AKP'den "Öcalan" açıklaması: Statü değil ama etkinliğini artırma ortamı sağlanabilir
AKP'li yetkililer, "Öcalan'a özel bir statü verebilmek için öncelikle o mahkumiyet halinin afla bitmesi lazım. Şöyle olabilir, statü değil ama etkinliğini artırma noktasında, diyalog ve görüşlerini paylaşma konusunda ortam sağlanabilir" dedi.
Kısa Dalga - Süreçle ilgili yasal düzenlemelerin ne zaman başlayacağı tartışmaları devam ediyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen hafta grup toplantısında ikinci kez Abdullah Öcalan’a "statü" çağrısında bulunarak, "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" kurulmasını önermişti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “süreci ilerletecek mekanizma oluşturulması” çağrısında bulunmuştu. DEM Parti, “silah bırakma ile yasal düzenlemelerin eş zamanlı olması gerektiğini” belirtmişti.
"Öcalan'a 'statü' tanımlaması söz konusu olamaz"
Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan'a statü önerisi ve DEM Partililerin Öcalan için “başmüzakereci” tanımlamasına ilişkin, AKP'li yetkililer bir "statü" tanımlamasının söz konusu olamayacağını belirtti.
Yetkililer, “Şu anda nihayetinde cezası infaz edilen bir mahkum. Ona özel bir statü verebilmek için öncelikle o mahkumiyet halinin af ile vesaire bitmesi lazım. Ama şöyle olabilir; statü değil de etkinliğini artırma noktasında diyalog, görüşme, farklı toplum kesimleriyle düşüncelerini paylaşma durumu daha çok karşılık bulur. Gazeteciler gitsin röportaj yapsın, doğrudan sorsun o da cevaplarını versin. Doğrudan sadece İmralı Heyeti'ne değil farklı akademisyenlere, topluma fayda sağlayacak kişilere, varsa bu konularda çalışma yapan dernek başkanlarına, toplumda bu manada sürece katkı sağlayacak her kesimle daha yakın görüşebilme, fikirlerini paylaşma gibi imkanları olabilir" değerlendirmesini yaptı.
AKP'li yetkililer, bu görüşmelerin hangi sıfatla yapılacağının önemli olmadığını belirterek, Adalet Bakanlığı'nın izniyle bu görüşmelerin yapılabileceğini söyledi. Yetkililer, "Bunu hangi sıfatla yapacağı farketmez. Ceza infaz koşulları içinde bunu sağlarsınız çünkü Adalet Bakanlığı'nın bu konularda izniyle bunlar yapılabilir. Fikirlerini bütün toplum kesimlerine rahatlıkla ulaştıracağı, beklentisini söyleyeceği ortam olabilir. Çünkü mevcut durumda sadece İmralı Heyeti bunları ulaştırıyor ve bazı kopukluklar olabiliyor. Daha net, daha rahat bir ortam sağlanabilir" ifadelerini kullandı.
"Gecikmeler Öcalan’ın da etkinliğini azaltıyor"
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda silah bırakmanın "kritik eşik" olarak vurgulandığına işaret eden AKP'li yetkililer, “silah bırakmanın henüz istenilen düzeyde olmadığını” ifade etti.
Yetkililer, "Öcalan’ın 27 Şubat’tan itibaren gerek DEM'e gerek PKK'ya silah bırakma noktasında çok iddialı sözleri var. 'Zihinlerinizde de bırakın' diyor. Öcalan'ın talimatlarına rağmen maalesef oradaki gecikmeler Öcalan’ın da etkinliğini azaltıyor. Nihayetinde PKK’yı oluşturmuş, yönetmiş birisi. Bunun tasfiye edilmesi, silahların bırakılması noktasında daha etkin olabilir ama bunu zayıflatıyorlar hem Kandil direniyor hem DEM gereğini yapmıyor" diye konuştu.
AKP'li yetkililer, hem kendi raporlarında hem ortak raporda müstakil geçici bir kanun hazırlanacağı önerisinin yer aldığını anımsatarak, bunun için silah bırakmanın beklendiğini yineledi.
DEM Partililerin "silah bırakmanın ve yasal düzenlemelerin eş zamanlı yapılabileceği" çağrısına karşılık AKP'ler, şu ana kadar yapılan çalışmaları hatırlattı. Komisyon kurulduğunu, komisyonun çok sayıda kurum ve kişiyi dinlediğini, komisyon heyetinin İmralı'yı ziyaret ettiğini ve komisyondaki bütün partilerin uzlaşısıyla ortak rapor hazırlandığını anlatan yetkililer, "Silah bırakmanın tatmin edici düzeyde olması gerekir. Silahın varlığı devam ettiği müddetçe de eğer örgüt üyeleri gelmek istiyorlarsa zaten kanunlar var, etkin pişmanlık var, TCK 221/B. ‘Ben silahı reddediyorum, terör örgütünden ayrıldım pişmanım’ desin. Silahı bırakırsan, konuşalım" dedi.
"Silah duruyor, örgüt duruyor, eylemler yok; bunu yasada nasıl tarif edeceksiniz?"
Yetkililer, dün DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın "süreci ilerletecek, taraflar arasında köprü olacak bir mekanizma kurulması" çağrısını da şöyle değerlendirdi:
"O mekanizma kuruldu zaten. PKK’nın kendini feshi ile beraber oluşturulan komisyonla o mekanizma Meclis’in merkezinde işlemeye başladı. Komisyon bir mekanizmaydı. Komisyon heyeti İmralı'yı ziyaret etti. İmralı’ya gidiş, partilerden rapor alma, ortaklaşa rapor bir mekanizmaydı. Komisyon çalıştı, ortaklaşa rapor çıkarıldı. Bütün bunlar mekanizma değil mi? Evet bu arada sembolik olarak silah bırakıldı, hiçbir şey olmadı denilemez. Silah yakıldı, devamında bazı mağaralar boşaltıldı ama tatmin edici düzeyde, bu mekanizmalara rağmen silah bırakmanın varlığı ortaya konamadı. Biz mekanizmayı Meclis'in merkezinde kurduk, İmralı ziyaret edildi, herkesin imzaladığı müstakil geçici bir kanundan bahsettik. Bunlar başlı başına mekanizma. Ama buna rağmen silah bırakılmamış. Bu mekanizmanın çalıştığı dönemde silah bırakma ne kadar ilerledi?
Yeni bir mekanizma mı kuralım diyorlar; mevcudu bir tamamla da sonra yeni mekanizmayı kurup kurmayacağımıza bakarız. Şu anda silah bırakmanın tatmin edici düzeyde olması gerekiyordu. Bir yıl oldu PKK kendini feshedeli ama olmadı. Hukuk belirsizlikler, tahmin, yorum üzerine bir metin inşa etmez. Hukuk, maddi gerçeklik üzerinedir. Silah bırakılmıştır, örgüt kendini feshetmiştir; hukuk bunu tarif eder. Silah duruyor, örgüt duruyor, eylemler yok; bunu yasada nasıl tarif edeceksiniz? Silah bırakmanın varlığı bitmediği müddetçe maddi gerçeği nasıl tarif edeceğiz?”
Kulis | Bahçeli'nin 'Öcalan'a koordinatör statüsü' önerisine AKP soğuk bakıyor
Bahçeli, Abdullah Öcalan için "koordinatörlük" önerdi; DEM Parti'den destek geldi
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.