Avrupa’dan İran’daki vatandaşlarına “acilen ayrılın” çağrısı
Kısa Dalga - ABD ile İran arasında süren nükleer gerilim, askeri bir çatışma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa’dan peş peşe gelen uyarılar, bölgedeki risk algısının ciddi biçimde yükseldiğini ortaya koyuyor. Almanya ve İsveç, İran’da bulunan vatandaşlarına vakit kaybetmeden ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulunurken, olası bir kriz durumunda diplomatik destek kapasitesinin sınırlı kalabileceği uyarısı yaptı. Öte yandan ABD’nin Katar ve Bahreyn’deki askeri unsurlarında tahliye ve yeniden konuşlanma adımları attığı, İsrail’in ise yüksek alarm seviyesine geçtiği bildirildi. Diplomatik temaslar sürse de sahadaki askeri hazırlıklar, Orta Doğu’da tansiyonun kritik bir eşikte seyrettiğini gösteriyor.
ABD ile İran arasındaki gerilimin askeri bir boyuta evrilebileceğine yönelik değerlendirmeler güç kazanırken, Avrupa ülkelerinden peş peşe uyarılar geldi. Almanya ve İsveç, İran’da bulunan vatandaşlarına ülkeyi vakit kaybetmeden terk etmeleri çağrısında bulundu. Açıklamalarda, bölgedeki güvenlik ortamının hızla kötüleşebileceği ve olası bir çatışma durumunda diplomatik destek imkanlarının son derece sınırlı kalabileceği vurgulandı.
Almanya’nın Tahran Büyükelçiliği tarafından yapılan duyuruda, İran’daki ve çevre ülkelerdeki gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilerek, mevcut gerginliğin askeri bir tırmanışa dönüşme ihtimalinin göz ardı edilemeyeceği ifade edildi. Alman vatandaşlarından mevcut hava ve kara ulaşım seçeneklerini değerlendirerek ülkeyi terk etmeleri istendi. Açıklamada ayrıca, kriz derinleşirse Berlin yönetimi ile Tahran’daki diplomatik temsilciliğin tahliye sürecinde neredeyse hiç destek sağlayamayabileceği uyarısına yer verildi.
Benzer bir açıklama Stockholm’den geldi. İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’a yönelik seyahat uyarısının geçerliliğini koruduğunu hatırlattı. İran’daki İsveç vatandaşlarına “beklemeden ayrılın” çağrısı yapan Stenergard, hava ve kara yollarının halen açık olduğunu ancak ülkede kalmayı tercih edenlerin ciddi bir kişisel risk üstleneceğini söyledi. İsveç Dışişleri Bakanlığı’nın olası bir tahliye operasyonunda yardım kapasitesinin bulunmadığını da açık şekilde dile getirdi.
ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği arttı
Avrupa’dan gelen bu açıklamalar, ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği artırdığına dair haberlerle aynı döneme denk geldi. The New York Times gazetesine konuşan ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nden yüzlerce askerin tahliye edildiğini bildirdi. Aynı kaynaklar, ABD Donanması’nın 5. Filosu’nun konuşlu olduğu Bahreyn’deki bazı askeri unsurların da geri çekildiğini aktardı.
Doha’nın güneybatısındaki çöl bölgesinde kurulu El-Udeyd Hava Üssü, ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük askeri tesislerinden biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 24 hektarlık alana yayılan üs, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) bölgesel karargâhına ev sahipliği yapıyor. Washington yönetimi tarafından “Orta Doğu operasyonlarının merkezi” olarak tanımlanan bu tesisten, Kuzeydoğu Afrika’dan Güney Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yürütülen hava operasyonları koordine ediliyor. Irak, Suriye ve Yemen başta olmak üzere bölgedeki pek çok askeri harekâtın planlama ve yönetim süreci buradan yürütülüyor.
El-Udeyd’de uzun menzilli bombardıman uçakları, yakıt ikmal ve nakliye uçakları ile insansız hava araçlarının bulunduğu; toplamda yaklaşık 100 hava aracının konuşlu olduğu biliniyor. Üste yaklaşık 10 bin Amerikan askerinin görev yaptığı ifade ediliyor. ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyon hazırlığında olduğu yönündeki değerlendirmeler sürerken, Washington’un bölgedeki askeri yığınak ve pozisyon değişiklikleri dikkat çekiyor.
Bu süreçte diplomatik temaslar tamamen kesilmiş değil. İran ile ABD arasında, Tahran’ın nükleer programına ilişkin dolaylı görüşmelerin devam ettiği belirtiliyor. Ancak diplomatik takvim daralırken, askeri seçeneklerin masada olduğu yönündeki açıklamalar tansiyonu artırıyor.
İsrail cephesinde de alarm seviyesi yükselmiş durumda. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, yayımladığı video mesajda ordunun yüksek teyakkuz halinde olduğunu duyurdu. Bölgesel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Defrin, operasyonel gerçeklikte meydana gelebilecek her türlü değişikliğe karşı hazırlıklı olduklarını söyledi.
İsrail basınında yer alan haberlerde, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırıyı “yakın zamanda” başlatabileceği yönündeki değerlendirmeler sonrası İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı’na yüksek alarm durumuna geçilmesi talimatı verildiği aktarıldı. Kanal 12 televizyonu ise ABD’nin İran’a saldırması halinde İsrail’in de bu operasyonlara katılabileceğini öne sürdü.
Öte yandan İsrail ordusu, halka yönelik güvenlik talimatlarında şu aşamada bir değişiklik yapılmadığını açıkladı. Yetkililer, vatandaşlardan yalnızca resmi kaynaklardan yapılacak duyuruları dikkate almalarını istedi.
Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da dengelerin hassas bir çizgide ilerlediğini gösteriyor. Avrupa ülkelerinin vatandaşlarını İran’dan ayrılmaya çağırması, ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve İsrail’in alarm seviyesini yükseltmesi, diplomasi ile askeri seçeneklerin aynı anda devrede olduğu bir sürece işaret ediyor. Bölgedeki gelişmeler, önümüzdeki günlerde uluslararası siyasetin en kritik başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.