Nakba’nın 78. yılında Londra'da 'Büyük Yürüyüş' ve aşırı sağın 'Unıte The Kingdom' protestosu
HABİB KOÇAK | Nakba yürüyüşüyle eş zamanlı olarak Parliament Square (Parlamento Meydanı) alanında toplanan aşırı sağcı "Unite the Kingdom" grubu ise milliyetçi sloganlarla karşı bir gövde gösterisi düzenledi. Londra Metropolitan Polisi, şehirde asayişi sağlamak adına "eşi benzeri görülmemiş" bir güvenlik operasyonu başlattı.
Fotoğraflar: Habib Koçak
HABİB KOÇAK
İngiltere’nin başkenti Londra, yakın tarihin en yoğun ve en yüksek güvenlikli protesto günlerinden birine sahne oluyor.
Filistin yanlısı sivil toplum kuruluşlarının koalisyonu tarafından her yıl düzenlenen "Nakba Günü" (Büyük Felaket) yürüyüşünün 78. yıl dönümü, bu yıl aşırı sağcı aktivist Tommy Robinson (Stephen Yaxley-Lennon) önderliğinde organize edilen "Unite the Kingdom" (Krallığı Birleştir) yürüyüşü ile aynı güne denk geldi. İki zıt kutbun sokaklara dökülmesiyle birlikte Londra Metropolitan Polisi, şehirde asayişi sağlamak adına "eşi benzeri görülmemiş" bir güvenlik operasyonu başlattı.

Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) başta olmak üzere geniş bir koalisyon tarafından organize edilen Nakba yürüyüşü, 1948 yılında İsrail Devleti'nin kurulması sürecinde yurtlarından edilen 750 bini aşkın Filistinliyi ve siyonist milisler tarafından katledilen 13 binden fazla insanı anmayı amaçlıyor. Waterloo Place’e doğru ilerleyen devasa korteje, İşçi Partisi'nin eski lideri Jeremy Corbyn de katılarak destek verdi.

Kortejde ön saflarda yer alan ve kalabalığa hitap eden Jeremy Corbyn, Filistin halkının haklı davasına ve özgürlüğüne kavuşacağı güne kadar meydanlarda kalmaya devam edeceklerini güçlü bir dille vurguladı. Konuşmasında, Filistinlilerin kendi topraklarından sürülmesine yönelik planlara karşı sert bir uyarıda bulunan Corbyn, aynı zamanda işgal altındaki Batı Şeria'da tırmanan yerleşimci şiddetine dikkat çekerek uluslararası dayanışma çağrısında bulundu:
"Filistin halkı özgür olana kadar, ne kadar sürerse sürsün burada olmaya ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."

Öte yandan, Nakba yürüyüşüyle eş zamanlı olarak Parliament Square (Parlamento Meydanı) alanında toplanan aşırı sağcı "Unite the Kingdom" grubu ise milliyetçi sloganlarla karşı bir gövde gösterisi düzenliyor.
İki kitle karşı karşıya
İki büyük kitlenin karşı karşıya gelerek şehirde bir çatışma ortamı doğurmasını engellemek adına Londra polisi, Kamu Düzeni Yasası (Public Order Act) kapsamında çok katı kurallar ve kısıtlamalar devreye soktu. Göstericilerin kesinlikle belirlenen rotaların dışına çıkmamaları talimatı verilirken, iki grup arasında fiziksel bir temas yaşanmaması için şehir adeta bariyerlerle ikiye bölündü.

Bu noktada, aşırı sağcı kortejde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise, Tommy Robinson'ın daveti üzerine eyleme katılan ve İngiliz milliyetçileriyle birlikte saf tutan az sayıdaki İran kökenli grup oldu. Mevcut Tahran rejimine muhalif olan ve Şah dönemi sembollerini taşıyan bu Şah taraftarı (Pehlevi monarşisi destekçisi) grupların, Filistin karşıtı ve milliyetçi blok içerisinde yer alması dikkat çekti.
Maliyet 4.5 milyon sterlin: Canlı yüz tanıma ilk kez sahada
Metropolitan Polisi, bu devasa operasyon için 4 binden fazla polis memurunun görevlendirildiğini açıkladı. Yalnızca bugünkü protestoların güvenliğini sağlamanın faturası yaklaşık 4.5 milyon sterlin (yaklaşık 185 milyon TL) olarak hesaplanıyor. Operasyonun en dikkat çekici yönü ise, Londra'daki kitlesel protestolar tarihinde ilk kez asayişi koruma amacıyla kamusal alanda "canlı yüz tanıma" (live facial recognition) teknolojisinin aktif olarak kullanılması oldu.
Starmer'a sert tepki
Bugünkü Nakba yürüyüşünün Birleşik Krallık iç siyasetinde de ayrı bir gerilim noktası bulunuyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, 30 Nisan'da yaptığı açıklamada "intifadayı küreselleştirin" (globalise the intifada) sloganını atanların yargılanması yönündeki çağrısının ardından düzenlenen bu ilk kitlesel eylem, Filistin yanlısı grupların Başbakan Starmer’a yönelik sert tepkilerine ve kınamalarına da sahne oluyor.
Londra sokaklarındaki hareketlilik devam ederken, polis yetkilileri şu ana kadar rotadan ciddi bir sapma veya büyük bir arbede yaşanmadığını, ancak akşam saatlerine doğru iki grubun dağılım süreçlerinin çok yakından takip edileceğini bildirdi.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
