Dünyanın stresine kısa bir mola... Nereye gitsek?

Dünyanın stresine kısa bir mola... Nereye gitsek?
Avrupa’nın en yaşanabilir şehirlerinden çocuk dostu rotalara, güncel sağlık ve dijital güvenlik haberlerine kadar geniş bir panorama hazırladık. Shakira’nın dev stadyumu, Banksy’nin gizemli dünyası ve Fransa’daki esrarengiz keşifler bu sayıda sizi bekliyor.

DEMET BİLGE ERKASAP

Bayram kutlamaları sürerken size savaştan, gürültüden uzak bir dünya bülteni hazırladık. Shakira’nın dev stadyumu, Banksy’nin gizemli dünyası ve Fransa’daki esrarengiz keşiflerden Avrupa’nın en yaşanabilir şehirlerine uzanan geniş bir panorama hazırladık.
Savaş, karmaşa ve gürültüye kısa bir mola veriyoruz.. Hazırsanız, dünyanın dört bir yanından sakinleştirici ve ilgi çekici hikâyelere doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.


TIME seçti: İşte bu yılın en iyi Avrupa rotaları

ekran-resmi-2026-03-19-09-07-29.png

TIME’in 2026 Dünya’nın En Harika Yerleri listesinde öne çıkan Avrupa adresleri, sürdürülebilir dağ otellerinden modern restorasyonlarla hayata geçirilen tarihi yapılar ve interaktif sanat deneyimlerine uzanan bir yolculuk vaat ediyor.

  • Hotel Plesnik, Slovenya – Kamnik-Savinja Alpleri’nde, 42 odalı butik ve dört yıldızlı bir inziva oteli. Sürdürülebilir mutfak ve Alp fine dining deneyimi sunuyor; yerel ürünler, kuzugöbeği mantarı, fermente çökelek ve bölge çiftliklerinden gelen malzemeler menüde öne çıkıyor. Alpine Eco Wellness Center’da doğa manzaralı sauna, kapalı havuz, doğal gölet havuzu ve yoga gibi etkinlikler bulunuyor.

  • Aliée Istanbul, Türkiye – Haliç kıyısında eski askeri tersanenin modern otel dönüşümü (100 oda, 22 daire). Özel teraslar, lagün havuzlar, bakır küvetler, Türk hamamı, Rus banyosu, kriyo terapi ve kişiselleştirilmiş biohacking programları sunuyor. Özel iskele ve tekne turları da mevcut.

  • Art Zoo Museum, Amsterdam, Hollanda – 17. yüzyıldan kalma kanal evinde yer alan müze, tahnit sanatı ile dramatik yaban hayatı tasvirleri sunuyor. Etik tedarik kuralları çerçevesinde sergilenen hayvanlar ve interaktif kafes deneyimleri ziyaretçilere sıra dışı bir perspektif sağlıyor.

  • Blow Up Hall, Poznań, Polonya – 19. yüzyıldan kalma eski bira fabrikasında interaktif, teknolojik sanat enstalasyonları. Resepsiyonsuz ve anahtarsız konaklama sistemi ile minimalist odalar sunuyor; Rafael Lozano-Hemmer gibi sanatçıların eserleri sergileniyor. Arte restoranda yerel ve geleneksel Polonya mutfağı ile Fransız mutfağı harmanlanıyor.

  • Love Malmö, İsveç – Philadelphia’daki özgün Love Park’tan esinlenen kaykay anıtı ve meydanı. Yeniden değerlendirilmiş malzemelerle (spolia) tasarlanmış, kentin dokusuna entegre interaktif bir alan; her yaştan insan için sosyal ve kültürel bir deneyim sunuyor.

  • Maid of Somerset, İngiltere – 1921 yapımı dönüştürülmüş British Pullman vagonu. Beş çayı salonu olarak hizmet veriyor, vintage porselenler ve maun dekor ile nostaljik atmosfer sunuyor. Menüde 11 çeşit dökme çay ve yöresel atıştırmalıklar öne çıkıyor.


Viyana'nın sırrı ne?

Avusturya’nın başkenti Viyana, istikrar, sağlık, kültür, eğitim ve altyapı alanlarındaki başarısıyla üst üste üçüncü kez Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından “dünyanın en yaşanabilir şehri” seçildi. Metropolde 2 milyondan fazla kişi yaşıyor ve şehir, uygun fiyatlı konutlar, yeşil alanlar, düşük suç oranı ve güvenilir toplu taşıma ile öne çıkıyor.

ekran-resmi-2026-03-19-09-08-50.png

Viyana’da konut kiraları mobilyalı özel oda için ortalama 570 euro (yaklaşık 21.400 TL), stüdyo daire için 929 euro (35.000 TL) civarında. Şehirde belediye ve kooperatif daireleri de dahil olmak üzere 420.000’den fazla konut bulunuyor.

Toplu taşıma sisteminde günlük 2,6 milyon kişi yolculuk yapıyor, şehrin %50’si parklar ve ormanlık alanlardan oluşuyor. Tuna Adası gibi insan yapımı alanlar, su sporları ve açık hava etkinlikleri için kullanılıyor. Viyana, kuzey Avrupa verimliliği ile güney Avrupa yaşam tarzını birleştirerek sakinlerine hem güvenli hem keyifli bir yaşam sunuyor.


Yeni liste açıklandı: Çocuklarla Avrupa turu için ideal 10 şehir

Küçük çocuklarla seyahat etmek, ebeveynler için bazen tam bir sınav niteliğinde olabiliyor. Havalimanındaki kuyruklar, ekstra eşyalar ve ani ağlama krizleri tatili zorlaştırabiliyor. LateRooms platformu, bu sorunu göz önünde bulundurarak Avrupa’daki aile dostu şehirleri değerlendiren yeni bir Aile Tatili Endeksi yayımladı.

LateRooms adlı seyahat rezervasyon platformu tarafından yayımlanan “Aile Tatili Endeksi”ne göre göre Kopenhag, kısa uçuş süresi, şehir içi ulaşım kolaylığı ve çocuk dostu aktiviteleriyle zirvede yer alıyor. Berlin, Barselona ve Floransa gibi şehirler de hem eğlence hem kültürel keşif olanaklarıyla ailelere rahat bir tatil sunuyor. Endeks, ailelerin tatil planlamasında göz önünde bulundurması gereken ulaşım, pusetle gezilebilirlik, çocuk dostu etkinlik sayısı ve konaklama seçeneklerini dikkate alıyor.

  1. Kopenhag, Danimarka
  2. Berlin, Almanya
  3. Barselona, İspanya
  4. Floransa, İtalya
  5. Amsterdam, Hollanda
  6. Valensiya, İspanya
  7. Basel, İsviçre
  8. Kraków, Polonya
  9. Prag, Çekya
  10. Viyana, Avusturya

Kayıp bagajlara dijital takip...

Seyahat konusunu kapatırken kaybolan bagajlar sorunuyla ilgili bir haberi aktaralım: Google, Android kullanıcıları için Find Hub uygulamasına yeni bir özellik ekledi. Bu sayede yolcular, Find Hub uyumlu etiket veya ağ cihazlarının konumunu havayollarıyla paylaşabiliyor. Özellik, bagaj kaybolduğunda veya geciktiğinde havayollarının durumu anlık olarak takip etmesini sağlıyor.

ekran-resmi-2026-03-19-09-10-41.png

2024’te havayolları, geciken, hasar gören veya kaybolan yaklaşık 33,4 milyon bagajı hatalı işledi. Yolcuların %47’si kayıp bagajı başlıca endişelerinden biri olarak görüyor.

Apple’ın Share Item Location özelliği de SITA’nın bagaj takip sistemiyle entegre edilerek, AirTag kullanan yolcuların konumlarını doğrudan havayollarıyla paylaşmasına imkân tanıyor. British Airways, Lufthansa, Qantas, Cathay Pacific ve Virgin Atlantic bu sistemi benimseyen ilk şirketler arasında yer aldı.

Find Hub özelliği ile kullanıcılar, bagajın konumunu güvenli bir şekilde havayoluna iletip istedikleri anda paylaşımı durdurabiliyor. Ayrıca Google, bu teknolojiyi bagaj üreticisi Samsonite ile birlikte yeni valiz tasarımlarına entegre etmeyi planlıyor.


Sosyal medya | Bağımlı mıyız, değil miyiz?

Sosyal medyada sadece paylaşılan içerikler değil sosyal medyanın kendisi dünya gündeminin üst sıralarında kendine yer buluyor. Son birkaç ayda birçok sosyal medya mecrası farkı iddialarla kendisini mahkemede buldu. Örneği, Meta, Instagram, Google Amerika'da 'bağımlılık yaratmakla' suçlanıyor.

2025/05/16/sosyalmedyaakim.jpg

20 yaşında olan bir davacı platformların bağımlılık yaratacak şekilde bilinçli olarak tasarlandığını savunuyor. DW Türkçe'de Alexander Freund imzalı makaleye göre Psikolog ve bağımlılık uzmanı Prof. Dr. Christian Montag, "Sosyal medya bağımlılığı henüz tıbben tanınmış bir teşhis değil. Eroinle doğrudan karşılaştırma yapmak karmaşık bir sorunu açıklamak yerine, ahlaki panik doğurabilir" diyor.

Sürekli sosyal medya kullanan gençlerde bağımlılığa benzer süreçler gözlemlenebiliyor. Montag, sosyal medya uygulamalarının genç kullanıcılar üzerinde güçlü bir çekim etkisi oluşturduğunu belirtiyor: "Beğeniler, yorumlar ve algoritmik ödüller, henüz tam gelişmemiş öz düzenleme yetisi nedeniyle gençlerde bağımlılığı teşvik eden süreçleri tetikleyebilir."


Avrupa, siber zorbalara karşı harekete geçti

Sosyal medya konusunu kapatmadan önce Avrupa'dan dikkat çekici bir haberi paylaşalım. Avrupa’da her altı gençten biri siber zorbalığa maruz kalıyor; her sekiz kişiden biri de bunu yaptığını kabul ediyor.

AB, 10 Şubat'ta "Daha Güvenli İnternet Günü" kapsamında 29 yaş altındaki gençleri, engellileri, LGBTIQ+ bireyleri, göçmenleri ve azınlıkları korumayı hedefleyen yeni bir eylem planı açıkladı. Anket çalışmalarına göre, Avrupalıların yüzde 90'ından fazlası, siber zorbalıkla etkin mücadeleyi "acil bir gereklilik" olarak görüyor.

Çözüm modeli olarak Fransa'da kullanılan "3018" uygulaması gösteriliyor. Bu uygulama, Fransa'da siber zorbalık ve internet üzerindeki diğer dijital risklerle mücadele etmek için geliştirilmiş resmî bir yardım ve bildirim platformu. Bu kapsamda Avrupa'da mağdurların siber zorbalığı kolayca bildirebileceği bir uygulama geliştirilecek. Zira, mağdurlar ne kadar erken destek alırsa, uzun vadeli sağlık sonuçlarının önüne geçmek o kadar mümkün oluyor. Önleyici eğitim ve dijital yönergeler okullarda uygulanacak.

Dijital zorbalık biçimleri şöyle sıralanıyor: Flaming (provokasyon/hakaret), Harassment (tekrarlanan taciz), Cyberthreats (şiddet/ölüm tehditleri). (Hannah Fuchs DW Türkçe)


Postişlerde 'kanser riski'

Dünya genelinde milyonlarca kadının kullandığı postiş, peruk, örgü saç ve kaynak saç ürünlerinde yapılan araştırma, bu ürünlerde meme kanseri, hormon bozuklukları ve üreme sağlığına zarar verebilecek kimyasallar bulunduğunu gösterdi.

BBC Sağlık Muhabiri Esther Kahumbi'nin haberine göre kimyasallar arasında alev geciktiriciler, böcek ilaçları ve endokrin bozucu ftalatlar yer alıyor. İşlenmiş insan saçı örneklerinde, meme kanseriyle ilişkili 17 kimyasal tespit edildi.

ekran-resmi-2026-03-19-09-23-42.png

Ürünler cilde uzun süre temas ettiğinden, kimyasallar solunum, cilt teması veya temas sonrası ağız yoluyla vücuda girebiliyor. Bazı kullanıcılar kaşıntı, kızarıklık ve nadiren solunum sorunları yaşıyor. Araştırmacılar, kimyasal işlem görmüş kaynak saçları güvenli kullanmanın kanıtlanmış bir yolu olmadığını vurguluyor ve üreticilere sıkı denetim çağrısı yapıyor.

“Doğal” veya “insan saçı” etiketi, ürünün daha güvenli olduğu anlamına gelmiyor; bazı işlenmiş insan saçı örnekleri, sentetik saçlardan daha fazla zararlı madde içerebiliyor. ()


Her ebeveyn streslidir ama bazıları daha streslidir

Bunalmışlık, stres, aşırı duyarlılık... Bir ebeveynseniz tüm bu semptomları taşımanız gayet normal. Ancak bu duygular bazı kimselerde yüksek duyarlılık (Highly Sensitive Person, HSP) adı verilen kişilik özelliğiyle daha da yoğunlaşıyor. Araştırmalara göre bu özellik, parlak ışık, yüksek sesler ve kaotik ortam gibi duyusal uyarıcılara karşı aşırı tepki verme eğilimi ile tanımlanıyor.

ekran-resmi-2026-03-19-09-13-02.png

BBC'den Melissa Hogenboom'ın aktardığına göre Londra Queen Mary Üniversitesi’nden gelişim psikoloğu ve yüksek duyarlılık uzmanı Michael Pluess, fMRI çalışmalarıyla yüksek duyarlılığa sahip kişilerin farkındalık ve empatiyle ilgili beyin bölgelerinde daha yoğun aktivite gösterdiğini belirtiyor. Bu kişiler olayları daha derinlemesine işliyor ve çevresel uyaranlardan daha fazla etkileniyor.

İtalya G d’Annunzio Üniversitesi’nden araştırmacı Francesca Lionetti, yüksek duyarlılığa sahip ebeveynlerin başlangıçta daha fazla stres yaşadığını, ancak bebekleri dokuz aylık olduğunda düşük duyarlılığa sahip ebeveynlerden daha uyumlu ve duyarlı olduklarını ortaya koyuyor. Olumsuz çocukluk deneyimleri ise bu süreci etkileyebiliyor.

Araştırmalar, yüksek duyarlılıkta yaşanan ek stresin kısa süreli olduğunu, ancak detaylara duyarlılık ve empati sayesinde uzun vadede çocukların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verilebileceğini gösteriyor. Yüksek duyarlılık, ebeveynliğin olumsuz yanlarını artırsa da, olumlu potansiyeli olan bir kişilik özelliği olarak değerlendiriliyor. ()


Instagram özel mesajlarda uçtan uca şifrelemeyi kaldırıyor

2025/05/19/instagram-00.jpg

Meta, Instagram’daki özel mesajlar için 8 Mayıs’tan itibaren uçtan uca şifrelemeyi kaldırma kararı aldı. Bu değişiklikle Meta, mesaj içeriklerini artık görüntüleyebilecek. Karar, kolluk kuvvetleri ve çocuk koruma gruplarının, şifrelemenin çocukları çevrimiçi ortamda korumayı zorlaştırdığı yönündeki uyarılarının ardından alındı.

Uçtan uca şifreleme, mesajların yalnızca gönderici ve alıcı tarafından okunabilmesini sağlıyordu; platform veya dışarıdan kişi mesajları göremiyordu. Meta’nın açıklamasına göre, şifrelemenin kaldırılması sadece şifrelemeyi etkinleştiren kullanıcıları etkiliyor.

2019’da CEO Mark Zuckerberg, Instagram, Messenger ve WhatsApp’ı tamamen şifreli hale getirme planını açıklamıştı. Ancak çeşitli kuruluşlar, bu planın çocuk istismarı materyallerini takip etmeyi zorlaştıracağını belirterek karşı çıkmıştı.

Pokémon Go oyuncuları farkında olmadan teslimat robotlarını eğitiyor

Pokémon Go oyuncularının parklar, sokaklar ve simge yapılar üzerinde oynarken topladığı 30 milyardan fazla görüntü, Coco Robotics’in teslimat robotlarının şehirlerde daha iyi yön bulması için kullanılıyor. Niantic’in Görsel Konumlama Sistemi (VPS) teknolojisi, GPS’in yetersiz kaldığı kentsel alanlarda robotlara rehberlik ediyor.

Los Angeles, Chicago ve Helsinki’de faaliyet gösteren Coco Robotics’in yaklaşık bin robotluk filosu, VPS sayesinde karmaşık şehir ortamlarında daha güvenli ve doğru teslimatlar yapabiliyor. Oyun içi "Saha Araştırması" gibi özellikler, oyuncuları simge yapı ve kamusal alanları taramaya teşvik ederek sistemin doğruluğunu artırıyor.

Sualtı kapsülleri bir gün insanların okyanusun dibinde yaşamasına yardımcı olabilir

İngiltere merkezli DEEP, modüler sualtı yaşam alanları tasarlıyor. İlk kapsül Vanguard, 2025’te 100 m derinlikte üç kişiyi ağırlayacak. Daha büyük ve gelişmiş olan Sentinel ise 200 m derinlikte altı kişiyi 28 gün boyunca barındırabilecek ve araştırma ile turizm amaçlı kullanılabilecek.

Sentinel, laboratuvarlar ve dalgıçların okyanusla bağlantısını sağlayan ay havuzu içeriyor. Habitatlar 3D baskı robotlarıyla metal tel kullanılarak katman katman inşa ediliyor ve modüler yapısıyla yeniden konumlandırılabiliyor. DEEP, denizaltı ekosistemlerini inceleyen bilim insanları ve küresel donanmaların ilgisini çekmeyi hedefliyor.

Shakira dünya turnesini dev stadyumla noktalıyor

Shakira, “Las Mujeres Ya No Lloran World Tour” adlı dünya turnesini İspanya’da kendi inşa edeceği dev stadyumla noktalayacak. Bu hamle, ünlü şarkıcının Gerard Piqué ile yaşadığı ayrılık ve vergi davaları gibi zor dönemlerin ardından güçlü bir geri dönüşünü simgeliyor.

Geçici “Estadio Shakira”, sadece sahne performansı değil; aynı zamanda sanatçının yaşadığı zorlukları ve sembolik bağı temsil eden cüretkâr bir projeyle müzik tarihine geçecek. Shakira, kişisel ve hukuki krizlerini avantaja çevirerek, turnesini rekor kıran bir geri dönüş hikâyesi hâline getiriyor.

Fransa’da Esrarengiz Gömü: Oturur Pozisyonda Galyalı İskeletler Bulundu

Fransa’nın Dijon kentinde bir ilkokul bahçesinde, batıya bakacak şekilde oturur pozisyonda gömülmüş Galyalı iskeletler bulundu. Son 30 yılda bölgede toplam 75 mezar tespit edildi ve bunların 20’den fazlası sadece Dijon’da yer alıyor.

İskeletlerin ritüel amaçlı mı yoksa cezalandırma sonucu mu gömüldüğü henüz bilinmiyor. Araştırmalarda bazı kemiklerde şiddet izleri tespit edildi; mezarlarda kişisel eşya veya süs takısı yok. Bölgedeki 1990’larda bulunan hayvan leşleri, kurban ritüellerinin parçası olabileceğini düşündürüyor.

Bilim insanları, bu tuhaf gömülerin antik Galyalı kültürü ve toplumsal yapısı hakkında ipuçları sunduğunu belirtiyor.

Banksy’nin kimliği nihayet ortaya mı çıkıyor?

Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin kimliği uzun süredir spekülasyon konusuydu. Reuters’ın araştırmasına göre, sanatçı Bristol doğumlu 51 yaşındaki Robin Gunningham olabilir; kimliğini ise David Jones olarak değiştirdiği iddia ediliyor.

2022/11/13/banksy-ukrayna.jpg

Ancak Banksy’nin avukatları, sanatçının hâlâ anonim olduğunu ve haberin mahremiyetini ihlal ettiğini savunuyor. Banksy, hicivli ve düzen karşıtı eserleriyle tanınırken, anonimliği ona güvenlik ve ifade özgürlüğü sağlıyor.

Kimliği hakkında kesin bir kanıt yok ve spekülasyonlar, sanatçının cazibesinin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.