Bağ-Kur’da 7200 gün düzenlemesinde kulislerde neler konuşuluyor? Kimler faydalanacak?
Kısa Dalga - Emeklilikte prim gün sayısı farkının kapatılması amacıyla Bağ - Kur sigortalılarının prim gün sayısının 9.000’den 7.200’e düşürülmesi gündeme gelmişti. Zaman zaman bu yönde çalışma yapıldığına dair haberler çıksa da durum henüz netleşmiş değil.
Meclis gündemine taşındı
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'n 2023 seçimleri öncesi vaadi olan bu düzenlemenin akıbetini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Taşcıer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, somut bir takvim, taslak düzenleme ya da etki analizinin kamuoyuyla paylaşılmadığını, 1 milyon kişinin yaklaşık üç yıldır mağdur edildiğini vurguladı.
Taşcıer, "Erdoğan, 2023 seçimleri öncesinde BAĞ-KUR’lulara 9.000 prim gün şartının 7.200’e indirileceği açıklandı. Sayın Bakan bu vaadi ‘emir telakki ettiğini’ söyledi. Aradan aylar geçti; ortada ne yasa teklifi var ne takvim var ne de mali etki analizi. Küçük esnaf, çiftçi ve kendi namına çalışan milyonlarca yurttaş belirsizlik içinde bırakıldı" dedi.
Taşçıer: 1 milyon kişi 1028 gündür verilen sözün tutulmasını bekliyor
Erdoğan'ın “Yeni dönemde yapacağımız ilk işlerden biri olacak. Biz söz verince unutmaz, onu takip eder, hayata geçirir, sonra da millete hesabını veririz” açıklamasının üzerinden 1028 gün geçtiğini vurgulayan Taşçıer, " Bu süre zarfında 1 milyon Bağ-Kur sigortalısı emeklilik planlamasını bu açıklamaya göre yapmış ve düzenlemenin hayata geçirilmesini beklemiştir" ifadesini kullandı.
Bakan Işıkhan'a kritik sorular: Kimler kapsama alınacak?
Taşçıer'in Bakan Işıkhan'a soruları da şöyle: "8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olan Bağ-Kur’lular düzenleme kapsamına alınacak mıdır? 9 Eylül 1999 sonrası sigortalılar için SSK’daki kademeli yapı mı uygulanacaktır? 1 Mayıs 2008 sonrası için yaş şartı korunarak 7.200 gün mü esas alınacaktır? Bu sorulara verilecek yanıt, düzenlemenin gerçek anlamda bir eşitleme mi yoksa EYT’de olduğu gibi belirli bir kesime yönelik sınırlı bir düzenlememi olacağını belirleyecektir. Gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar mı kapsama alınacaktır? Basit usulde vergilendirilenler dahil edilecek midir? Gerçek usulde vergilendirilenler, şirket ortakları ve tarım Bağ-Kur sigortalıları kapsam dışında mı bırakılacaktır?"
Kulislerdeki beklenti ne?
Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun ise Dünya gazetesinde yayımlanan yazısında bu konuya değindi. "Henüz netleşmeyen detaylar, özellikle farklı sigortalılık başlangıç tarihlerine sahip vatandaşlar açısından önemli soru işaretlerini de beraberinde getiriyor" diyen Erdursun mevcut sistemi ve kulislerdeki beklentileri aktardı. Erdursun'un yazısında önemli satır başları şöyle:
"Kulislerdeki değerlendirmelere göre düzenlemenin 2026 yılı içinde yasalaşması, detayların birkaç ay içinde netleşmesi bekleniyor. Ancak kritik soru hâlâ açık: Düzenleme eşit indirime mi dayanacak, yoksa belirli gruplara mı odaklanacak?
Bağ-Kur’da 7.200 gün düzenlemesi, ilk bakışta geniş kapsamlı bir iyileştirme gibi görünse de, gerçekte etkisi oldukça farklı gruplar arasında değişiyor:
-En büyük kazanan: 1999 öncesi Bağ-Kurlular (kadın ve erkek)
-Sınırlı kazanç: 1999 sonrası sigortalılar
-Dolaylı kazanç: ihya yapabilecek mali gücü olanlar
9 Eylül 1999 tarihinden sonra sigortalı olanlar açısından kritik bir noktayı ayrıca vurgulamak gerekiyor: Bu kişiler, Bağ-Kur’da kendilerinden istenilen prim gün sayısını tamamlasalar, hatta olası bir düzenlemeyle prim gün şartı düşürülse dahi, mevcut sistemde yaş şartını beklemek zorunda kalacaklar.
'Kim için avantajlı?'
Tek başına prim indirimi, bu grup için emekliliği öne çeken güçlü bir unsur olmayacaktır. Ancak burada belirleyici olan unsur, olası bir kademeli emeklilik düzenlemesidir. Şayet kademeli emeklilik hayata geçirilirse, özellikle 9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar için önemli bir avantaj ortaya çıkabilir.
Bu durumda hem yaş şartı esnetilmiş olacak hem de prim gün sayısının düşmesiyle birlikte emeklilik daha erişilebilir hale gelecektir. Buna karşılık, kademeli emeklilik düzenlemesi gelmezse; prim günlerini tamamlamış olsalar bile kendi adına işyeri bulunan ya da şirket ortağı olan Bağ-Kur sigortalıları, emeklilik yaşına kadar prim ödemeye devam etmek zorunda kalacaklardır.
Bu nedenle söz konusu düzenleme, bu grup açısından ilk etapta çok güçlü bir avantaj sunmamakta; ancak kademeli emeklilik ile desteklenmesi halinde gerçek anlamda bir kazanıma dönüşebilecek bir potansiyel taşımaktadır. Bu nedenle düzenleme, “genel bir reform”dan ziyade, belirli kesimlere güçlü avantaj sağlayan, diğerleri için ise sınırlı etkisi olan bir değişiklik olarak değerlendirilmeli. Yasanın nihai şekli ortaya çıktığında, emeklilik planlaması yapan herkesin kendi sigorta başlangıç tarihine ve prim durumuna göre yeniden hesaplama yapması kaçınılmaz olacaktır."
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.