Aziz İhsan Aktaş davası | Sırf solcu olduğumuz için mi suçluyuz?

Aziz İhsan Aktaş davası | Sırf solcu olduğumuz için mi suçluyuz?
Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci hafta başladı. Duruşmada, tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

Kısa Dalga - Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasının beşinci oturumu, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Duruşmaya kimler katıldı: Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tutuksuz Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşma sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.

'Hiçbir bilgiyi paylaşmadım'

- İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal: Ben Aziz İhsan Aktaş’ı da İsmail Güven’i de tanımıyorum. Dökümanda yer alan imza da bana ait değil. Ben İSFALT’ın satın alma müdürlüğünü yapıyorum. Şirketin ihale süreçlerinden bahsedeyim. Satın alma müdürü olarak görevimiz, şirketin belirlediği ihtiyaçları yine şirketteki ilgili müdürlüklerle ihale süreçlerini yönetmek, yönetim kurulu onayına sunmaktır. Kimseye ayrıcalık yapmak için değil, en uygun fiyatı almak için ihale açılır. Şirkette ihale süreci için talep sahibi, ihtiyaç sahibi gibi kalemleri oluşturulur. Talep, birim müdürü tarafından onaylandıktan sonra mali işler müdürlüğüne gider. Onlar da kontrol eder sonra talep bana düşer. Ben de ihale usülünü kanuna göre belirlerim. Talep en son genel müdür yardımcısı tarafından onaylanır. Herhangi bir bütçe belirleme ödenek yapma gibi görevim bulunmamaktadır.

Mustafa Mutlu, İSFALT’ta kasım 2019 ile şubat 2024 arasında ihale ile ilgili her konuda danışmanlık hizmeti vermiştir. İddianamede belirtildiği gibi hiçbir zaman şartname vb. şeyler hazırlamamıştır. İddianamede Aziz İhsan Aktaş’ın ihale puanı olduğu belirtilmekte ancak puanlama sistemi ihale ilanında yayınlanmakta ve tüm isteklilere bildirilmektedir. 10 yıllık süreç içerisinde çalıştığım şirketlerin gizli kalması gereken hiçbir bilgisini üçüncü şahıslarla paylaşmadım. Mustafa Mutlu’nun görevi gereği bu bilgileri biliyor olması, sözleşmesinde yazan hususlardan dolayıdır. Ben Mustafa Mutlu’nun Aziz İhsan Aktaş’la ne ilişkisi var bilmiyorum. Mustafa Mutlu’nun bu bilgileri Aziz İhsan Aktaş ile paylaşıp paylaşmadığını bilemem. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatımı talep ediyorum."

"Bu haksız tutuklamanın sonlanmasını istiyorum"

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu: İddianamede kanunda sözü geçen ‘yasak fiileri’ işlediğime dair bir açıklama yok. Ne yaparak ihaleyi örgüte ait firmanın kazanmasına sebep oldum belli değil. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim yapmam gereken bir görevdi. 6 aydır tutukluyum. Bu süreç beni ve ailemi sosyal, ekonomik, psikolojik olarak yıprattı. Bakmam gereken bir ailem var. Aile birliğim bozuldu, çocuklarımı 6 aydır göremiyorum. Bu haksız tutuklama kararının sonlanmasını istiyorum.

'CHP’li olduğumuz, solcu olduğumuz için mi suçluyuz?'

Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz: 69 yaşındayım. Hayatım, haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe, baskıya, zulme ve sömürüye karşı mücadeleyle geçti. Demokrasi ve özgürlük mücadelesiyle geçti. Ömrüm boyunca suç örgütlerine, çetelere karşı mücadele ettim. Bu mücadeleler nedeniyle ciddi bedeller ödedim, hâlâ da ödemeye devam ediyorum. Muhalif bir belediyeyiz. Muhalif belediyelerde denetimlerin nasıl yapıldığını herkes bilir. Beş-altı yıldır Sayıştay ve mülkiye müfettişleri tarafından sürekli denetleniyoruz.

Bu denetimlerin hiçbirinde neden tek bir suçlama ile karşılaşmadık? Neden bu denetimlerden alnımızın akıyla çıktık? Eğer devletin kendi denetim mekanizmalarının hazırladığı raporlar dikkate alınmayacaksa, bu denetimlerin ne anlamı vardır Sayın Başkan? O zaman devletin denetim sistemi çöker. Biz bu süreçlerin hiçbirinde suç işlemedik. Sayın Başkan, bir yıl önce belediye başkanımız tutuklandı. Ardından, yaklaşık on ay önce ben ve arkadaşlarım tutuklandık. Evimde arama yapıldı. Buna saygıyla yaklaştım. Çünkü suç işlemedim, gizleyecek bir şeyim yoktu. Polis arkadaşlar görevlerini yaptılar, ben de saygı duydum. Ben adalet istiyorum. Hukukun üstünlüğünü istiyorum. Bu dosyanın önyargısız, objektif ve vicdanlı bir şekilde değerlendirilmesini istiyorum.

Beni bölgemde tanıyan, belediyede çalışan binlerce kişi bunu bilir. Kamu çıkarı için altı yıldır mücadele eden biriyim. Bu nedenle, kendilerini kurtarmak amacıyla bana yönelik atılan yalan, iftira ve mesnetsiz beyanları kesinlikle kabul etmiyorum.

Çocuklarıma böyle bir miras bırakmam, bırakmayacağım. Ben siyasetçiyim Sayın Başkan. Bir itibarım var. Bir aile itibarı var, siyasi itibarım var, ticari itibarım var. Ben başkalarına çamur atarak, mesnetsiz ifadelerle kendimi kurtarma yoluna girmem. Çünkü ben suçlu değilim.

En çok da çocuklarım adına üzgünüm. Ben yıllardır tırnaklarımla kazıyarak bu noktaya geldim. Bir saygınlığım var, bununla gurur duyuyorum. Otuz yıllık bir işletmem var. Hayatım mücadeleyle geçti. Sırf Cumhuriyet Halk Partili olduğumuz için mi suçlanıyoruz? Sırf solcu olduğumuz için mi suçlanıyoruz? Devlet; parti devleti değildir. Hukuk devletidir. Bu ilkenin bu dosyada da gözetilmesini talep ediyorum.

Üzerime atılı bu suçlamaları kabul etmiyorum. Benim bildiğim, mensubu olduğum ve üyesi bulunduğum tek yapı vardır. O da Cumhuriyet Halk Partisi’dir. CHP’li olduğumuz, solcu olduğumuz, Atatürk’ün askerleri olduğumuz için mi suçluyuz?"

Duruşma aradan sonra devam edecek.

Kaynak:Haber Merkezi, ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.