Ayhan Bora Kaplan davası Susurluk'u aratmıyor: Sanık polisten Emniyet Müdürü'ne “çetenin üst aklı” suçlaması
Kısa Dalga - Ayhan Bora Kaplan’ın suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla yargılandığı davada konuşan sanık polis Murat Çelik, “Bu suç örgütünün diğer örgütlerden farklı olduğunu gördük. Başsavcılar, savcılar, hatta hâkimlerle işbirliği içinde olduklarına dair kuvvetli deliller elde ettik” dedi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda gördüğün davanın dünkü celsesinde Serdar Sertçelik’in buluntu telefonla ilgili savunması alınacaktı. Ancak Sertçelik 70 klasörden oluşan mesajların iki günde okunmasının mümkün olmadığını söyledi.
Sertçelik, “Bu dosyanın amacı polisleri aklamak. Polisler aklanacaksa savunma yapmayalım, kararı verin. 70 klasörü iki günde yapay zekâ okuyamaz. Hayatım söz konusu” dedi. Mahkeme başkanı da polislerin aklanmasının söz konusu olmadığını, daha sonra onları da dinleyeceklerini söyledi. Mahkeme başkanı, mesajlardan yola çıkarak sorular soracağı söyleyince Sertçelik, savunma yapmaya hazır olmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Sahte telefonda bulunan mesajlar kesinlikle bana ait değil. Burada basın var, yazacaklar. O mesajlar okunduğunda bu insanlar karalanmış olacak. Amaç da bu. Ben savunma yapacağım zaman da okumayın.”
Etkin pişmanlık pazarlığı
Sertçelik, mesajların sahte olduğunu iddia edince mahkeme başkanı da mesajların kendisine savcılıkta sorulup sorulmadığını sordu. Sertçelik okunmadığını belirterek şöyle yanıt verdi:
“Savcı sadece ‘Etkin pişmanlıktan yararlan, seni tutuklamaya sevk etmeyeceğim’ diye benimle 9 saat pazarlık yaptı. Bu mesajlarda siyasetçiler, bürokratlar suçlanıp ortalığı karıştırmak… Burada okunursa deşifre olacaklar. Devlet için de bu karışıklık olacak. Zaten amaç bu. Okunursa biz de bu karışıklığı desteklemiş oluruz.”
İzzet Ulvi Yönter krizi
Daha sonra mahkeme başkanı Sertçelik, firari avukat Cengiz Haliç ile arasındaki mesajları özetleyip okudu. Sıra geçtiğimiz hafta görevinden istifa eden MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter ile mesajlaşmalara gelince bu duruma Sertçelik’in avukatı tepki gösterdi. Avukat, başkanın özetlediği diğer mesajlaşmalardaki siyasilerin ve gazetecilerin isimlerinin okunmadığını belirterek diğerlerinin neden kayda geçirildiğini sordu.
Mahkeme başkanının sorularının bitmesinin ardından diğer sanıkların avukatları Sertçelik’e sorular yöneltti. Sertçelik’in avukatları da, müvekkillerinin savunma yapamadığına dikkat çekerek bu durumda onun savunması yapamayacaklarını söyledi. Avukatlar, mesajlaşmaların bulunduğu 70 klasörün kendilerine verilmesini talep etti ve savunma için süre istedi.
Kaplan: “Sahte telefonu çürütecek tanığım var”
Daha sonra Ayhan Bora Kaplan’a söz hakkı verildi. Bu arada avukatı Umut Köroğlu araya girerek dosyaların duruşmadan 5 gün önce sisteme yüklendiği için inceleyemediklerini söyledi ve süre talebinde bulundu. Avukat Köroğlu “Ne yapılmaya çalışılıyor, neye sürükleniyoruz, anlamış değilim” dedi. Avukatın talebinin reddedildiğini söyleyen mahkeme başkanı, Kaplan’a ne diyeceğini sordu. Kaplan da şöyle konuştu:
“Elimde, savcının yine her şeyi manipüle ettiği iddianamesinden başka bir şey yok. Klasörler, dijitaller olmadan bu çöp niteliğindeki iddianameyi nasıl çürüteceğim? Sahte telefonu çürütecek tanığım da delilim de var. Gördüğüm kadarıyla önceki başkan gibi kararınızı vermişsiniz. Ben burada kendimi yırtsam da sonuç değişmeyecek. Güç de kalem de sizin elinizde. Savunma yapmıyorum. Elimde savunacak bir şey yok. Önceki gün Murat Çelik beyefendi ile hafif bir tartışma yaşadık. Bunu savcı Mustafa Kaya’ya götürün, hakkımızda adam öldürmeye teşebbüsten dava açar. Ne siz yorulun ne biz. Başka diyeceğim bir şey yok.”
Mahkeme başkanı Kaplan’ın, Sertçelik’in telefonuyla ilgili bir tanığı olduğuna yönelik sözleri üzerine, bunları kendilerine bildirmesini istedi. Kaplan da başkana bu ismi savunma yapmadan bildirmeyeceğini belirterek “Sonra kapıdan çıkacak, müdahale edecekler” dedi. Başkan, Kaplan’a tanıkla ilgili “Sen mi getireceksin?” diye sorunca, Kaplan da kendisinin getireceğini söyledi. Bunların üzerine Kaplan’ın avukatlarından Oğuzhan Bilgin de yargılama yapılmadığını, müvekkillerine zulmedildiğini savundu.
“Başsavcılar, savcılar ve hâkimlerle işbirliği”
Daha sonra polis Murat Çelik’in savunmasına geçildi. Çelik, gizli tanık Serdar Sertçelik’in firarından dolayı görevi kötüye kullanma ve tanığı etkileme suçlamalarıyla yargılanıyor. Bora Kaplan suç örgütünün iftiralarına maruz kaldıklarını belirten polis Çelik, şunları anlattı:
“Bu suç örgütünün diğer örgütlerden farklı olduğunu gördük. Başsavcılar, savcılar, hatta hâkimlerle işbirliği içinde olduklarına dair kuvvetli deliller elde ettik. Biz cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirdik. Verdiği doğru bir emirdi. Yanlış olsa, tabii ki yerine getirmeyecektik. Kolluk olarak görevimizi eksiksiz ve hukuka uygun şekilde yerine getirdik. Bize sataştılar ama devleti de temsil ettiğimiz için sinirlerimize hâkim olmak zorundayız. Bu örgütün avukat yöneticisi var. Bence lideri de Bora Kaplan değil, daha büyükleri var. Maalesef siyasete de sızmışlar. O telefonu kim gönderdiyse, teşekkür ederim, Allah razı olsun. Bunların üst aklı var. Alp Aslan algıyı yönetiyor, gazetecileri kullanabiliyor. Abdurrahman Şimşek, Nedim Şener… Başsavcıya araba almışlar, dün yayımlandı belgesi. Böyle bir örgütle nasıl mücadele edeceğiz? Allah’tan Ankara’da hâkimler var. Hâkime ‘şekerim’ diyebiliyor. Devlet elma şekeri mi? İyi ki birlikte yargılanıyoruz. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum. Bora Kaplan gözaltındayken benimle tanışmaya geldi. Ne kadar dürüst olduğumu söyledi, elimi öpmeye kalktı. Namaz kılmak istedi. Allah tövbesini kabul etsin.”
Çelik, mahkeme başkanının sorusu üzerine Serdar Sertçelik’e “kaç” demelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Bu iddia bizi büyüklerimiz nezdinde zor duruma düşürdü” dedi. Çelik, mahkeme başkanının yargı mensuplarının hesap hareketlerini inceleyip incelemediklerini sorması üzerine “Savcı ne talimat verdiyse, arkadaşlar onun gereğini yapmıştır” dedi.
“Cengiz Haliç’e firardan önce haber verildi”
Murat Çelik, evinde arama yapılıp gözaltına alınacağından kendisinden önce örgütün haberinin olduğunu belirterek savcılar Veysel Kaçmaz, Yüksel Kocaman ve Ahmet Yıkılmaz’dan şikâyetçi olduğunu söyledi. Çelik, “Bana karşı operasyonda işbirliği yaptıklarına dair kanaatim var. Cengiz Haliç’e de firarından önce haber verildiğini düşünüyorum” dedi.
Sünnet düğününde istihbarat çalışması
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Rıdvan Şahin, Murat Çelik’e müvekkilleri hakkında bir soruşturma dosyası yokken sünnet düğününde bir çalışma yapıp yapmadıklarını sordu. Çelik de “Soruşturma değil, istihbarat çalışması yapıldı. Kimler geldi… Bir yığın, yurt dışından gelen suç örgütü mensubu vardı” dedi.
Kaplan’ın diğer avukatı Umut Köroğlu da dosya kapsamında olmamasına rağmen Süleyman Soylu ve Sadık Soylu’nun Kaplan’la ilişkilerinin neden araştırıldığını sordu. Çelik de bunun doğru olmadığını söyledi.
Daha sonra Ayhan Bora Kaplan’a soru sorma hakkı tanındı. Bunun üzerine Çelik, “Müsaade ederseniz, operasyon yaptığım kişinin sorularına cevap vermek istemiyorum” dedi. Kaplan, sorularına “Sorgumda 15 Temmuz’daki silahlarımın sorulması talimatı verdiniz mi?” diye devam etti. Bunun üzerine Çelik, “15 Temmuz hassasiyetim olduğu için söyleyeyim. TRT kurtarıldıktan 3-5 saat sonra gidip gitmediğine bakılsın. Kendisi ne yaptığını anlatsın da öğrenelim” dedi. Kaplan, “Anlatayım” dedi ancak yanıt vermedi.
Daha sonra Serdar Sertçelik’e soru sorma hakkı verildi. Sertçelik Çelik’in Yüksel Kocaman ve Ahmet Yıkılmaz hakkında yaptığı suç duyurusunu hatırlatınca Çelik, “Serdar’cığım senden de şikâyetçiyim” diye karşılık verdi.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.