Trump’ın İran ültimatomunda kritik saatler: ABD’de “Trump delirdi” tepkileri, İran’da seferberlik ve köprülere saldırı
Kısa Dalga- ABD-İran savaşında 40 gün geride kalırken ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılarla ilgili, "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak” dedi. Trump ayrıca bu geceyi "dünyanın uzun ve karmaşık tarihindeki en önemli anlardan biri" olarak nitelendirerek "47 yıllık zorbalık, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek. İran’ın büyük halkını Tanrı korusun" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump, sahibi olduğu Truth Social sosyal medya platformu üzerinden İran'a yönelik tehditlerine bir yenisini daha ekledi. Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmaması durumunda İran'ın köprü ve enerji altyapısına yönelik ağır saldırı tehdidinin son tarihi bu gece saat 02.00'de doluyor.
"Trump delirdi"
Trump’ın açıklamalarının ardından dünyanın dört bir yanından tepki mesajları yükseldi. Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına kısa süre kala ABD iç siyasetinde eleştiriler sertleşti.
Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, “Trump ciddi oranda hasta biri” derken, Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene ise Trump’a yönelik, “25. maddeyle görevden alınmalı, bir medeniyeti yok edemeyiz. Bu tam bir delilik ve şeytanilik” yorumunda bulundu.
Demokrat Senatör Ed Markey, “Trump’ın görevden alınmasını öngören her tasarıyı destekleyeceğim” şeklinde tepki gösterirken Minnesota Valisi Tim Walz, “Trump delirdi” diye konuştu.
WSJ: "İran doğrudan temasları askıya aldı"
Öte yandan ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) Gazetesi, İran’ın yalnızca ABD ile yürüttüğü doğrudan temasları askıya aldığını, buna karşın arabulucular üzerinden sürdürülen ateşkes görüşmelerinin devam ettiğini yazdı.
Gazetenin haberinde, Tahran yönetiminin Washington ile doğrudan iletişimi kestiği ancak ateşkes sürecine aracılık eden kanallarla temaslarını sürdürdüğü belirtildi. Bu durumun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington saatiyle 20.00’ye kadar İran ile anlaşma sağlama yönündeki çabalarını geçici olarak zorlaştırdığı, ancak müzakere sürecinin tamamen kesintiye uğramadığı ifade edildi.
WSJ’ye konuşan bir yetkili ise İran’ın doğrudan iletişimi keserek memnuniyetsizliğini ortaya koymak ve bir tür meydan okuma mesajı vermek istediğini dile getirdi.
İran’da bakan yardımcısından gençlere çağrı
Trump’ın İran’a yönelik tehditlerinin ardından İran’ın Spor Bakanı Yardımcısı Alireza Rahimi, ülkedeki gençlere ülke genelindeki elektrik santrallerinin etrafında “insan zincirleri” oluşturmaları çağrısında bulundu.
Spor ve Gençlik Bakan Yardımcısı Alireza Rahimi, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Tüm gençleri, kültür ve sanat insanlarını, sporcuları ve şampiyonları ‘İranlı gençler için parlak bir gelecek adına insan zinciri’ ulusal kampanyasına katılmaya çağırıyorum” dedi.
Rahimi İranlıları ülkedeki elektrik üretim tesisleri önünde toplanmaya çağırarak, “Kamu altyapısına saldırının bir savaş suçu olduğunu söylemek için yan yana duracağız” ifadelerini kullandı.
İran’da demiryolu köprüleri vuruldu: 3 ölü
Savaşa dair sert açıklamalar yapılırken saldırılar da devam ediyor. İran haber ajansı ISNA'nın İsfahan Valiliği’nin açıklamasına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, Kaşan kentinde Yahyaabad Demir Yolu Köprüsü'ne saldırı düzenledi. Saldırıda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 3 kişinin yaralandığı belirtildi.
İsfahan’ın ardından İran Devlet Televizyonu, Zencan Valiliği'nin açıklamasına dayandırdığı haberde, Tahran'dan 335 kilometre uzaklıkta, Zencan ile Miyane arasında bulunan Aminabad'daki demiryolu köprüsüne saldırı düzenlendiğini aktardı. İran Devlet Televizyonu, Kum Valiliğine dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in Kum kenti yakınlarındaki köprülerden birine saldırdığını duyurdu.
İran misilleme gücünü koruyor
Diğer yandan, alanda çalışan uzmanlar da gelinen noktayı değerlendirdi. DW Türkçe’de yer alan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa sürede zafer beklentisi gerçekleşmezken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak küresel enerji akışını tehdit etmesi ve Körfez’deki ABD üsleri ile enerji altyapılarını hedef alması savaşın seyrini karmaşık ve uzayan bir krize dönüştürdü.
Haberde, ABD ve İsrail’in haftalardır süren hava saldırılarıyla İran’ın hava savunma sistemlerinin büyük bölümünü ve konvansiyonel askeri kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığı, binlerce hedefin vurulduğu ve üst düzey isimlerin hedef alındığı aktarıldı. Buna karşın İran’ın tamamen etkisiz hale getirilmediği, aksine misilleme saldırıları düzenlemeyi sürdürdüğü vurgulandı.
Uzman değerlendirmelerine göre İran, onlarca yıldır geliştirdiği asimetrik savaş doktrini sayesinde konvansiyonel kayıplarına rağmen sahada varlık gösterebiliyor. 1979 sonrası yaptırımlar ve silah ambargoları nedeniyle geliştirilen bu strateji; düşük maliyetli füze sistemleri, insansız hava araçları, siber saldırı kapasitesi ve bölgedeki vekil güç ağlarına dayanıyor. Bu yapı, İran’a uzun süreli direnç imkânı sağlıyor.
Haberde özellikle Şahid tipi insansız hava araçlarının İran’ın saldırı stratejisinde kritik rol oynadığı belirtiliyor. Düşük maliyetle üretilebilen ve yaklaşık 2 bin kilometre menzile sahip bu İHA’lar, yüksek maliyetli hava savunma sistemlerine karşı maliyet avantajı yaratıyor. İran’ın bu araçlardan binlercesine sahip olduğu ve üretiminin dağınık yapısı sayesinde kolaylıkla sürdürülebildiği ifade ediliyor.
Öte yandan İran’ın yaptırımlara rağmen petrol satışını sürdürerek savaş ekonomisini finanse ettiği, özellikle Çin gibi ülkelere enerji ihracatının devam ettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre İran’ın konvansiyonel kapasitesi zayıflamış olsa da asimetrik tehdit gücü ve kalan füze stokları nedeniyle çatışmanın kısa sürede sona ermesi zor görünüyor.
Trump’un açıklamaları ne kadar ciddi?
Euronews Türkçe’de yer alan analizde ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik ültimatomları ve tehditlerinin ne ölçüde uygulanabilir olduğu değerlendirildi.
Analizde, Trump’ın daha önce de İran’a sert tehditler yönelttiği ancak çoğu zaman geri adım attığına dikkat çekildi. Mart ayında Hürmüz Boğazı’nın açılmaması halinde İran’ın petrol tesislerini hedef alacağını söyleyen Trump’ın, süre dolduğunda saldırı emri vermek yerine geçici bir duraklama ilan ettiği ve dolaylı temasların sürdüğünü açıkladığı hatırlatıldı.
Buna karşın, Trump’ın son açıklamalarında İran’ın altyapısını tamamen yok etmeye yönelik daha sert bir söylem benimsediği, ancak uzmanlara göre bu tür saldırıların Tahran’ı teslim olmaya zorlamayabileceği ve stratejik açıdan sınırlı sonuç doğurabileceği vurgulandı.
İran yönetimi ise ültimatomu kesin bir dille reddederek Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol hakkını savundu ve sert karşılık verileceği mesajını verdi. Analizde, Tahran’ın söyleminin uzlaşmadan ziyade meydan okuma içerdiği belirtildi.
Avrupa Birliği tarafı, enerji altyapısının hedef alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgularken genel olarak temkinli bir tutum sergiledi. Öte yandan diplomatik çözüm ihtimalinin zayıf olduğu ancak Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi ülkelerin arabuluculuk çabalarını sürdürdüğü ifade edildi.
Analize göre Trump’ın tehditleri şu ana kadar İran’ı geri adım attırmaktan çok daha sert bir pozisyona iterken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için kapsamlı bir uzlaşma gerektiği ve bunun kısa vadede zor göründüğü değerlendiriliyor. ABD içinde ise kamuoyu ve siyasi çevrelerde savaş karşıtı tepkilerin arttığı, yükselen enerji fiyatlarının da iç politikada baskı oluşturduğu belirtiliyor.
IEA Başkanı Fatih Birol’dan “karamsarım” açıklaması
Endişeli bekleyiş sürerken bu durum küresel enerji piyasasını da olumsuz etkiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Körfez’den doğal gaz sevkiyatının durduğunu ve petrol üretiminin yarıya düştüğünü belirterek, dünyanın eşi benzeri görülmemiş bir enerji arz şokuyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Fransız Le Figaro Gazetesi’ne konuşan Birol, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi halinde krizin daha da derinleşeceğini vurgulayarak, savaşın sadece enerji sektörünü değil, gübre ve petrokimya gibi birçok alanı da olumsuz etkilediğini söyledi. Durumu “çok karamsar” olarak nitelendiren Birol, dünya ekonomisi için “kara bir dönem” uyarısında bulundu.
Türkiye’den diplomasi girişimi
Bölgede tansiyon artarken Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre görüşmede, bölgedeki savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimler kapsamlı şekilde ele alındı.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.