İkincisi diplomasını alan Boğaziçili Hasan Özdağ: "Canım Gaye hocam, siz olmasaydınız çok şey eksik kalırdı”
Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü mezuniyet töreninde, diplomasını veren akademisyen Dr. Yasin Ramazan Başaran ile fotoğraf çektirmeyi reddetmesinin ardından Başaran’ın diplomasını vermekte direnmesiyle gündeme gelen Hasan Özdağ, bu kez Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden aldığı ikinci diplomasıyla dikkat çekti. Diplomasını Dr. Gaye İlhan Demiryol’un elinden alan Özdağ, “Canım Gaye hocam her şey için teşekkür ederim, siz olmasaydınız çok şey eksik kalırdı” dedi.
Kısa Dalga- Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Hasan Özdağ, aynı zamanda Çift Anadal Programı (ÇAP) kapsamında Felsefe Bölümü’ndeki eğitimini de tamamladı.
Felsefe bölümünün mezuniyet töreninde diplomasını alırken Öğretim Üyesi Dr. Yasin Ramazan Başaran ile fotoğraf çektirmek istemeyen Özdağ ile akademisyen arasında gerginlik yaşandı. Akademisyen öğrenciye diplomasını vermek istemedi ve direndi. O anlara ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından akademisyenin tavrı tepki çekti.
Kendisine yapılan sert eleştiriler aradından akademisyen Dr. Başaran sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak, "Törene katılıyorsanız seremoninin işleyişi nasılsa ona uyacaksınız. Yoksa gidip diplomanızı sekreterlikten alabilirsiniz. Ben orada kendimi değil Felsefe Bölümü'nü temsil ediyorum, sizin showunuzun bir parçası olamam" ifadelerini kullandı.
Diğer diplomayı alırken akademisyene teşekkür etti
Düzenlenen diğer törende ise Özdağ, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü diplomasını Öğretim Üyesi Dr. Gaye İlhan Demiryol’un elinden aldı. Daha sonra Instagram hesabından Demiryol ile çekilen fotoğrafını paylaşan Özdağ, kendisine diplomasını vermekte direnen Dr. Başaran'ın ifadelerine gönderme yaparak, “Ben de tören düzeni bozma heveslisi falan değilim, yani işte ama anlatamamak... Canım gaye hocam, her şey için çok teşekkür ederim, siz olmasaydınız çok şey eksik kalırdı” ifadelerini kullandı.
Mezun kartı iptal edildi, üniversiteye girmesi 5 yıl yasaklandı
Felsefe bölümünün mezuniyet töreninde yaşanan olay ardından üniversite rektörü Prof. Dr. Naci İnci onayı ile öğrencinin mezun kartı iptal edildi. Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Ofisi tarafından öğrenciye gönderilen yazıyla, kartının pasif hale getirildiği ve 5 yıl süreyle kampüse girmesinin yasaklandığı bilgisi verildi.
"Yasin Ramazan Başaran benim hocam değil"
Kamuoyunda geniş yankı bulan tören aradından Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Öğrencileri açıklama yayınladı. Açıklamada Hasan Özdağ’ın mezuniyet töreninde yaşadıklarına dair görüşleri de yer aldı. Açıklamada Hasan Özdağ’ın şu ifadelerine yer verildi:
“Yasin Ramazan Başaran benim hocam değildir. Ben kendisinden 5 yıllık üniversite, 3 yıllık felsefe çift anadal programım süresince bir ders bile almadım. Kendisini bilmem, tanımam, bana bir faydası, öğrettiği herhangi bir şey olmamıştır. Kendisi benim için tamamen haberim ve rızam dışı üniversite bilgi sistemindeki sayfamda "ÇAP danışmanı" olarak görünen bir ad ve soyaddan ibarettir. Kendisinden önceki ÇAP danışmanım Yıldız Hocam çok sevdiğim, saydığım kendisinden çok şey öğrendiğim biridir. O benim hocamdır mesela. Kendisinden 3 ders aldığım Lucas Hoca, 2 ders aldığım Barry Hoca, bu insanlar da benim hocamdır. Yasin Ramazan Başaran benim için felsefe bölümünde yalnızca rızam dışı, öğrenci olarak fikrim sorulmadan, Boğaziçi bileşenlerinin iradesi hiçe sayılarak okul karneme eklenmiş bir isimden ibarettir. Arkada gerçekten ders aldığım, bana faydalı olmuş hocalarım dururken kimse de onunla fotoğraf çekilmemi benden isteyemez. Kimsenin buna hakkı yoktur. Sahnede diğer hocaları fotoğrafa davet eden arkadaşlarımın iradesinin ya hiçe sayıldığını ya da kendisinin de fotoğrafa dahil olmayı onlara dayattığını gördüm. Bu yüzden buna da kalkışmadan sessizce diplomamı alıp gitmek istedim. Bunu bir güç oyununa çeviren, diplomama el koymaya çalışan kişi karşı taraftır. Beni hakkımla ve aklımla kazandığım diplomayı kas gücümle almaya mecbur eden karşı taraftır. Ben yalnızca sahnede gerçek hocalarıyla fotoğraf çekmesi engellendiği için fotoğraf çektirmemeyi tercih eden bir mezunum. Kimse de bana kiminle fotoğrafım olacağını dayatamaz. Bunu kimse kimseye dayatamaz.”
“Mezun kartı geri verilsin”
Öğrenciler tarafından yapılan açıklamada Hasan Özdağ'ın mezun kartının 5 yıl süreyle pasif hale getirilmesine tepki gösterildi. Söz konusu kararın geri çekilmesi isteyen öğrenciler, Dr. Yasin Ramazan Başaran hakkında çeşitli iddialar da dile getirdi.
Öğrenciler, mezuniyet töreninde Başaran'ın öğrencinin diplomasını vermemeye çalıştığını, fiziksel müdahalede bulunduğunu ve öğrenciyi "Diplomanı rektörlükten iki ay sonra alırsın" sözleriyle tehdit ettiğini öne sürdü. Üniversiteliler ayrıca, Başaran'ın tören boyunca fotoğraf çektirmek isteyen bazı öğrencilerin yanına diğer akademisyenlerin gitmesine engel olmaya çalıştığı ve bir öğretim üyesini göğsünden ittiği de belirtti. Gençler, Başaran'ın istifa etmesini, istifa etmemesi halinde ise görevden alınmasını talep ederek kamuoyunu yaşananlara karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Akademisyenin Fethullah Gülen için "muhterem hoca efendi" ifadesini kullandığı iddiası
Öğrencilerin açıklamasında Başaran'ın özgeçmişine de yer verildi. Açıklamada, 2008 yılında Ankara İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduğu, bir süre imamlık yaptıktan sonra ABD'deki Indiana Üniversitesi'nde doktora eğitimini tamamladığı daha sonra İstanbul Şehir Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi'nde görev yaptığı ardından Boğaziçi Üniversitesi'ne atandığı belirtildi.
Açıklamada Dr. Başaran'ın geçmiş sosyal medya paylaşımlarına ilişkin çeşitli iddialara da yer verildi.
Açıklamada, Başaran'ın kitaplarının, geçmişte FETÖ mensuplarının eserlerinin de yayımlandığı iddia edilen Timaş Yayın Grubundan çıktığı belirtilerek, akademisyenin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarına yer verildi. Öğrenciler, akademisyenin daha sonra sildiğini iddia ettikleri eski sosyal medya paylaşımlarında Fethullah Gülen için "muhterem hoca efendi" ifadesini kullandığını ve örgüt lideri hakkında kullanılan bazı sıfatları savunduğunu ileri sürdü.
Ayrıca akademisyenin eski paylaşımlarında kadınlara yönelik cinsiyetçi ifadeler kullandığı ve daha sonra bu paylaşımları sildiği de iddialar arasında yer aldı.
“Söylemleri çelişiyor”
Öğrencilerin açıklamasında Dr. Başaran'ın 22 Şubat 2026'ta akademinin iradesi dışında Nafi Baba Tasavvuf Araştırma Merkezi Müdürlüğü'ne atandığı, bu atamaya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kimsenin görevden alındığı yok. Derin hoca ve ekibinin normal görev süresi dolmuş" ifadelerini kullandığını dile getirildi.
Ayrıca Başaran'ın 2020 yılında yaptığı "İyi hoca öğrencilerine değer verir. Daha iyi hoca öğrencilerine değer katar" paylaşımı hatırlatılarak mezuniyet töreninde yaşanan olayın bu söylemle çeliştiği ifade edildi.
"Derslere düzenli olarak geç geliyor"
Açıklamada, Dr. Başaran'ın akademik performansına ilişkin de çeşitli iddialar da yer aldı. Dr. Başaran'ın derslere düzenli olarak geç geldiği, bazı derslerde yalnızca yoklama alındığı, öğrencilerin sorularını yeterince yanıtlayamadığı, notlandırma sürecinde şeffaf davranmadığı ve geri bildirim vermediği öne sürüldü. Ayrıca sağlık raporu bulunan öğrencilere mazeret sınavı hakkı tanınmadığı, öğrenci e-postalarına dönüş yapılmadığı ve ÇAP öğrencilerinin danışmanlık süreçlerinde aksaklıklar yaşandığı da iddia edildi. Açıklamada daha sonra ismi paylaşılmayan öğrencilerin görüşlerine yer verildi.
“Ben de Yasin'dan ders aldım, anonim olarak yazmak istiyorum, çünkü Allah bilir devamında okulda kalırsa nasıl zorluklar yaşatmaya çalışır. Derse asla vaktinde gelmiyor, çok geç geliyordu. Disiplin kısmında asırı sorun vardı, asla vaktine göre hareket etmiyor ve bu kısıtlı zaman durumlarında hep biz muzdarip oluyorduk. Kendisinin rahatlığı hep bize olumsuz olarak geliyor ve bizi etkiliyordu. Ders asla anlatamıyor, İngilizce konuşamıyor bile. Sınıfta biri bir soru sorsa dinliyor, anlamış gibi yapıyor, sonra bize tekrar o soruyu biraz değiştirip 'siz fikirlerinizi söyleyin bakalım' yapıyordu. Kısacası sorularımızı cevaplayamıyordu. Türkçe olarak evet yine konuşabiliyordu, bazen özel olarak soru sorarsan, ama onun dışında dersi gerçekten anlatamıyordu ve kendi kendimize bir yerlere gelmeye çalışıyorduk. Her hafta yazı yazdırıyordu ve o yazılardan yıl sonu notumuzu alacaktık. Dönem başında 'her hafta açıklayacağım notlarınızı' dedi, ama asla açıklamadı ve biz de ne bir feedback alabildik ne de nasıl yazacağımıza dair bir bilgi. Bu yüzden haftalarınız açıklanmadı diye boş yere onca notumuz gitti. Örnek olarak iki hafta üst üste aynı soruyu sordu ve ilkini açıklamadığı için ilkinden kötü alanlar ikincisinden de kötü aldı, çünkü ne yapacağımızı bilmiyorduk. Yardımcı olacakmış gibi şifreli konuşuyor ve sorunlarımızı söyleyince sadece sırıtıp dolandırıyor lafı. Kimsenin neye ihtiyacı olduğuyla asla ilgilenmiyor. Bir ara bir arkadaşımız notunu sordu, çünkü artık sınıfça dersten kalacağız zannettik notları açıklamayıp puan vermeyi de pek bilmediği için. Notunu sorduktan sonra hoca ona 'sen gecen hafta iyiydin ya on aldın' dedi, (yazılar on üstündendi) ama arkadaşımız geçen haftanın yazısına girmemişti bile, sadece açıklanmadığı notlarını merak ediyordu. Herkese sallayarak cevap veriyor, notları da öyle verdiğini düşünüyorum. Ders içinde kendi dediği şeyleri yaptığımızda bile bizden puan kırıyordu ve artık ne yapacağımızı şaşırmıştık.”
Öğrenciler anlattı
Açıklamada yer verilen diğer öğrenci görüşlerinde de benzer iddialar sıralandı. Öğrenciler, Başaran'ın derslere sık sık geç geldiğini, bazı günler ders başladıktan sonra "20 dk yarım saat geç kalacağım" şeklinde e-posta gönderdiğini ve ders işleyişinin yetersiz olduğunu öne sürdü.
Bir öğrenci ÇAP programının onaylanmasının unutulduğunu belirterek Başaran'ın kendisine "Ben seni mezun oldun sanmıştım" dediğini iddia etti.
Bir başka öğrenci ise "Bu dönem Philosophical Texts aldım, derslere hep geç geliyordu hatta bazen derse gelip yoklama alıp 'yarın görüşürüz' deyip çıkıyordu" ifadelerini kullandı.
Notlandırma sürecine ilişkin görüş bildiren bir öğrenci de, "Her hafta derste bir yazı yazdırıp onların puanlarıyla final notunu veriyordu, ama bu yazıları neye göre değerlendirdiğini asla bilmiyorduk" derken, Başaran'ın "Akademi böyle bir şey, notları çok takmayın" dediğini öne sürdü.
"Peşine attığım tüm mailleri ghostladı"
Bir başka öğrenci, "Peşine attığım tüm mailleri ghostladı, konuyu bölüm başkanına da taşıdım, ancak sonuç değişmedi" ifadelerini kullandı.
Derslerin işlenişini eleştiren bir öğrenci ise "Ders işleyişi falan inanılmaz kötü zaten, dersin yarısında gelip kalan zamanda slaytlarını okuyup gidiyordu çoğu hafta" dedi. Mazeret sınavına ilişkin görüş paylaşan bir öğrenci de, "Dedem vefat ettiği için bir quizi kaçırmıştım... Mazeret yapmamıştı" ifadelerini kullandı.
Öğrenciler akademisyenin görevden alınmasını talep etti
Açıklamanın sonunda öğrenciler, mezun kartının iptaline ilişkin kararın geri çekilmesini, Dr. Başaran'ın görevinden ayrılmasını, istifa etmemesi halinde görevden alınmasını, öğrenciler ve mezunlardan özür dilenmesini ve üniversite yönetimi ile kamuoyunun yaşananlara karşı harekete geçmesini talep etti.
Öğrencilerin çağrısında, "Öğrencisini tehdit eden, fiziksel şiddet uygulayan, liyakatsizliğiyle öğrencilerin geleceğiyle oynayan Yasin Ramazan Başaran'ın üniversitemizde yeri yoktur. Kendisinin derhal istifasını, istifa etmemesi durumunda görevden alınmasını talep ediyoruz. Tüm Boğaziçi bileşenlerini, kamuoyunu ve basını bu zorbalığa karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

