Bakırhan: Yasa; dağdan, cezaevinden, sürgünden siyasete dönüşün yolunu açmalıdır

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Umut hakkı tanınmadan barış olmaz. Umut olmadan toplumsal barış olmaz" derken, süreçte beklenen çerçeve yasanın bir an önce çıkarılması gerektiğini söyledi.

·

Kısa Dalga - DEM Parti tarafından İstanbul'da düzenlenen 'Öcalan'a Özgürlük' mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

'Çerçeve yasa açık olmalı, net olmalı'

Siyasetin öncelikli görevinin çerçeve yasa çıkartmak olduğunu öne süren Bakırhan, "Bugün siyasetin en acil görevi nedir? Çerçeve bir yasa çıkarmaktır. Çerçeve yasa açık olmalıdır, net olmalıdır, cesur olmalıdır. Herkesin güvenle dönebileceği, kimsenin kapıdan çevrilmeyeceği, ayrımcılığa ve keyfiliğe yer bırakmayan bir hukuk kurmalıdır. Yasa; dağdan, cezaevinden, sürgünden demokratik siyasete dönüşün yolunu açmalıdır" dedi.

'Silahları yakanlar hala ülkeye dönemediler'

"Bir yıl önce biz de Süleymaniye'de silahların yakıldığı o törende bulunduk. Bir yıl önce silahlar yakıldı ama o silahları yakanlar hâlâ ülkeye dönemediler" diyen Bakırhan şöyle devam etti:

"Bir yıl kaybettik. Artık bu süreci daha fazla ertelemeden, daha fazla oyalamadan, daha fazla uzatmadan bir çözüme kavuşturmamız gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz. Çerçeve yasa demokratikleşmenin anahtarıdır. Çerçeve yasa yerel demokrasinin, eşit yurttaşlığın, ana dilin, özgür yaşamın kapısını açmalıdır. Bu yasayla eğer ilk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokratik bir düzene, demokratik bir Cumhuriyet'e çıkar. Barış geciktikçe sabotajlara, risklere açık olur."

'Tek muhatap Öcalan'

Bakırhan, Öcalan için umut hakkı uygulanması çağrısında bulunarak, şöyle devam etti:

"Savaşı durduracak, silahları devreden çıkaracak tek bir muhatap var, o da Sayın Abdullah Öcalan'dır. Sayın Abdullah Öcalan, cezaevinde 27 yıl geçirdi. Bu 27 yıl içerisinde ısrarla barıştan, diyalogdan, Türkiye'nin demokratik geleceğinden bahsetti. Ve bunları inşa etmek için tecrit altında olmasına rağmen sürekli, ısrarla, büyük bir iddiayla barış ve diyaloğun oluşması için elinden gelen bütün çabayı ortaya koydu. Sayın Öcalan'ın özgür yaşam, özgür çalışma, toplumla buluşma koşullarının bu saatten sonra ertelenmesi için herhangi bir gerekçe yoktur. Umut hakkı tanınmadan barış olmaz. Umut olmadan toplumsal barış olmaz. Umut hakkı, bu halkın geleceğe yürüme hakkıdır. Dolayısıyla bu süreci oyalamadan, yokuşa sürmeden bir an önce Meclis'te özel yasa için atılacak adımları hızlandırıp; kaos, kriz yaratmak isteyenler, bu süreç karşısında provokasyonlar yaratmak isteyenler karşısında barışı inşa etmemiz gerekiyor."

Kaynak: Haber Merkezi, ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.