutan gırgır teknelerinin Ege'deki korsan faaliyetlerinin önüne geçilemiyor. İzmir'in Özdere Zindancık Koyu'nda bir gırgır teknesinin, açıkta ve en az 24 metre derinlikte ağ atması gerekirken, neredeyse kıyıya bitişik 10 metre derinlikte faaliyet yürüttüğü belirlendi. Kuralları çiğneyen gırgır faaliyetinin "suç duyurusu" olarak değerlendirilebileceğini belirten Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Akın Türker İlkyaz, "Denizdeki denetimler çok maliyetli. Her kıyı şeridine gözlemci koymak mümkün değil. Yurttaşlar daha fazla ihbar yapmalı. Tüketici de standarttan küçük balıkları almamalı" çağrısında bulundu.

İzmir'in Menderes İlçesi'ne bağlı Özdere Mahallesi'nin Zindancık Koyu'nda bir gırgır teknesinin açık denizde ve en az 24 metre derinlikte ağ atması gerekirken, neredeyse kıyıda faaliyet yürüttüğü belirlendi. Gırgır teknesinin korsan faaliyetini cep telefonu ile kaydeden duyarlı bir yurttaş, "Şu an kıyıdan en fazla 75-100 metre açıktalar. Orada derinlik 10- 12 metreyi geçmez. Daha önce 42 metre olan derinlik sınırı 24 metreye çekilmişti. Şimdi bunlar onu bile ihlal ediyorlar. Sonra insanlar da balık bulamıyoruz, balık yiyemiyoruz diye şikayet ediyor. İşte sebebi. Daha çok balık yiyemezsiniz" diyerek tepkisini dile getirdi.

Suç duyurusu kabul edilmeli

Görüntülerle ilgili ANKA Haber Ajansı'na konuşan Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojileri Ana Bilim Başkanı Prof.Dr. Akın Türker İlkyaz ise gırgırların faaliyetleri konusunda birçok ölçüt bulunduğunu, yurttaşın bu isyanının "suç duyurusu" olarak kabul edilip inceleneceğini belirtti. Prof. İlkyaz, "Ne yazık ki bazı balıkçılar gırgırı kurala uymayan yerlerde de kullanmaya devam ediyor. Tarım Bakanlığı ve Sahil Güvenlik bu konuda sürekli denetimlerini gerçekleştiriyor. Bilirkişi olarak bize de çok sayıda video ulaştırılıyor. Hemen işlem başlatılıyor. Bu videoda da tarih ve koordinat verilebilir olsaydı doğrudan işlem yapılabilirdi. Teknenin adını okumak çok zor ama yine de suç duyurusu olarak değerlendirebilir" dedi.

Her kıyı şeridine gözlemci zor

Prof. Dr. Akın Türker İlkyaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Denizde kontrolün sağlanması çok masraflı. Bütün kıyı şeridine gözlemci koymak çok zor. O nedenden dolayı her an her bölgede kontrol sağlanması kolay olmuyor. Burada otokontrol vatandaşa düşüyor. Vatandaş duyarlı olmalı, buna benzer olaylarda 158 Sahil Güvenlik'i arayarak ihbarda bulunmalı. Çünkü bu hepimizin sorumluluğunda. Denizdeki balıklar milli servetimiz. Oradaki balık herkesin. Şimdi ‘o zaman neden balığa para ödüyoruz’ diyebilirsiniz. Biz orada balığa değil, balıkçının denizden balığı çıkarıp tezgaha koymasına kadar olan süreçteki hizmetine para ödüyoruz. Balıkçı orada hizmetinin, emeğinin karşılığını alıyor. Bu normalde hepimizin malı. Kaçak avcılık hepimizin malına zarar veriyor. Bu konuda toplumsal olarak bilinç geliştirilmeli. Sadece kaçak avlanmayı gördüğümüzde ihbar etmemiz yetmiyor. Tezgahlarda küçük balıkları gördüğümüzde de almamamız gerekiyor."

Troller balığın neslini tehlikeye atıyor

20 yıldır balıkçılık yapan İsa Gürger, kaçak avlanma nedeniyle bu yıl balık azlığı yaşandığını ve fiyatların yükseldiğini belirtirken, "Troller balığın neslini tehlikeye sokuyor. Bir an önce önlem alınmalı" dedi.