İran Savaşı: Trump anlık karar alıyor, süreç belirsiz ve kırılgan

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşta ateşkes sürerken Trump yönetiminden Tahran’la anlaşmanın “çok muhtemel” olduğu açıklaması geldi. Öte yandan Trump İran’ın askeri olarak çöktüğünü ve yeniden toparlanmasının 20 yıl süreceğini öne sürdü. Washington Post Gazetesi savaşın gerçek bilançosunun gizlendiğini yazarken, BBC’ye göre taraflar arasındaki süreç kırılgan bir zeminde ilerliyor.

·

Kısa Dalga - ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki son açıklamalarında İran’la yürütülen görüşmelerin verimli geçtiğini söyledi. Trump Tahran yönetiminin Washington’la anlaşma yapmak istediğini savunarak, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel" dedi.

İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını söyleyen Trump Tahran’ın bu şartı kabul ettiğini öne sürdü. Bununla birlikte ABD Başkanı yalnızca diplomatik mesajlar vermedi, İran’ın askeri ve siyasi kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını, çok sayıda İranlı liderin öldürüldüğünü ve görüşmelerin artık yeni isimlerle sürdüğünü iddia etti. Müzakerelerin gidişatı konusunda iyimser ancak temkinli olduğunu vurgulayan Trump anlaşma takvimine ilişkin olarak, "Her şeyin tamamlanabilmesi için 1 hafta" ifadelerini kullandı.

“İran’ın toparlanması 20 yıl sürer”

Trump’ın açıklamaları devam ederken askeri açıdan da hareketlilik sürüyor. ABD Başkanı başka bir röportajında İran’ın “askeri olarak yenilmiş durumda” olduğunu savundu. İran’ın hava, kara ve deniz kapasitesine ağır zarar verdiklerini söyleyen Trump, “Bugün ayrılsak İran’ın yeniden toparlanması 20 yıl sürer” dedi. Trump ayrıca İran’ın daha önce anlaşmaları bozduğunu öne sürerek Tahran liderliğini “zor bir grup” şeklinde tanımladı. Washington’un temel çizgisinin değişmediğini vurgulayan Trump, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Öte yandan diplomatik mesajlara karşın Trump yönetiminin İran halkına yönelik dolaylı destek açıklamalarıyla da gündemde. Özellikle İran’daki Kürt gruplara silah yardımı yapıldığı yönündeki iddialar gündeme geldi. Bu konuda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın sözlerinin doğrudan bir silah operasyonuna işaret etmediğini savundu. Rubio’ya göre Başkan’ın asıl amacı İran halkının rejime karşı “kendini savunabilme kapasitesine sahip olmasını istemek” şeklinde. Basın toplantısında İran yönetimini son derece sert sözlerle hedef alan Rubio, rejimin yıllardır protestocuları öldürdüğünü, insanları meydanlarda idam ettiğini ve baskıyı sistematik biçimde sürdürdüğünü söyledi.

“İran’ın ABD hedeflerine verdiği zarar açıklanandan daha fazla”

Açıklamalar devam ederken sahada askeri tabloya yönelik Washington Post’un yayımladığı analiz İran’ın ABD hedeflerine verdiği zararın açıklanandan çok daha büyük olduğunu ortaya koydu. İran devlet medyasının yayımladığı görüntüler ve uydu analizlerine dayandırılan haberde, İran saldırılarının Orta Doğu’daki ABD askeri tesislerinde en az 228 yapı veya ekipmanı hasara uğrattığı ya da tamamen imha ettiği belirtildi. Haberde ayrıca uydu görüntüsü sağlayan büyük şirketlerin ABD hükümetinin talepleri doğrultusunda bölgedeki görüntülerin paylaşımını sınırlandırdığı öne sürüldü. Bu durum savaşın gerçek bilançosunun kamuoyundan daha sınırlı biçimde paylaşıldığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

“BBC: İki ülke arasındaki süreç kırılgan”

BBC Türkçe’de yayımlanan kapsamlı analiz de Washington ile Tahran arasındaki diplomatik sürecin aslında son derece kırılgan olduğunu savunuldu. Analize göre Trump’ın “Tam ve nihai bir anlaşma” mesajı ve Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi” operasyonunu askıya alma kararı başlangıçta petrol piyasalarını rahatlattı ve savaşın sona erebileceği yönünde umut yarattı. Özellikle ABD medyasına sızan bilgilerde, tarafların Körfez’deki çatışmayı durdurmak için tek sayfalık bir mutabakat metnine yaklaştığı iddia edildi. Reuters’a konuşan arabulucular da “yaklaşıyoruz” mesajı verdi.

Analize göre bu iyimser hava çok kısa sürdü. Trump, aynı gün içerisinde sosyal medya hesabından anlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyleyerek tonunu sert biçimde değiştirdi. Ardından yaptığı açıklamada, anlaşmanın “büyük bir varsayım” olduğunu belirtti ve uzlaşma sağlanamazsa bombardımanların “çok daha yüksek yoğunlukta” yeniden başlayacağını söyledi.

BBC analizine göre görüşmelerin temelinde 14 maddelik bir çerçeve bulunuyor. Axios ve Reuters’ın aktardığı bilgilere göre bu plan öncelikle çatışmayı durdurmayı ardından ise Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması için daha kapsamlı müzakereleri hedefliyor. Habere göre hem Washington’da hem Tahran’da ciddi şüpheler var. İranlı parlamenter İbrahim Rezai, bu maddelerin aslında ABD’nin “arzu listesi” olduğunu söyledi ve Washington gerekli tavizleri vermezse İran’ın “parmağının tetikte” olduğunu belirtti. ABD tarafında ise birçok uzman anlaşmanın son dakikada çökebileceği görüşünde.

BBC’ye konuşan Ortadoğu uzmanı Grant Rumley, Trump yönetiminin davranış biçiminin zaten belirsizlik ürettiğini vurguladı. Rumley’e göre Beyaz Saray, ‘Özgürlük Projesi’ni duyurduktan saatler sonra durduracak kadar ani kararlar alıyor ve bu durum güven vermiyor. Uzman, daha önce de benzer süreçlerin son anda çöktüğünü hatırlattı. Ayrıca İran’ın nükleer programı gibi teknik başlıklarda gerçek bir anlaşmanın yalnızca tek sayfalık bir metinle çözülemeyeceğini belirtti. Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın ayrıntılarının netleşmesi için 20 aydan fazla çalışılmış olmasını da buna örnek gösteridi.

“Trump’ın tutarlı politikası yok”

Analizde dikkat çeken bir diğer unsur ise Hürmüz Boğazı’ndaki kriz. Denizcilik uzmanlarına göre “Özgürlük Projesi” ilan edilmesine rağmen boğazdan yalnızca sınırlı sayıda gemi geçebildi. Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez’e göre İran’ın gemilere ateş açması ve BAE’deki hedefleri vurması, Trump’a askeri baskının tek başına çözüm olmayacağını gösterdi. Pentagon’un eski yetkililerinden Mick Mulroy ise operasyonun neden durdurulduğunun bile net olmadığını söyledi. Mulroy’a göre asıl mesele bir barış anlaşması ihtimali değil, Hürmüz’de sıkışan yaklaşık 1500 geminin güvenli biçimde geçiş yapamaması olabilir.

BBC analizine göre, Trump yönetimi içinde tutarlı ve kurumsallaşmış bir İran politikası bulunduğuna dair güçlü işaretler yok. Analizde, kararların çoğunun planlı diplomatik süreçlerden ziyade Trump’ın anlık refleksleriyle şekillendiği belirtiliyor. Analize göre, bugün “anlaşma yakın” mesajı veren Washington’un ertesi gün yeniden ağır bombardıman tehdidinde bulunması artık şaşırtıcı görülmüyor. Analizde, mevcut tabloya bakıldığında ABD ile İran arasındaki gerilimde ne savaşın tamamen bittiğini ne de kalıcı bir barışın gerçekten yakın olduğunu söylemenin mümkün olmadığı ifade edidi.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.