Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yeni gelişme: 4 saatlik gecikme, 10 yıllık otopsi kayıtları

Eski Ulaştırma Bakanı ve “Süleymancılar” cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından polise yaklaşık 4 saat geç haber verildiği belirlenirken, 2016’daki otopsiye ait olduğu belirtilen video kayıtları da 10 yıl sonra ortaya çıktı. Mezardan alınan örneklerde zehirlenme ve boğulma ihtimalleri araştırılıyor.

·

Kısa Dalga- Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma yeni ayrıntılarla genişletildi.

Denizolgun’un ölümü o dönem yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak kayıtlara geçti. Ancak ölümünden önce yaklaşık 36 saat boyunca kendisine ulaşılamaması, cansız bedeninin bulunmasının ardından polise geç haber verilmesi ve 2016’daki otopsi kayıtlarına ilişkin yeni gelişmeler dosyanın yeniden incelenmesine neden oldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma" kapsamında, olay günü yaşananlar ve Denizolgun’un ölümüne ilişkin adli kayıtlar yeniden mercek altına alındı.

Denizolgun’un ölümünden önce ne oldu?

Hürriyet’in haberine göre, Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016’da kendi aracıyla Beykoz’daki çiftliğine gitti. Dosyadaki ifadelere göre çiftlikte yalnızca atların bakımını yapan “seyis” bulunuyordu.

Denizolgun’un bir süre at bindikten sonra çiftlik evine çekildiği, ertesi gün akşam saatlerine doğru ise seyisi tarafından evde ölü bulunduğu belirtildi. Denizolgun’un ağzından kan geldiği de dosyadaki ifadelerde yer aldı.

Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından eve önce yeğeni Hilmi Kuriş ile özel doktoru Nurettin Demirkol’un geldiği, polise ise yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği belirtildi.

Olayın ardından seyis Rıfat Kadiroğlu, şoför Murat Bayrak ve çiftlikte çalışan Ahmet Soygel’in ifadeleri alındı.

Şoför: “Aradım, açmadı”

Dosyadaki Murat Bayrak’ın ifadesi şöyle:

“2000 yılından beri şoförüyüm. 6 Eylül 2016’da Üsküdar Kısıklı’daki evinden sabah 10.00’da alıp Altunizade’deki işyerine götürdüm. Sonrasında, 13.00 sıralarında kendisini Kısıklı’daki villasına bıraktım. Arif Bey, bana 7 Eylül’de çiftliğe gitmemi ve atların bakımını yapan bir aracın tamiratını yaptırmamı söyledi. 7 Eylül’de sabah 06.50’de (Beykoz’daki) çiftliğe gittiğimde Arif Bey’in arabası çiftliğin önündeydi. 10.30’a kadar bekledim ve kendisini aradım ancak açmadı. Yarım saat sonra bir daha aradım, açmadı. Bunun üzerine çiftlikte atların bakımını yapan Türkmen uyruklu Rıfat Kadiroğlu’na gitmem gerektiğini, Arif Bey’e ulaşamadığımı söyledim. ‘Eğer uyanırsa geldiğimi ve beklediğimi söylersin’ dedim. Saat 15.00 sıralarında tekrar Rıfat’ı aradım. Rıfat, Arif Bey’in ikametinden çıkmadığını söyledi. ‘O zaman git bir bak’ dedim. İşlerime devam ettim. Saat 18.00’de tekrar aradım. Bahçıvan bana ‘Çekiniyorum girmeye’ dedi. Ben de saat 19.00 sıralarında yeniden bahçıvanı aradım, kontrol etmediğini öğrenince Ahmet Soygel’i aradım, ‘Gel beraber bakalım Arif Bey’e’ dedim. Saat 20.00 sıralarında ağlayarak telefonu açtı ve ‘Ben ikamete girdim, Arif Bey vefat etmiş’ dedi. Biz de varmıştık çiftliğe. Üçümüz ikamete girdik. Arif Bey’in 3’lü koltukta, üzerinde binici kıyafetleriyle uzanır vaziyette yatıyor olduğunu, ağzından kan geldiğini ve kuruduğunu gördüm.”

İfadelere göre, Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından polise yaklaşık 4 saat geç haber verilmesi soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Savcılığın, Denizolgun’un ölümünün ardından yaşanan bu süreçte kimlerin olay yerine geldiği, polisin neden daha geç bilgilendirildiği ve olayın ilk aşamasında neler yaşandığına yönelik araştırma yaptığı öğrenildi.

10 yıl sonra otopsi kayıtları ortaya çıktı

Soruşturmadaki bir diğer önemli gelişme ise 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ilişkin video kayıtlarının ortaya çıkması oldu.

Sabah'ın haberine göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 24 Şubat ve 1 Haziran 2026’da Adli Tıp Kurumu’ndan otopsi sırasında çekilen kamera kayıtlarını istedi.

ATK İstanbul Morg İhtisas Dairesi ise kayıtların bulunmadığını bildirdi.

Ancak Denizolgun’un mezarının açıldığı 19 Ağustos’ta savcılığa ulaşan yeni ATK yazısında, otopsiye ilişkin video görüntülerinin bulunduğu belirtildi. Kayıtların USB bellek ve CD’ye aktarılarak Başsavcılığa gönderildiği ifade edildi.

Böylece daha önce bulunmadığı bildirilen 2016’daki otopsiye ait video kayıtları, Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma dosyasına girmiş oldu.

Mezar açıldı, yeni örnekler alındı

Denizolgun’un mezarı, ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikâyetler üzerine yeniden açıldı.

Fethi kabir işlemi kapsamında Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezardan naaşa ait örnekler alındı ve inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

İncelemelerin tamamlanmasının ardından alınan örnekler yeniden Denizolgun’un mezarına defnedildi. ATK’de yapılacak incelemelerin ardından Denizolgun’un ölüm sebebine ilişkin rapor hazırlanması bekleniyor.

Zehirlenme ve boğulma ihtimali araştırılıyor

Sabah'ın haberine göre, Denizolgun’un mezarından alınan örneklerde olası bir zehirlenme ihtimali araştırılacak.

2016’daki ilk otopsi raporunda ceset çürüme sıvısında baryum, arsenik, kadmiyum, nikel ve civa gibi ağır metaller tespit edildiği belirtilmişti. Yeni incelemede bu maddelerin ölümle bağlantısı olup olmadığı ve olası bir zehirlenme ihtimali yeniden değerlendirilecek.

İlk olay yeri inceleme tutanağında Denizolgun’un boynunun sol alt tarafında morarma ve ezilme bulunduğu da belirtilmişti. Adli Tıp Birinci İhtisas Kurulu ölümde boğma veya ağız ve burnun kapatılması ihtimalini de inceleyecek.

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.