CHP’li Aşkın Genç: Her 100 liralık verginin yaklaşık 24 lirası faize gitti

CHP Milletvekili Aşkın Genç, “Toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 24 lirası faiz ödemelerine gitti. Yurttaştan toplanan vergi; okul, hastane, yatırım ve sosyal destek için değil, yanlış ekonomi politikalarının faiz faturasını kapatmak için kullanılıyor” dedi.

·

Kısa Dalga - CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, ekonomideki bozulmanın yalnızca enflasyon başlığıyla açıklanamayacağını belirterek, dış finansman ihtiyacından bütçe açığına, vatandaşın borçluluğundan tarımsal maliyetlere kadar uzanan çok yönlü bir risk tablosu oluştuğunu söyledi.

Genç, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu açığının nisan itibarıyla 402,3 milyar dolara yükseldiğini belirterek, bir yıl içinde ödenmesi veya çevrilmesi gereken kısa vadeli dış borç tutarının da 242 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

Türkiye’nin toplam dış borç stokunun yaklaşık yüzde 47’sinin bir yıl veya daha kısa vadeli borçlardan oluştuğunu belirten Genç, “Bu veriler, ekonominin dış kaynak girişine ne kadar bağımlı hale geldiğini gösteriyor. Bu borçların tamamının aynı anda rezervden ödeneceği anlamına gelmez ancak büyüklükleri yan yana koyduğunuzda, dış finansmana bağımlılığın ne kadar ağır olduğunu açıkça görürsünüz” dedi.

Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu eksi 402,3 milyar dolar, yurt dışı varlıkları 406 milyar dolar, yükümlülükleri ise 808,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

"Dört haftada 16,7 milyar dolarlık kayıp"

Merkez Bankası rezervlerindeki gerilemeye de dikkati çeken Genç, 15 Mayıs’ta 168,8 milyar dolar olan toplam rezervin 12 Haziran haftasında 152,1 milyar dolara indiğini hatırlattı. Yaklaşık dört haftada 16,7 milyar dolarlık kayıp yaşandığını belirten Genç, “Rezervdeki bu gerileme, ekonominin dış şoklara karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. İktidar, rakamların sadece yüksek olduğu günleri anlatıyor; oysa önemli olan, bu rezervin hangi baskılar altında ve ne hızla eridiğidir” ifadelerini kullandı.

Genç, bütçe verilerinin de iktidarın “mali disiplin” söylemiyle çeliştiğini söyledi. Mayıs ayında merkezi yönetim bütçesinin 298,2 milyar lira açık verdiğini, oysa geçen yılın aynı ayında 235,2 milyar lira fazla oluştuğunu belirten Genç, faiz dışı bütçede de 346 milyar liralık fazlanın 169 milyar liralık açığa dönüştüğünü kaydetti.

Genç, şöyle konuştu:

“Vergiyi birkaç ay erken toplamak mali disiplini sağlamaz, yalnızca bütçe tablosunun takvimini değiştirir. İktidar yılın ilk aylarında geçici vergi tahsilatını öne çekerek bütçe açığının küçüldüğü görüntüsünü verdi. Ancak mayıs verisi bu makyajı bozdu. Bütçe açığı patladı, faiz dışı denge de bozuldu. Yılın ilk beş ayında bütçe açığı 1 trilyon 56 milyar liraya ulaştı. Daha da çarpıcı olan şudur; Toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 24 lirası faiz ödemelerine gitti. Yurttaştan toplanan vergi okul, hastane, yatırım ve sosyal destek için değil, yanlış ekonomi politikalarının faiz faturasını kapatmak için kullanılıyor.”

Yılın ilk beş ayında faiz ödemelerinin 1 trilyon 263 milyar liraya ulaştığını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,1 arttığını belirten Genç, “Faiz dışı bütçenin dahi açık vermeye başlaması, sorunun sadece yüksek faiz olmadığını, kamu maliyesinin temel dengesinin de bozulduğunu gösteriyor” dedi.

"Vatandaş artık gelirini artırarak değil, borcunu büyüterek ayakta kalmaya çalışıyor"

Vatandaşın borç yükünün de hızla büyüdüğünü vurgulayan Genç, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 6 trilyon 896 milyar liraya ulaştığını, varlık yönetim şirketlerine devredilen borçlarla birlikte toplam finansal borcun 7 trilyon lira eşiğini aştığını ifade etti. Yıl başından bu yana bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında 1 trilyon liranın üzerinde artış yaşandığını belirten Genç, bankaların tahsil edemediği bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 310 milyar liraya çıktığını söyledi.

Genç, “Vatandaş artık gelirini artırarak değil, borcunu büyüterek ayakta kalmaya çalışıyor. Kredi kartı temel tüketimin finansman aracı haline gelmiş durumda. Bir yanda bankaya, diğer yanda varlık yönetim şirketine devredilen borçlar büyüyor. Bu tablo, ekonomik programın vatandaşı rahatlatmadığını, tam tersine borç sarmalını derinleştirdiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

İcra dairelerine yılın başından 20 Haziran’a kadar 4 milyon 724 bin yeni dosya geldiğini, toplam derdest dosya sayısının ise 25 milyon 351 bine ulaştığını hatırlatan Genç, “Bu sayılar tek tek insanların geçim mücadelesinin adliye dosyalarına dönüşmüş halidir. İcra dosyasındaki artış, ekonomideki bozulmanın en somut sosyal göstergelerinden biridir” dedi.

Kaynak: ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.