Afşin-Elbistan’a kömür dayatmasına yargı freni

Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne iki yeni ünite yapılması için verilen “ÇED olumlu” kararını iptal etti. Karar, yıllardır hava kirliliği, tarım alanlarının tahribatı ve sağlık riskleriyle yaşayan bölge halkının temiz çevre hakkı mücadelesinde önemli bir kazanım olarak değerlendirildi.

·

KISA DALGA - Türkiye’nin en ağır kömür yükünü taşıyan bölgelerinden Afşin-Elbistan’da yeni termik santral ünitelerine yargı freni geldi. Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan 5. ve 6. üniteler için verilen 27 Aralık 2024 tarihli “Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu” kararını iptal etti.

Mahkeme, projenin çevredeki insan sağlığı, tarım arazileri, su kaynakları ve ekolojik yapı üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında, nihai ÇED raporunun usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığına hükmetti. Kararda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemlerle kabul edilebilir düzeyde olduğunun ortaya konulamadığı belirtildi.

Mahkeme: İnsan sağlığı ve ekolojik etkiler yeterince değerlendirilmedi

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne toplam 688 MW kapasiteye sahip iki yeni ünitenin eklenmesi planlanıyordu. Bu, Greenpeace Türkiye’nin de vurguladığı gibi mevcut santrale “yeni bir santral büyüklüğünde” ek kapasite anlamına geliyordu.

Mahkeme kararında, ÇED raporunun projenin gerçek çevresel yükünü ortaya koymadığına dikkat çekildi. Yeni ünitelerin çalışabilmesi için gerekli kömür ihtiyacının karşılanması amacıyla maden üretim kapasitesinin artırılması gerekeceği, ancak bu artıştan doğacak çevresel etkilerin hesaplamalara dahil edilmediği belirtildi.

Bu nedenle kümülatif etki değerlendirmesinin ve toz emisyonu hesaplarının eksik yapıldığı vurgulandı. Başka bir ifadeyle mahkeme, projenin yalnızca kağıt üzerindeki santral üniteleriyle değil, bu üniteleri besleyecek maden kapasitesi, su kullanımı, toz, atık, tarım alanları ve insan sağlığı üzerindeki toplam etkisiyle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Sağlık koruma bandı çelişkili, hassas gruplar yok sayıldı

Kararın en kritik başlıklarından biri halk sağlığı oldu. Bilirkişi raporlarında, ÇED raporunun halk sağlığı risklerini yeterince değerlendirmediği, riskleri teknik sınırlar içinde daralttığı ve çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar gibi hassas gruplar için ayrı bir sağlık etki analizi içermediği belirtildi.

Mahkeme kararında da sağlık koruma bandına ilişkin bilgilerin çelişkili olduğu, hassas gruplar yönünden sağlık etki analizi yapılmadığı vurgulandı. İl Sağlık Müdürlüğü’nün 500 metrelik sağlık koruma bandı önerisine karşın ÇED raporunda 25-30 metrelik mesafelerden söz edilmesi de bilirkişi raporlarında çelişki olarak değerlendirildi.

Bu tespit, bölgede yıllardır dile getirilen “kömür yalnızca çevre sorunu değil, halk sağlığı sorunudur” uyarısını yargı kararına taşıdı.

Su kaynakları ve tarım alanları için geri dönülmez risk

Mahkeme, linyit üretimi için zorunlu olan susuzlaştırma işleminin hidrojeolojik etkilerinin faaliyet başlamadan önce değerlendirilmediğini belirledi. Bilirkişi raporunda, bu işlemin yeraltı su seviyesinde düşüş, kaynaklarda ve kuyularda kuruma, oturma/çökme ve bitki örtüsünde değişim gibi etkiler doğurabileceği; bu etkilerin birçoğunun kalıcı ve sonradan giderilemez nitelikte olduğu ifade edildi.

Kararda ayrıca proje sahası çevresindeki tarım arazilerine olası etkilerin ve bu etkileri önlemek için alınacak tedbirlerin ortaya konulmadığı belirtildi. Proje etki alanının önemli bir bölümünün tarımsal kullanıma sahip olduğu dikkate alındığında, karar bölgedeki üretim hakkı ve gıda güvenliği açısından da önem taşıyor.

“Kömür tozundan kadere mahkûm değiliz”

Afşin Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat, mahkeme kararını yıllardır süren yaşam savunusu mücadelesinin kazanımı olarak değerlendirdi.

Dalkanat, “Yıllardır temiz hava, verimli topraklar ve çocuklarımızın geleceği için mücadele ediyoruz. Bu mahkeme kararı, tüm engellere rağmen kararlılığını koruyan Afşin ve Elbistan halkı için bir kazanımdır” dedi.

Santral projelerini dördüncü kez durdurduklarını söyleyen Dalkanat, mücadelenin yalnızca yeni ünitelerin engellenmesiyle sınırlı olmadığını belirtti:

“Şimdi sıra, hem insanları hem de doğayı koruyan adil bir geçiş süreciyle mevcut tüm kömür santrallerinin kapatılmasını sağlamaya geldi. Afşin ve Elbistan’ın bize biçilen kömür tozundan kadere mahkum olmadığını biliyoruz.”

Greenpeace: Bu karar kömürden çıkışın başlangıcı olsun

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay da kararı, Afşin-Elbistan halkı ve“Kahramanmaraş’ta yeni bir termik santrale yer yok”kampanyasına destek verenler açısından önemli bir kazanım olarak nitelendirdi.

Alpay, Afşin-Elbistan A ve B kömürlü termik santrallerinin çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin yıllardır raporlandığını hatırlatarak, iki yeni ünitenin bu etkileri katlayacağını söyledi.

“Bilirkişi raporları da yeni ek ünitelerin kamu yararı olmadığını ortaya koydu. Mahkemenin kararını oldukça yerinde buluyoruz” diyen Alpay, kararın yalnızca Afşin-Elbistan açısından değil, Türkiye’nin enerji politikası açısından da sonuç doğurması gerektiğini belirtti.

Greenpeace Türkiye’ye göre bu karar, Türkiye’nin yeni kömürlü termik santrallerden vazgeçmesi, mevcut santrallerde genişleme ve ek ünite projelerini işleme koymaması ve kömürden adil çıkış için net bir yol haritası açıklaması gerektiğini bir kez daha gösterdi.

Alpay, “Bu karar, COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’nin kömürden çıkışının başlangıcı olsun” dedi.

Bilirkişi raporları: Proje kamu yararı taşımıyor

Mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporlarında projenin çevre mühendisliği, orman mühendisliği ve ekolojik yapı, ziraat mühendisliği, maden mühendisliği, jeoloji ve hidrojeoloji mühendisliği, halk sağlığı ve sosyoloji uzmanlık alanları yönünden uygun olmadığı belirtildi.

Maden mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede, Afşin-Elbistan B Termik Santrali’nin yaklaşık yüzde 25 kapasiteyle çalıştırılabildiği bir tabloda, 2024 fiyatlarıyla 37,5 milyar TL’yi aşan proje bedeline sahip iki yeni ünitenin eklenmesinde kamu yararı bulunmadığı ifade edildi.

Ek bilirkişi raporunda ise ÇED raporunda yer alan kömür rezervi bilgisinin güncel olmadığı, kapasite artışıyla ortaya çıkacak ilave toz emisyonunun eksik hesaplandığı, atıksu arıtma tesisi bilgilerinin tutarsız olduğu ve jeoteknik incelemelerin proje alanına özgü yapılmadığı tespit edildi.

Danıştay yolu açık

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin 5. ve 6. ünitelerine ilişkin ÇED olumlu kararının iptali istemiyle açılan davaların duruşmaları 11 Haziran’da Kahramanmaraş’ta görüldü.

Greenpeace Türkiye ve yöre sakinlerinin yanı sıra Elbistan ve Nurhak belediyeleri, Türk Tabipleri Birliği ve TEMA Vakfı da projeye karşı ayrı ayrı davalar açmıştı.

Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, ÇED olumlu kararının iptaline oybirliğiyle hükmetti. Karara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.