Bir fotoğraf, 3 senaryo: Siyaset, Mansur Yavaş’ın Saray ziyaretini çözmeye çalışıyor
ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin kuruluş gününde partisinin etkinliklerinde değil, Beştepe’deydi. Açıklanan gündem metro yatırımlarıydı ancak Erdoğan–Yavaş fotoğrafı siyasetin önüne 3 soru koydu: Bu yalnızca belediye başkanı–Cumhurbaşkanı görüşmesi mi, soruşturma baskısı altında bir güvence arayışı mı yoksa AKP’ye geçişin ilk adımı mı?
Kısa Dalga- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü programlarına katılmadığı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe’de kabul edilmesi siyasetin ana tartışma başlıklarından biri oldu.
Cumhurbaşkanlığı görüşmeyi, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı kabul etti” açıklaması ve iki ismin yan yana çekilmiş fotoğrafıyla duyurdu.
Mansur Yavaş da Erdoğan Dijital Medya’nın paylaşımını alıntılayarak görüşmede Ankara’nın ulaşım altyapısı, metro yatırımları, devam eden belediye projeleri ve kentin ihtiyaçlarının ele alındığını açıkladı. Yavaş, Ankara’daki yatırımlara katkısı ve NATO Zirvesi’nin başkentte düzenlenmesi yönündeki iradesi nedeniyle Erdoğan’a teşekkür etti. Yavaş’ın paylaşımı şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe’de kabul edildik.
Kabulde; başta Ankara’mızın ulaşım altyapısına önemli katkı sağlayacak metro yatırımları olmak üzere, devam eden ve planlanan projelerimiz hakkında Sayın Cumhurbaşkanına bilgi arz ettik.
Şehrimize yönelik yatırımlara verdikleri destek ve katkılar ile NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenmesi konusundaki iradeleri dolayısıyla teşekkürlerimizi ilettik.
Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttüğümüz çalışmalar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yatırımlara ilişkin değerlendirmelerimizi de paylaştık.
Nazik kabulleri ve Ankara’mıza gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum.”
Yavaş, Sözcü TV’ye yaptığı kısa açıklamada da görüşmenin gündemini, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile metro yatırımlarını görüştük” sözleriyle anlattı.
Ancak görüşmenin CHP’nin kuruluş yıl dönümüne denk gelmesi, Yavaş’ın Anıtkabir programında ve kuruluş resepsiyonunda yer almaması, hakkında yeni bir adli sürecin başlatılabileceği yönündeki iddialar ve uzun süredir devam eden cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları, resmi açıklamanın siyasi kulisleri yatıştırmasına yetmedi.
Özgür Özel: Haberim ve onayım vardı
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yavaş’ın kendisine randevu talebinde bulunmadan önce kendisini bilgilendirdiğini açıkladı.
Özel, Yavaş’ın yatırım ve projeler için Erdoğan’dan randevu isteyeceğini daha önce söylediğini belirterek, “Haberim var, bir sıkıntı yok. Mansur Bey’den şüphem olmaz” dedi.
Yavaş’la aralarında “kardeşlik hukuku” bulunduğunu söyleyen Özel, görüşmenin önceden planlandığını ve kendi bilgisi dahilinde gerçekleştiğini vurguladı. Özel’in bu açıklaması, ziyaretin Yavaş ile Yeni Parti arasındaki siyasi ilişkinin koptuğu anlamına gelmediği mesajı olarak yorumlandı.
Ancak Özel aynı konuşmada, mahkemenin butlan kararıyla CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimiyle herhangi bir işbirliğine kapıyı kapattı. “Butlan yönetimiyle birlikte yürüyecek bir santim yolumuz yok” diyen Özel, toplumsal karşılığı bulunmadığını savunduğu isimlerle cumhurbaşkanı adayı konuşmanın adayı yıpratacağını söyledi.
Bu sözler, Yavaş’ın CHP ile Yeni Parti’nin kurumsal olarak üzerinde anlaşacağı bir “ortak aday” olmasının önündeki siyasi güçlüğü de ortaya koydu.
Kılıçdaroğlu: Gelmemesi kırgınlık yaratmadı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Yavaş’ın kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmamasının kendilerinde kırgınlık yaratmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Bizim açımızdan pozisyonu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı” diyerek Yavaş’ın yokluğunu büyütmedi. Bülent Kuşoğlu aracılığıyla görüşme hakkında önceden bilgilendirildiği de basına yansıdı.
“Fotoğraf muhalefetin fay hatlarını çatlatabilir”
Gazeteci Barış Terkoğlu, görüşmenin özellikle 9 Eylül’e denk getirilmesine dikkat çekti. Terkoğlu, belediye yatırımlarının başka bir tarihte de konuşulabileceğini belirterek Erdoğan’ın fotoğrafın muhalefette yaratacağı etkiyi hesaplamış olabileceğini savundu.
Terkoğlu, Sözcü TV’deki değerlendirmesinde Erdoğan’ın Yavaş’la fotoğraf vererek muhalefet içindeki ayrışmayı derinleştirmek istemiş olabileceğini belirterek “Şu fotoğraf dönüp muhalefetteki saflarda bozgun yaratır” dedi.
Terkoğlu’na göre Yavaş’ın CHP ile Yeni Parti seçmenini bir arada tutabilecek bir isim olarak öne çıktığı dönemde verilen fotoğraf, tam da bu siyasi köprüyü zayıflatma potansiyeli taşıyor.
“Yavaş açısından rahatlatıcı bir görüşme”
Gazeteci İsmail Saymaz ise görüşmeyi Yavaş hakkında bir süredir dolaşımda olan “operasyon” iddiaları üzerinden değerlendirdi.
Saymaz, Ankara kulislerinde Yavaş’ın seçimden önce bir operasyonla gözaltına alınabileceğinin konuşulduğunu belirterek Erdoğan’ın kabulünün bu açıdan önemli olduğunu ifade ederek “Cumhurbaşkanının bu kabulü, Mansur Yavaş açısından rahatlatıcı bir görüşmedir” dedi.
Erdoğan’ın soruşturma açılması veya gözaltına alınması beklenen bir siyasetçiyi Beştepe’de kabul ederek kamuoyuna fotoğraf vermesinin, en azından kısa vadede Yavaş’a yönelik operasyon ihtimalini zayıflattığı yorumları yapıldı.
Yavaş’ın soruşturma dosyaları
Yavaş hakkında daha önce ABB’nin konser harcamaları ve belediye araçlarının 2023 seçimlerindeki Karabük mitinginde kullanıldığı iddiaları nedeniyle soruşturma izinleri verilmişti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Nisan 2026’da açıkladığı verilere göre, Yavaş’ın yedi yıllık görev dönemine ilişkin 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunlardan ikisi Danıştay tarafından kaldırıldı, ikisi inceleme aşamasında kaldı, üç dosyada ise işlemler devam ediyor. Bakanlık ayrıca 11 araştırmanın ve ön incelemenin devam ettiğini açıkladı.
Karabük dosyasında soruşturma izni, 2023 seçimleri sırasında ABB’ye ait 6 minibüsün miting için kullanıldığı iddiasına dayandırıldı. Belediye ise Yavaş’ın yazılı veya sözlü talimatının bulunmadığını, yapılan iç incelemede somut bir bulguya rastlanmadığını savundu.
Bu dosyaların yanı sıra, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesine açılan soruşturmadan sonra Mansur Yavaş’a da bir “operasyon” yapılabileceği Ankara kulislerinde konuşuluyordu. Dolayısıyla Erdoğan–Yavaş görüşmesinin, Yavaş hakkında adli ve idari dosyaların bulunduğu bir dönemde gerçekleşmesi başlı başına siyasi bir anlam üretti.
“Ortak adaylık” taktiği
Yavaş, CHP’de yaşanan bölünmenin ardından Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’ye geçmedi. Siyaset kulislerinde ağırlık kazanan değerlendirme, Yavaş’ın CHP’de kalmasının, CHP ve Yeni Parti seçmenlerinin desteğini alabilecek ortak cumhurbaşkanı adayı olma ihtimalini koruma amacını taşıdığını gösteriyordu.
Yavaş’ın Yeni Parti’ye geçmesi halinde CHP tabanının bir bölümünü kaybedebileceği; Kılıçdaroğlu yönetiminin yanında açık biçimde pozisyon alması halinde ise Yeni Parti seçmeninden uzaklaşabileceği değerlendiriliyordu. Bu nedenle iki parti ile arasındaki mesafeyi koruması, adaylık açısından bilinçli bir “denge siyaseti” olarak okundu.
Özgür Özel’in görüşmeden haberdar olduğunu özellikle vurgulaması ve Yavaş’a güven duyduğunu açıklaması da aralarındaki ilişkinin sürdüğünü gösterdi. Ancak Özel’in mevcut CHP yönetimiyle işbirliğini kesin biçimde reddetmesi, ortak adaylık formülünün şimdilik bir siyasi senaryo olmanın ötesine geçmediğini ortaya koyuyor.
En ileri iddia: AKP’ye mi geçecek?
Görüşmenin ardından ortaya atılan en dikkat çekici iddia ise Yavaş’ın CHP’den ayrılarak AKP’ye katılabileceği oldu.
Gazeteci Gürkan Hacır, TGRT Haber’deki programında iki ayrı ve birbirinden bağımsız kaynağının Yavaş’ın bir veya iki hafta içinde CHP’den istifa ederek AKP’ye katılacağını ileri sürdüğünü aktardı.
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik de görüşme talebinin Yavaş’tan geldiğini söyledi. Atik, Yavaş’ın MHP geçmişine işaret ederek çevresindeki bazı danışman ve yakın arkadaşlarının Cumhur İttifakı’yla yollarının birleşmesini istediğini, bu kişiler üzerinden bir süredir temas yürütüldüğünü iddia etti.
Öte yandan son dönemde belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerinin AKP’ye geçmesi, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçiminin tartışmalı işlemler sonucunda AKP’ye geçmesi ve muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar, bu iddianın siyasi zeminde hızla karşılık bulmasına neden oldu.
Yavaş’ın geçmişte MHP’de siyaset yapmış olması ve milliyetçi-muhafazakâr seçmen nezdindeki desteği de AKP’ye geçiş senaryosunu savunanların başlıca dayanağını oluşturuyor. Buna karşılık Yavaş’ın Erdoğan karşısında en yüksek desteğe ulaşabileceği öne sürülen muhalefet adaylarından biri olması, böyle bir tercihin siyasi maliyetini son derece yüksek hale getiriyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

