TEPAV raporu: Küresel enerji sistemi çözüyor, Ceyhan yeni enerji ve rafineri üssüne dönüşebilir
TEPAV’ın “Hürmüz Krizi Sonrası Enerji Mimarisi ve Türkiye” raporu, Ukrayna savaşı ve Hürmüz krizinin küresel enerji sistemini kalıcı biçimde değiştirdiğini ortaya koydu. Rapora göre artık “en ucuz rota” değil “en güvenli rota” dönemi başlıyor; Türkiye ise Ceyhan merkezli yeni petrol ve doğal gaz koridorlarının ana enerji üssü olmaya hazırlanıyor.
Kısa Dalga - TEPAV’ın (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) yayımladığı “Hürmüz Krizi Sonrası Enerji Mimarisi ve Türkiye” başlıklı rapor, küresel enerji sisteminde Ukrayna savaşıyla başlayan kırılmanın Hürmüz Boğazı kriziyle yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu. Raporda, enerji dünyasında artık “en düşük maliyetli” değil, “en dayanıklı” güzergâhların öne çıkacağı belirtilirken, Türkiye’nin merkezinde yer aldığı yeni enerji koridorları önerildi.
TEPAV enerji uzmanı Dr. Mühdan Sağlam tarafından kaleme alınan rapora göre ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması, yalnızca petrol sevkiyatını değil, LNG, petrokimya, gübre ve lojistik zincirlerini de doğrudan etkiledi. Günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol ve enerji ürününün geçtiği boğazdaki kesintinin, mevcut küresel enerji mimarisinin kırılganlığını açığa çıkardığı vurgulandı.

Dört varsayım geçersiz kaldı
Raporda, 1980’lerden itibaren şekillenen küresel enerji sisteminin dört temel varsayım üzerine kurulduğu belirtildi. Birincisi, deniz yollarının açık kalacağı varsayımı. Diğeri ise enerji altyapılarının hedef alınmayacağı, üçüncüsü ekonomik bağımlılığın çatışmayı önleyeceği ve sonuncu varsayım ise piyasa mekanizmalarının krizleri dengeleyeceği. Rapora göre Ukrayna savaşı ve Hürmüz krizi bu varsayımları geçersiz hale getirdi.
Ceyhan için yeni rol önerisi
TEPAV raporunda en dikkat çekici başlıklardan biri Türkiye’nin enerji geçiş ülkesi rolünün ötesine taşınması önerisi oldu. Raporda, Kazakistan petrolünün Hazar üzerinden Azerbaycan’a, oradan da Bakü-Tiflis-Ceyhan hattıyla Akdeniz’e ulaştırılması önerildi. Bunun yanında Irak petrolünün Kerkük-Ceyhan hattı üzerinden taşınmasının yeniden artırılması ve Körfez petrolünün de Irak üzerinden kuzeye bağlanarak Türkiye’ye yönlendirilmesi senaryoları ele alındı. Rapora göre, özellikle Kuveyt’in Hürmüz dışında başka bir çıkış hattının bulunmaması, Irak-Türkiye güzergâhını stratejik hale getiriyor. Hürmüz krizinin ardından Basra çıkışlı ihracatta yaşanan kesintilerin Irak ekonomisinde milyarlarca dolarlık kayıp yarattığına dikkat çekildi.
“Ceyhan rafineri ve ticaret merkezine dönüşebilir”
Raporda Ceyhan için yalnızca boru hattı terminali değil, entegre enerji merkezi modeli de önerildi. Bu kapsamda da Türkiye’de “büyük ölçekli rafineri yatırımları yapılması, depolama kapasitesinin artırılması, ticari harmanlama altyapısının yükseltilmesi ve enerji ticaret merkezi kurulması gerektiğine vurgu yapıldı. Raporda, bu modelin Türkiye’yi “petrolün geçtiği ülke” olmaktan çıkarıp “işleyen, depolayan ve fiyatlayan ülke” konumuna taşıyabileceği vurgulandı. Raporda Ceyhan’ın uzun vadede Rotterdam veya Füceyre benzeri bir enerji merkezine dönüşebileceği ifade edildi.
NATO vurgusu
Raporda dikkat çeken unsurlardan biri de enerji güvenliği ile askeri güvenliğin birlikte değerlendirilmesi oldu. Ceyhan’ın avantajları arasında Türkiye’nin NATO üyesi olması, Adana’daki askeri altyapı ve Körfez’e kıyasla daha güvenli bir enerji yatırım ortamı sunması gösterildi. Raporda, enerji altyapılarının artık doğrudan jeopolitik hedef haline geldiği vurgulandı.
Türkmenistan gazı için Trans-Hazar önerisi
Raporun doğal gaz bölümünde ise Türkmenistan gazının Avrupa’ya taşınması öne çıktı. Raporda, Azerbaycan’ın mevcut üretim kapasitesinin Avrupa’nın artan talebini tek başına karşılamaya yetmeyeceği, bu nedenle Türkmenistan’ın sisteme dahil edilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda Trans-Hazar Boru Hattı’nın stratejik önem kazandığı ifade edildi. TEPAV, Türkmenistan gazının Hazar üzerinden Azerbaycan’a, oradan TANAP ve Avrupa sistemine bağlanmasını önerirken, kısa vadede LNG tankerleriyle kurulacak hibrit modellerin de kullanılabileceğini kaydetti. Raporun sonuç bölümünde, küresel enerji sisteminin artık yalnızca maliyet ve verimlilik üzerinden şekillenmeyeceği belirtildi. Yeni dönemde alternatif güzergâhlar, dağıtılmış altyapılar ve güvenlik odaklı enerji mimarisinin öne çıkacağı ifade edildi.
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.