TÜİK'in enflasyonu: Psikolojik bir hile

TÜİK'in enflasyonu: Psikolojik bir hile

TÜİK verileriyle yaşamda karşılaşılan enflasyon farkı artık sır olmaktan çıkmış bir gerçek. Temmuz ayında yüzde 79,6 gibi ince bir hesaplamayla enflasyonun yüzde 80’e vardırılmamasıysa adeta bir psikolojik hile.

Temmuz ayı enflasyon verileri TÜİK tarafından bugün duyuruldu. Verilere göre yıllık enflasyon yüzde 79,6; aylık enflasyon ise yüzde 2,37 oldu. Üretici fiyatlarında artışsa ivmelenmeye devam ediyor. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) temmuzda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 144,61 arttı. Üretici fiyatlarında aylık artış ise yüzde 5,17 olarak gerçekleşti.

Temmuz ayı da dikkate alındığında enflasyon Türkiye tarihi açısında da rekor kırdı. İş insanlarının çok yüksek bulduğu piyasa faizi (yüzde 40) ile enflasyon arasındaki fark da yüzde 40 çıktı. Son açıklanan verilerle beraber Türkiye G-20 içinde Arjantin dahil pek çok ülkeyi geride bıraktı ve liderliği ele geçirdi.

TÜİK’in tartışmalı verileri enflasyon düzey konusunda soru işaretleri yaratsa da açık olan enflasyon artışındaki istikrar. Temmuz ayı da dikkate alındığında enflasyon yaklaşık 14 aydır kararlı yükselişini sürdürdü. 14 aylık yükseliş Türkiye tarihi açısından önemli, 1965’ten bu yana böylesine kesintisiz enflasyon yükselişi 11 ayla 1977-1978 görülmüştü.

Yıllık bazda en fazla fiyat artışı yüzde 119, 11 ile ulaştırmada görülürken onu yüzde 94,7 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. En az artış görülen eğitim ve haberleşmedeki fiyat değişiminin yüzde 25’in üzerinde olmasıysa dikkat çekici.

HERKES YANLIŞ SADECE TÜİK DOĞRU!

TÜİK verileriyle yaşamda karşılaşılan enflasyon farkı artık sır olmaktan çıkmış bir gerçek. Temmuz ayında yüzde 79,6 gibi ince bir hesaplamayla enflasyonun yüzde 80’e vardırılmamasıysa adeta bir psikolojik hile. Tıpkı alışveriş etiketlerinde görülen virgül/noktadan sonraki 99 gibi, göz ilk rakamlara odaklanıyor, virgülün ardına pek bakmıyor. TÜİK’in bu incelikli hesabı, enflasyon ölçümü yapan pek çok kurum ve yapıdan da ayrışmasına neden oldu. Aslında bu ayrışma yeni değil, ancak makasın gittikçe açıldığı söylenmeli.

Enflasyon Araştırma Grubu'nın (ENAG), temmuz verilerinde aylık artış yüzde 5,03, yıllık enflasyon yüzde 176,04 olarak ölçüldü. TÜİK ile ENAG arasındaki uçurum artıyor. Bu ayrışma TÜİK ve diğer kamu kurumlarında aşırı rahatsızlığa neden olmuş ve ENAG hakkında dava açılma sürecine dahi gidilmişti.

Uçurumun gözle görünür hal aldığı bir başka kurum, İstanbul Ticaret Odası (İTO). TÜİK’ten farklı olarak aylık bazda İstanbul’daki enflasyonu ölçen İTO'nun temmuz verisi, aylık artışın yüzde 4,09 olarak, yıllık enflasyon yüzde 99,11 olarak kaydedilmişti. Böylece İTO ile TÜİK arasındaki fark neredeyse 20 puana çıktı.

Farklılaşma İstanbul ile sınırlı değil. Türk-İş de Ankara’da gıda enflasyonu ölçümü yapıyor. Kurumun son verilerine göre Ankara’da 4 kişilik bir ailenin gıda alışverişindeki fiyat artışı bir önceki aya göre yüzde 7, 01. Yıllık bazdaysa yüzde 128, 44. Enflasyonu ölçümü yapan üç kurumla da TÜİK verileri çelişiyor, dahası artık TÜİK’in baz aldığı fiyatları bilmediğimiz için yorum yapmak güçleşiyor, ancak enflasyon oranı yine en ucuz pazar/marketin TÜİK olduğunu gösteriyor.