Birleşik Emekliler Sendikası, TBMM'ye yürüdü: Vaat değil, icraat istiyoruz

Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, 2027 bütçe görüşmeleri öncesi taleplerini TBMM'ye iletmek üzere Ankara'ya geldi. Emekliler, "Vaat değil, icraat istiyoruz. Baskı değil, çözüm istiyoruz. Müteahhitlere, fonculara değil, emekliye insanca yaşam ücreti istiyoruz. Sadaka değil, yıllarca emeğimizle biriktirdiğimiz alın terimizi, hakkımızı istiyoruz" dedi.

·

Kısa Dalga - Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, 2027 bütçe görüşmeleri öncesi taleplerini TBMM'ye iletmek üzere Türkiye'nin farklı illerinden Ankara'ya geldi.

Emeklilere CHP, Yeni Parti, İYİ Parti milletvekilleri ile BTP yöneticileri destek verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde basın açıklamasını yapan emekliler daha sonra taleplerini sunmak üzere Meclis'e yürüdü.

Birleşik Emekliler Sendikası Genel Başkanı Mahmut Şengül, yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Yaklaşık 24 yıllık siyasal iktidar maalesef her geçen dönem emeklileri daha da yoksullaştırarak açlığa ve sefalete mahkûm etmiş durumda. Geçmişte defalarca söyledik. Çeyrek altın üzerinden emeklinin 2002 yılı öncesi alım gücünü ortaya koyduk. Asgari ücretin yüzde 40 fazlasını alıyordu dedik. Ama maalesef bugünkü siyasal iktidar, 2008 yılında bir gece torba yasayla getirdiği bir yasayla aylık bağlanma oranlarını yüzde 70'lerden yüzde 28'lere kadar düşürdü. İşte bugün açlık ve sefalet sınırında olan emekliler bu yasanın mağdurlarıdır. Doğal olarak da bize diyorlar ki, 'Bu eylemleri, çalışmaları yapıyorsunuz. Umudunuz var mı?' Biz hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik. Evet, bu iktidar güçlü olabilir. Emeklinin sesini duymayabilir. Ama hiçbir iktidarın sandıktan kaçma şansı yoktur arkadaşlar. Biz emekliler de diyoruz ki: 24 yıldır bize 'sabret diyenler, şükredin' diyenler, buyurun, emekli maaşıyla siz sabredin görelim, diyoruz. Onun için diyoruz ki sorunun kaynağıyla sorunu çözemeyiz. Sorunun kaynağını demokratik yollardan ortadan kaldırmak gerekir, bunun yolu da sandıktır."

whatsapp-image-2026-10-13-at-15-23-59

"Susmayacağız, dilenmeyeceğiz, direneceğiz"

Sendika Genel Sekreteri Aysel Lüle de "Biz emekliler, iktidarın uygulamış olduğu yanlış politikaların faturasını ödemek zorunda olan bir kitle değiliz, olmayacağız. Bugün köprülere, otoyollara, havaalanlarına, şehir hastanelerine verilen garanti ödemelerin faturasını biz emekliler ödemek zorunda değiliz. Kamudan devasa ihaleler alan müteahhitlere getirilen vergi aflarının faturasını biz emekliler ödemek zorunda değiliz. Kamuda yapılan yolsuzlukların, fon vurgunlarının faturasını biz emekliler ödemek zorunda değiliz. Siyasetten zenginleşenlerin yarattığı ekonomik krizin faturasını biz emekliler yoksullaşarak ödemek zorunda değiliz. Biz emekliler, tercihlerimizle seçtiklerimizin yönetsel beceriksizliklerinin faturasını ödemek zorunda değiliz. Bu ülkede yolunda gitmeyen hiçbir şeyi emekliler ödemek zorunda değil. Bugün 17 milyon emeklinin yaşadığı derin yoksulluk kader değil, maalesef seçtiklerimizin eliyle bizlere yaşatılan bir zulümdür" diye konuştu.

Lüle, şöyle devam etti:

"Bu durumda biz emeklilere yapacak bir tek şey kalmıştır. Uyguladıkları politikalarla emekliyi açlığa ve sefalete mahkûm eden seçtiklerimizi sandık başında demokratik yollarla değiştirmekten başka bize seçenek bırakmamışlardır. Yönetsel beceriksizliğini, iktidar gücünü kullanarak ele geçirdiği yargı, yasama ve güvenlik güçleriyle toplum üzerinde baskı ve güç unsuru olarak kullanmaktadır. Günümüzde haklı taleplerini dile getiren sendikalar, STK'lar, gazeteciler ve muhalefet parti mensupları maalesef kolluk güçleri ve yargı eliyle susturulmaya, terbiye edilmeye çalışılıyor. Yaşam koşullarının her geçen gün zorlaştığı, toplumun ifade ve yaşam hakkının elinden alındığı bu süreçte iktidara diyoruz ki: Susmayacağız, dilenmeyeceğiz, direneceğiz. Vaat değil, icraat istiyoruz. Baskı değil, çözüm istiyoruz. Müteahhitlere, fonculara değil, emekliye insanca yaşam ücreti istiyoruz. Sadaka değil, yıllarca emeğimizle biriktirdiğimiz alın terimizi, hakkımızı istiyoruz. Geçinemediğimiz için canımıza kıymak, çocuklarımızın eline bakmak istemiyoruz. Bizler sosyal atık değiliz. Bu ülkenin çimentosu, harcı, hafızasıyız. Tüm bu sebeplerden kaynaklı artık insanca yaşamak için derhal seçim istiyoruz. Bu yüzden de diyoruz ki: Ya geçim ya da derhal seçim, diyoruz."

"Emeklinin sesi duyulmuyor"

Avukat Ali Erdem Gündoğan, TÜİK'in açıkladığı ve ücret artışlarına esas olan oranlara tepki gösterdi. Gündoğan, "Bununla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz adına TÜİK'e bir asılsız veri davası açmıştık. Asılsız veri davası şu anda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dairesinde 1,5 yıldır istinaf incelemesi bekliyor. 1,5 yıldır istinaf mahkemesi asılsız veri davasında karar vermiyor. Bu nedenle 28 tane emekli örgütü bir araya geldi. Çok yakında HSK'nın önünde basın açıklaması yaparak bu durumu protesto edecekler. 1,5 yıldır TÜİK aleyhine açılan asılsız veri davasında adalet işlemiyor. Emeklinin sesi duyulmuyor" dedi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım da "Geçmiş yıllarda yazar kasanın atılmasıyla erken seçime gidilen bir ülkede bir emeklinin hayatına son vermesi iktidar tarafından görülmez oldu. Duyulmaz oldu. Sessizliğe gömüldüler. Bu ülkenin en tepesinde oturabilirsiniz. Seçilmiş de olabilirsiniz. Ama başta emekliler olmak üzere, hayatının önemli bir bölümünü bu ülkede fabrikada, tarlada, memuriyette harcayarak emekli olmuş ve kendi emekli primlerini ödemiş olan milyonlarca emekli vatandaşın hak ettiği ücreti kısmaya, kesmeye ve milyonlarca emekliyi kendi güzel vatanında aç bırakmaya utanmıyor musunuz? Bunların hesabı sandıkta demokratik olarak er geç sorulacak" diye konuştu.

Kaynak: ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.