Dünyanın en eski mağara resmi Endonezya'da bulundu: ‘Sanat Avrupa’da doğdu’ tezi çöktü
Kısa Dalga - BBC'nin haberine göre, Endonezya'nın Sulawesi adasında bulunan bir el kalıbı taslağı, arkeoloji dünyasında taşları yerinden oynattı. Yapılan son araştırmalar, bu el resminin en az 67.800 yıl öncesine ait olduğunu ortaya koyarak, onu dünyanın bilinen en eski mağara resmi ünvanına taşıdı.
Bu keşiften önce dünyanın en eski mağara resmi, İspanya'daki Maltravieso mağarasında bulunan ve yaklaşık 66.700 yıl öncesine tarihlenen kırmızı el kalıbıydı. Sulawesi'de bulunan yeni bulgular, sanatın tarihini İspanya'daki bu eski rekordan en az 1.100 yıl daha geriye çekmiş oldu. Üstelik İspanya'daki resmin yaşı bilim dünyasında hala tartışma konusuyken, Endonezya'daki yeni bulgunun tarihlendirilmesi çok daha güçlü kanıtlara dayanıyor.
Avrupa merkezli tarih tezi çöküyor
Uzun yıllar boyunca bilim dünyasında kabul gören "sanatın ve soyut düşüncenin 40 bin yıl önce Avrupa'da doğduğu" tezi, bu keşifle birlikte geçerliliğini yitiriyor. Sulawesi’deki bir kireçtaşı mağarasında bulunan ve parmakları "pençe" formuna sokularak stilize edilen bu el taslağı, insanın sembolik düşünme yeteneğinin Avrupa'ya ulaşmadan çok daha önce, Asya ve Afrika hattında geliştiğini kanıtlıyor.
Griffith Üniversitesi'nden Profesör Adam Brumm, bulguların önemini şu sözlerle vurguluyor: "90'lı yıllarda bize yaratıcı patlamanın Avrupa'nın küçük bir bölümünde gerçekleştiği öğretilmişti. Ancak Endonezya'daki bu anlatı sanatı, Avrupa merkezli argümanı sürdürmeyi imkansız hale getiriyor."
Avustralya'ya göç tarihi yenileniyor
Keşif sadece sanat tarihi değil, insanlık göçü açısından da kritik bilgiler sunuyor. Sulawesi'de 67.800 yıl önce yerleşik bir yaşam süren ve karmaşık sembolik sanat üreten Homo sapiens topluluğunun varlığı, modern insanın antik Avustralya-Yeni Gine kara kütlesine (Sahul) sanılandan 15 bin yıl daha erken ulaştığı teorisini destekliyor.
Mağara duvarındaki ilk graffiti
Liang Metanduno mağarasında bulunan eser, antik bir sanatçının elini duvara bastırıp ağzındaki pigmenti püskürterek oluşturduğu "negatif" bir taslak. Araştırmacılar, sanatçının el taslağını oluşturduktan sonra parmak uçlarını incelterek ve uzatarak pençe benzeri bir forma dönüştürdüğünü, bunun da basit bir kopyalamadan ziyade yaratıcı bir dönüştürme işlemi olduğunu belirtiyor.
Nature dergisinde yayımlanan bu araştırma, yaratıcılığın insan türüne özgü doğuştan gelen bir yetenek olduğunu ve bu mirasın köklerinin Avrupa'daki "uyanıştan" çok daha eskilere, insanın Afrika'daki kökenlerine kadar uzandığını bir kez daha tescilledi.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.