Almanya'da aṣırı sağ korkusu: Gözler Saksonya-Anhalt'ta

Saksonya-Anhalt'ta AfD, anketlerde açık ara önde. Bu kritik yerel seçim, aşırı sağın Almanya genelindeki yükselişi ve diğer partilerin AfD'ye karşı stratejileri açısından bir test niteliğinde.

·

Fotoğraf: Michael Brandt/dpa/picture alliance

dw-serit

Derleyen: Sinem Özdemir

Almanya'da gözler bu Pazar Saksonya-Anhalt'ta yapılacak eyalet seçimlerinde. Anketlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) açık ara önde olduğu seçim, yalnızca yaklaşık 2,1 milyon nüfuslu doğu eyaletinin geleceği açısından değil, Almanya siyasetindeki dengelere olası yansımaları açısından da kritik önem taşıyor.

Saksonya-Anhalt, Almanya'yı Eylül ayı boyunca sandığa götürecek dört eyaletten ilki. 13 Eylül'de Aşağı Saksonya'da, 20 Eylül'de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de eyalet seçimleri yapılacak. Ancak AfD'nin ilk kez bir eyalette tek başına iktidar olma ihtimalinin gündeme gelmesi, özellikle Saksonya-Anhalt'taki yarışı ülke çapında dikkatlerin odağına yerleştiriyor.
Peki Saksonya-Anhalt seçimleri neden bu kadar kritik ve sonuçları Almanya siyasetini nasıl etkileyebilir?

Almanya için siyasi eşik: AfD eyalet yönetimine gelecek mi?

Güncel anketler aşırı sağcı AFD'nin Saksonya-Anhalt'ta zorlanmadan ipi göğüsleyebileceğine işaret ediyor.

Kamuoyu araştırma şirketlerine göre, partinin oy oranı halihazırda yüzde 41 ila 43 arasında seyrediyor ve bu oranla en yakın rakibi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) açık ara önünde yer alıyor.

AfD'nin bu sonuçlarla ilk kez bir eyaletin yönetimini üstlenebilme ihtimali bulunuyor. Seçim, bu yönüyle yalnızca Saksonya-Anhalt için değil, Almanya siyasetinin geleceği açısından da önem taşıyor. AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta sandıktan güçlenerek çıktığı bir sonucun federal düzeyde de partiye ivme kazandırabileceği değerlendiriliyor.

AfD'nin Saksonya Anhalt Eyaleti'ndeki başbakan adayı Ulrich Siegmund baş parmağını kaldırırken gülüyor. Arkasında da parsinin logosunun bulunduğu büyük bir pankart var

AfD'nin Saksonya Anhalt Eyaleti'ndeki başbakan adayı, 35 yaşındaki Ulrich Siegmund Fotoğraf: Christian Schroedter/IMAGO

Bu eyalette "kesinleşmiş aşırı sağ aşırılıkçı grup" olarak sınıflandırılan parti, Almanya genelinde de "aşırı sağ aşırılıkçılık" şüphesiyle Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın gözetimi altında. Partinin gençlik oluşumu ise federal düzeyde "aşırı sağ" olarak sınıflandırılmıştı.

Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin sandıktan birinci parti olarak çıkması halinde, Almanya'da bu anlamda bir ilk yaşanacak. İlk kez iç istihbarat teşkilatı tarafından "kesin olarak aşırı sağcı" olarak sınıflandırılan bir parti bir eyalet seçiminde zaferini ilan etmiş olacak.
Federal düzeydeki iç istihbarat tarafından ise parti "kısmen aşırı sağcı" olarak değerlendiriliyor.

Güvenlik duvarı: Birinci çıksa da muhalefette kalabilir

AfD'nin tek başına iktidara gelmesi, yalnızca oy oranına bağlı değil. Parti, mutlak çoğunluğu sağlayamazsa seçimlerden birinci çıksa bile muhalefette kalabilir. Bunun temel nedeni, Almanya'daki diğer siyasi partilerin şimdiye kadar AfD ile koalisyon ya da iş birliği yapmayı reddetmiş olmaları.

Böyle bir tabloda gündeme gelebilecek farklı koalisyon senaryoları, yalnızca hükümetin nasıl şekilleneceği açısından değil aynı zamanda Alman siyasetinin geleceği ve AfD'ye karşı sürdürülen ortak tutumun devam edip etmeyeceği bakımından da belirleyici olabilir.

AfD'ye karşı mesafe koyan ana akım siyasi partiler, aşırı sağcı partiyle koalisyona gitmemek konusunda şimdiye kadar ortak bir tavır içinde oldu. Diğer yandan "güvenlik duvarı" politikası olarak adlandırılan bu tutum, giderek daha fazla sorgulanıyor.
CDU, prensipte AfD veya Sol Parti ile koalisyona kapıyı kapatırken, BSW (Sahra Wagenknecht İttifakı) ise AfD ile işbirliğine açık olduğunu belirtiyor.

AfD'nin başbakan adayı Ulrich Siegmund ise yalnızca salt çoğunluğu elde etmesi halinde başbakan olmak istediğini söylüyor. 35 yaşındaki Siegmund, seçimlerin ardından verdiği sözleri hayata geçirmek istediğini, mevcut koşullarda ise bunu başka hiçbir partiyle birlikte yapamayacağını kaydetti.

Saksonya-Anhalt'ta mevcut hükümete destek ne durumda?

Saksonya-Anhalt'ta 2002 yılından bu yana iktidara gelen tüm eyalet başbakanları, Başbakan Friedrich Merz'in partisi CDU'dan çıktı. Eyalette halen CDU, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Hür Demokrat Parti'den (FDP) oluşan koalisyon iktidarda.

Uzun yıllar eyalet başbakanlığı görevini Reiner Haseloff üstlenmişti. Ancak CDU'lu siyasetçi, Ocak ayında görevinden ayrıldı ve koltuğunu Sven Schulze'ye devretti.

CDU'lu mevcut Eyalet Başbakanı Sven Schulze, bir televizyon söyleşisi sırasında muhtemelen kendisine yöneltilen soruyu dinlerken

CDU'lu mevcut Eyalet Başbakanı Sven Schulze Fotoğraf: DW

Temmuz ayı sonunda yayımlanan kamuoyu araştırması Saksonya-Anhalt Trend, eyalet hükümetine desteğin son dönemde azaldığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 29'u hükümetin çalışmalarından memnun ya da çok memnun olduğunu belirtirken yüzde 66'lık kesim hükümetten memnun olmadığını veya hiç memnun olmadığını ifade etti.

Saksonya-Anhalt'ın 6 bin civarında Türkiye kökenli yaşıyor

Yaklaşık 2,1 milyon nüfuslu Saksonya-Anhalt, Almanya'da göçmen nüfusunun görece düşük olduğu eyaletlerden biri. 2025 sonu itibarıyla eyalette Alman vatandaşı olmayan yaklaşık 193 bin kişi yaşıyor. Yabancı nüfus içinde en büyük grubu Ukraynalılar oluştururken, onları Suriyeliler ve Polonyalılar izliyor. 6 binin biraz üzerindeki Türkiye kökenli ise eyalet nüfusunun oldukça küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Saksonya-Anhalt, aynı zamanda Almanya'nın yaş ortalaması yüksek eyaletleri arasında. 2024'te eyalette ortalama yaş 48,3 olarak kaydedilirken Almanya genelinde bu rakam 44,9'du.

Düşük doğum oranları ve eyaletin yoğun biçimde göç vermesi Saksonya-Anhalt'ta kaydedilen yüksek ortalama yaşın başlıca nedenleri olarak öne çıkıyor. Azalan ve yaşlanan nüfus, eyalette birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Örneğin bazı hastaneler doğum servislerini kapatmak zorunda kalıyor, bazı tren hatları kaldırılıyor, ekonomik büyüme de zayıf seyrediyor. Yaklaşık 25 milyar euro kamu borcu bulunan Saksonya Anhalt, kişi başına düşen kamu borcu açısından Almanya'nın geniş yüzölçümlü eyaletleri arasında üst sıralarda yer alıyor.

Eyalette eğitim alanında da iyileştirme ihtiyacı göze çarpıyor. 2025 Eğitim Monitörü'nde 13'üncü sırada yer alan Saksonya-Anhalt'ta öğrencilerin yaklaşık yüzde 10'u resmi olarak tanınan bir temel eğitim diploması (Hauptschulabschluss) almadan okuldan ayrılıyor.
Buna karşılık eyalet, enerji dönüşümü alanında görece başarılı kabul ediliyor ve Almanya'nın öncü bölgelerinden biri olarak görülüyor. 2023 yılında brüt elektrik tüketiminin yüzde 40'tan fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılandı.

Ayrıca yüzde 65,5'lik istihdam oranı, Almanya ortalamasının üzerinde bulunuyor.

Saksonya-Anhalt'ta oy dağılımı ile ilgili son tahminler nasıl?

Eyalet Parlamentosu'nda şu anda CDU 40, AfD 23, Sol Parti 12, SPD 9, FDP 7 ve Yeşiller 6 sandalyeyle temsil ediliyor. Güncel anketler ise bu tablonun yaklaşan seçimlerle radikal biçimde değişebileceğine işaret ediyor.

AfD'ye destek oranı son eyalet seçimlerinden bu yana düzenli olarak arttı ve bir süredir yaklaşık yüzde 40 seviyesinde seyrediyor.
İnfratest-dimap araştırma kuruluşunun anketine göre, Ulrich Siegmund'u eyalet başbakan adayı olarak gösteren AfD, bir puanlık artış kaydederek yüzde 42’ye ulaştı. Buna karşılık mevcut Başbakan Schulze liderliğindeki CDU'nun tarihi bir yenilginin eşiğinde olduğu değerlendirilirken partinin iki puan kaybederek yüzde 22 sınırına gerilediği gözleniyor.

Saksonya Anhalt Eyaleti'nde AfD'nin yükselişine karşı düzenlenen bir protseto gösterisinde bir katılımcı üzerinde "Nazilere şans verme" yazılı bir pankart taşıyor

Saksonya Anhalt Eyaleti'nde AfD'nin yükselişine karşı düzenlenen protesto gösterilerinden birinde, üzerinde "Gib Nazis keine Chance" (Nazilere şans verme) yazılı bir pankart Fotoğraf: Sebastian Willnow/dpa/picture alliance

Kamuoyu araştırma enstitüsü Insa'nın kurucusu Hermann Binkert, "Bild" gazetesine yaptığı açıklamada "CDU, 6 Eylül’e kadar AfD’yi geçemeyecek ve Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde en güçlü siyasi güç olacak" tahmininde bulunmuştu.

Güncel anketlere göre, üçüncü sırada ise Sol Parti (Die Linke) bulunuyor ve oy oranı yaklaşık yüzde 11 olarak kaydediliyor. Onu takip eden Sosyal Demokratların oy oranları da son eyalet seçimlerinden bu yana düşüş eğiliminde ve son dönemde yüzde 8 seviyesinde seyrediyor. İnfratest-dimap'in anketinde Yeşiller yüzde 6, BSW yüzde 4 oy oranında. FDP'nin oy oranı ise yüzde 5 seçim barajının altında.

AfD'nin hedefi tek başına iktidara gelmek. Bunun için partinin oyların mutlak çoğunluğunu alması gerekmese de eyalet parlamentosundaki sandalyelerin mutlak çoğunluğunu elde etmesi gerekiyor. Bunun ne kadar olası olduğu, parlamentoya kaç partinin gireceğine de bağlı. Çünkü parlamentoda ne kadar az parti temsil edilirse sandalye sayısı da o kadar az parti arasında paylaşılmış oluyor.

Bu nedenle sonuç, kaç partinin yüzde 5'lik seçim barajını aşabileceğine de bağlı olabilir. Son dönemde Almanya'da seçim barajının gerekliliği konusunda yeniden başlayan tartışmaların temel nedeni de işte bu kritik tablo.

AfD'nin programında neler var?

AfD, tüm farklı olasılıklara ve tartışmalara rağmen bir zafer senaryosu çizerek seçimleri kazanması halinde hayata geçirmek istediği planları geçen Nisan ayında açıkladı. Partinin açıkladığı programda, "yabancı" ya da "farklı" olarak nitelendirilen gruplara karşı devletin sert bir tavır sergilemesi talep ediliyor. Ayrıca göçe karşı sert önlemlerin yer aldığı program, anayasada güvence altına alınmış olan bireysel iltica hakkının kaldırılması talebini de içeriyor.

Parti, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılmasını, sığınmacılara çalışma zorunluluğu getirilmesini ve göçmenlerin entegrasyonuna yönelik kamu kaynaklarının kesilmesini istiyor. AfD ayrıca oturum hakkı kalıcı olmayan çocukların ortak okul eğitiminden çıkarılmasını ve eyaletteki göçmen sayısının genel olarak azaltılmasını savunuyor.

Programda çoğulcu bir kültür, medya ve eğitim politikasına karşı da cephe alınırken mevcut demokratik kurumların meşruiyeti sorgulanıyor.

Eyaletin başkenti Magdeburg'da seçim afişleri ile donatılmış bir sokak

Eyaletin başkenti Magdeburg'da farklı koalisyon seçenekleri üzerinde tartışılıyor Fotoğraf: M. Gränzdörfer/Agentur Matthias Wehnert/IMAGO

AfD, eğitim ve kültür politikalarında Almanya'nın Nazi geçmişinin ele alınışını değiştirmeyi, okullarda gökkuşağı bayraklarını yasaklamayı ve "vatansever bir kültür politikası" izlemeyi hedefliyor. Demokrasi ve çeşitlilik projelerine verilen kamu desteğinin kesilmesi de programdaki vaatler arasında.

AfD ayrıca kamu kaynaklarıyla desteklenen çok sayıda demokrasi projesine yönelik kamu finansmanının tamamen sona erdirilmesini savunuyor.

Parti, Rusya'ya yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve Moskova ile yeniden yakınlaşılmasını da savunurken Ukraynalı mültecilerin ülkelerine dönüşünün teşvik edilmesini istiyor.

Partinin en tartışmalı vaatlerinden biri ise bir tür "yardımcı polis gücü" oluşturulması. Mevcut polis teşkilatının güvenliği sağlama konusunda "yetersiz kaldığını" savunan AfD bu nedenle "güvenlik mimarisinin üçüncü ayağı" olarak yerel düzeyde gönüllü "vatandaş devriyeleri" (Bürgerwacht) kurmayı planlıyor.

Ancak Halle Leibniz Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nün (IWH) yaptığı bir araştırmaya göre, partinin vaatlerinin uygulanması finansal açıdan zor görünüyor. Araştırma, AfD tarafından vadedilen projelerin hayata geçirilebilmesi için eyalet bütçesine her yıl en az 2,2 milyar euroluk ek kaynak gerektiğini ortaya koyuyor.

Ayrıca vaatlerin bir bölümünün eyalet yönetiminin yetkilerini aştığı veya Avrupa ve uluslararası hukukla çelişebileceği belirtiliyor.

AfD'siz bir hükümet nasıl kurulabilir?

Saksonya-Anhalt uzun süredir Almanya'da farklı koalisyon modellerinin denendiği bir tür "siyasi laboratuvar" olarak görülüyor.

Eyalette daha önce SPD liderliğinde, PDS'nin (Demokratik Sosyalizm Partisi) dışarıdan destek verdiği "Magdeburg Modeli" uygulanmış, 2016 seçimlerinden sonra ise o dönemde ilk kez kurulan bir ittifak olan ve siyasi yelpazenin farklı uçlarından olan CDU, SPD ve Yeşillerden oluşan "Kenya Koalisyonu" kurulmuştu.

Saksonya-Anhalt eyalet seçiminden sonra da eyaletin başkenti Magdeburg'da yeni bir koalisyon modeli gündeme gelebilir. Eyalet parlamentosuna girmesi beklenen partilerin tamamı, AfD ile birlikte hükümet kurmayı reddettiğini belirtiyor.

Bu nedenle hükümet kurma sürecinin oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Olası senaryolardan biri, Thüringen ve Saksonya eyaletlerinde olduğu gibi, bir azınlık hükümeti kurulması olabilir.

Sinem Özdemir Göç, toplumsal adalet ve politika odaklı multimedya gazetecisi, editör

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.