Schalke 04, yeniden Bundesliga’da: Bir efsane, bir kentin kimlik kartı Alman Birinci Ligi’ne geri döndü
YUNUS ÜLGER - Almanya’nın Ruhr Bölgesi’nde bulunan Gelsenkirchen kentinin efsane futbol takımı Schalke 04, üç yıl aradan sonra Alman Birinci Ligi’ne geri döndü. Sanayileşme ve göçmenlerle tarihi sıkıca bağlı olan Schalke 04, Almanya’nın en yoksul kenti Gelsenkirchen için futboldan çok öte bir değer.
Alman İkinci Ligi’nin bitimine iki hafta kala Almanya’nın Ruhr Bölgesi’ndeki Almanya’nın en yoksul kenti Gelsenkirchen’in Schalke 04 takımı ile Almanya’nın en zengin kentlerinden biri olan Düsseldorf’un Fortun Düsseldorf takımı karşılaştı. İki takım için de hayati önemde bir karşılaşmaydı, çünkü Schalke 04 kazanırsa birinci bige yükselmeyi garantileyecekti, Düsseldorf kazanırsa ikinci ligde kalmak için büyük bir adım atmış olacaktı. Gülen taraf Schalke 04 oldu, takım kaptanı Kenan Karaman’ın attığı golle karşılaşmayı 1-0 kazandı ve üç yıl aradan sonra Alman Birinci Ligi’ne geri döndü.
Tahmin edileceği gibi stadı tümüyle dolduran 60 bin dolayında taraftar, futbolcular ve yöneticiler, Schalke 04’ün hep ait olduğu yere geri dönmesini büyük bir coşkuyla kutladı, kutlamalar kentte gecenin geç saatlerine kadar sürdü. Gazeteci ile söyleşide takım kaptanı Kenan Karaman’ın gözleri doldu, söyleşiyi güçlükle tamamladı. Buna karşın takımın Bosnalı antrenörü Miron Muslić daha sakince kutladı şampiyonluğu, önce ellerini açıp dua etti, ardından futbolcularına sarıldı. Basın toplantısında ise gelenek olduğu için üzere antrenörün üzerine su ve bira boca edildi. Aslında Almanya’da şampiyonluklar oyuncuların antrenör ve birbirlerinin üzerine büyük bardaklardan bira dökmesiyle kutlanır. Schalke 04’ün antrenörü ve bazı futbolcuları müslüman olduğu için kutlama su ve birayla karışık yapıldı.
Amatör lige de düşse ...
ABD’de de bile taraftarı olan, yaklaşık 260 bin nüfuslu bir kentin takımı olarak 210 bin dolayında üyesi bulunan Schalke 04, amatör lige bile düşse hep birinci ligde hissedilen, öyle görünen bir takımdır. Schalke 04, 30 yıl sonra 2020/21 döneminde ikinci lige düşmüştü, bu kent ve Alman futbolunda hiç tasavvur edilemeycek bir durumdu. Bir sonraki dönemde birinci lige tekrar yükseldi, ancak tutunamadı, yeniden ikinci lige düştü. Geçen dönem ise üçüncü lige düşmekten son anda kurtuldu.
Bosna Hersek’in Bohaç kentinde doğan ve Avusturya’da büyüyen Miron Muslić, geçen yıl takımın başına getirildi. Schalke 04, son yıllarda sayısız antrenör ve yönetici değiştirmişti, Muslić’in takımı birinci lige yükseltmek bir yana, kalıcı olacağına pek inanan yoktu açıkçası. Çünkü kümede kalma mücadelesi veren İngiltere’nin ikinci lig takımı Plymouth Argyle’nin antrenörüydü. Takım küme düşünce Muslić Schalke 04’ün başına getirildi, yönetimin bu kararına pek kimsenin aklı ermedi. Farklı kültürlerden oyuncularla iyi bir diyalog kuran Muslić, dönem başında istikrarsızlığa karşın iki dönem Fenerbahçe’de oynamış olan yurttaşı Edin Dzeko’yu da transfer ederek takımı birinci lige yükseltmeyi başardı.
Schalke 04’in tarihi sanayileşme ve göçmenlerin tarihiyle sıkıca bağlı
Sanayileşme ve futbolun tarihi ortaktır, futbol sanayi işçisinin hafta sonu eğlencesi, dinlencesi, avuntusu olarak varlığını başlatmıştır. Sanayi devriminin başladığı yer sayılan Manchester, kentin futbol takımı Manchester United ile birlikte anıldı yıllarca. Futbol denince Avrupa’da ilk akla gelen Manchester United takımıydı. Futbolun ticarileşmesiyle Manchester United futbolda anlamsızlaştı, yerini Arap şeyhlerinin paralarıyla büyütülen kentin diğer takımı Manchester City futbolda anlam kazandı.
Schalke 04’ün benzeri bir süreci yaşadığını söylemek pek yanlış olmaz. Ruhr Bölgesi, Almanya’nın kömür ve demir çelik deposuydu. 1904’de kurulan, adındaki 04 de kuruluş tarihinden alınmış olan Schalke 04, 1930’larda 1958’e kadar yedi kez Almanya şampiyonu oldu. Ruhr Bölgesi’ne ilk gelen Polonyalı maden işçileri oldu, bunların çocuklarının Schalke 04’ün şampiyonluğunda büyük katkıları vardır. Öyle ki o yıllarda Schalke 04, aşağılama nitelemesi olarak “Polak Kulübü”, “Proleter Kulübü” olarak adlandırılıyordu. Polak, Polonyalılar için hala bir aşağılama ifadesi olarak kullanılır.
Artık Ruhr Bölgesi bir kömür ve demirçelik deposu değil, bu yüzden de bölge Almanya’da en yüksek işsizlik oranının olduğu, dolayısıyla da ülkenin en yoksullarının yaşadığı yer, Gelsenkirchen de bölgenin en yoksul kenti. Almanya’da son maden ocağı 2014’te kapatıldı, demirçelik fabrikaları kapanma sürecinde bulunuyor. Çin’den ve başka ülkelerden demirçelik çok daha ucuza ithal ediliyor, kömüre de enerji kaynağı olarak ihtiyaç gittikçe azalıyor.
Amatör lige de düşse hep birinci ligde hissedilmesine karşın, Schalke 04’ün Alman futbolunda bir etkinliği yok, en son 1958 yılında şampiyon oldu. Bu bakımdan Schalke 04, Almanya’nın Fenerbahçesi sayılır. Son yıllarda tek uluslararası başarısı, 1997’de Uefa kupasını kazanması.
Ama göçmenlerle ortak tarihi kesintisiz sürüyor. Maden işçisi olarak bölgeye Polonyalılardan sonra ağırlıklı olarak Zonguldak’tan maden işçisi olarak Türkler geldi. Diğer kentlerde yaşayan Türklerin tersine Gelsenkirchenli Türklerin Schalke 04 ile sıkı bağları vardır. Eskisi kadar olmasa da altyapısı çok iyidir, Mesut Özil, İlkay Gündoğan, Bayern Münih’in ve Alman Milli Takımı’nın kalesi Manuel Neuer, Yıldıray Baştürk, Kaan Ayhan, Schalke 04’ün altyapısında yetişmiş futbolculardır. Takımının yapısı çok kültürlüdür, şu anki kaptanı da takımın birinci ligi yükselmesinden büyük katkısı olan Kenan Karaman’dır.
Sadece bir ömürboyu değil, öldükten sonra da Schalke 04’lü kalanlar var
Hep Schalke 04 yazıyorum, bu 04 Schalke için olmazsa olmazlardandır. Uzun bir zaman önce televiziyonda bir kadın spor sunucusu yanlışlıkla Schalke 05 demişti, kelimenin tam anlamıyla yer yerinden oynamıştı, kadın sunucu çok sert tepkilerle karşılaşmıştı. Bu Schalke 05, kadının üzerine yapıştı, hiç çıkmadı, her fırsatta da hatırlanır.
Yazımın başında belirttiğim gibi Schalke 04, Gelsenkirchen ve taraftarları için bir futbol takımından çok öte bir değerdir, bir efsane, bir şehrin, insanlarının kimlik kartıdır. Çoğu Gelsenkirchenli için belki dinsel ve ulusal kimlikten önce gelir. Bundan olsa gerek Almanya’da taraftar mezarlığı olan beş kentten biridir, stadın çok yakınında bulunan bu mezarlığı kuran da bir Türktür. Schalke 04’ün evinde oynadığı her karşılaşma öncesi çalınan şarkısında, “Bir ömürboyu Schalke 04’lüyüz” dizesi yer alır. Bu bazı koyu taraftarlara yeterli gelmemiş olacaktı, ölümden sonra da Schalke 04’lü kalmak için stadın yanında gömülmek istiyorlar.
Hz.Muhammed ile Schalke 04’ün ne ilgisi olabilir?
Yaklaşık bir 10 yıl kadar önce Hz. Muhammed ile Schalke 04’ün ilgisini öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Bu ilgi, Schalke 04’ün mavi beyaz renklerinin sürekli tekrar edildiği şarkısıyla ilgiliydi. Şarkının ortasında, “Hz. Muhammed bir peygamberdi / Futbolla bir ilgisi yoktu / Ama o, bütün renkler arasından / Mavi beyazı seçmişti” dizeleri yer alıyor.
Aslında şarkı 1797 yılında yazılmış bir avcı şarkısıydı, renk de mavi beyaz değil, avcıların rengi olan yeşildi. Bilindiği gibi İslam’ın rengi de yeşil olarak kabul ediliyor. Bu avcı şarkısında yeşile övgü olması için Hz. Muhammed’e gönderme yapılıyordu. 1924’de Kölnlü müzikçi Hans König, şarkının metnini değiştirip besteliyor, yeşili mavi beyaza çeviriyor.
2009’da bazı Türk medyası şarkıyı gündeme getirince Schalke 04 yönetimine müslüman taraftarlardan tepkiler geldi, şarkından Hz. Muhammed’in çıkarılması istendi. Radikal islamcı muslim-markt.de internet sitesini kuran Yavuz Özoğuz, Hz. Muhammed’in çıkarılması için kampanya başlattı. Bu kişi Sosyal Demokrat Parti (SPD) federal milletvekili ve eski Federal Meclis Başkan yardımcısı Aydan Özoğuz’un kardeşi. Schalke 04 yönetimi, birçok islambilimciden, şarkıda Hz. Muhammed’e hakaret olmadığı yönünde bilirkişi raporu aldı, konu da böylece kapandı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.