Can Atalay açlık grevi grevine başladı: TBMM başkanını yeniden, bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum

Türkiye İşçi Partisi, Can Atalay'ın, TBMM’nin açıldığı, yeni yasama döneminin başladığı bugün, 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Can Atalay da "Bugün yeni yasama yılına başlarken, seçilmiş bir milletvekili olarak TBMM Sayın Başkanı’nı yeniden, bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum. Sayın milletvekilleri, yapılacak işlem bellidir. Sayın Başkan, AYM Kararı gereği adım kütüğe tekrar yazacaktır. Başkaca bir karar ve işleme gerek yoktur" açıklamasını yaptı.

·

Kısa Dalga- Türkiye İşçi Partisi, Can Atalay'ın, TBMM’nin açıldığı, yeni yasama döneminin başladığı bugün, 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Partinin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada Gezi Dava hükümlüsü ve milletvekkiliği düşürülen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın cezaevinden yazdığı mektubuna da yer verildi. Paylaşıma göre Can Atalay şu ifadeleri kullandı:

"TBMM bugün yeni yasama yılına başlıyor. Hatay halkının en zor günlerinde verdiği kararla seçtiği milletvekili olarak benim de orada olmam gerekirken tümüyle hukuksuz olarak cezaevindeyim. Zaten ülkemizdeki mevcut yargı sistemi nedeniyle haksız bir kararla tutuklu olduğumu şimdilik bir kenara bırakalım. Anayasal açıdan seçildiğim gün 'yargılamanın durması', tahliye edilmem ve yemin ederek görevime başlamam gerekiyordu. Hukuksuzca engellendi. Anayasa Mahkemesi haklarımın ihlal edildiğine dair karar verdi. Tahliye edilmern gerekirdi.

TBMM'de, Anayasa Mahkemesi'nin Türk hukukunda verilmesi mümkün olmayan dediği bir kararı okuyarak, hukuki karşılığı olmayan bir adımla milletvekilliğim fiili durum yaratılarak düşürülmeye çalışıldı. Anayasa Mahkemesi o işlemin 'yok hükmünde' olduğunu karara bağladı. Görevi gereği bir milletvekilinin hakkını, hukukunu koruması gereken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise sorumluluğunu yerine getirebilecek bir duruş sergilememekte ısrar etmektedir.

"TBMM'yi göreve davet ediyorum"

Bugün yeni yasama yılına başlarken, seçilmiş bir milletvekili olarak TBMM Sayın Başkanı'nı yeniden, bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum. Başka bir ülkedeki bir siyasetçinin hapiste tutulmasını haklı olarak 'siyasilerin yeri hapishane olamaz' sözleriyle kınayan ve özgürlüğünü talep eden Sayın Başkan'a başkanlığını yaptığı Meclis'in seçilmiş bir milletvekiline karşı da sorumlulukları bulunduğun ne yazık ki hatırlatmak zorundayım.

Sayın milletvekilleri, yapılacak işlem bellidir. Sayın Başkan, AYM Kararı gereği adımı kütüğe tekrar yazacaktır. Başkaca bir karara ve işleme gerek yoktur. Her birimizin Anayasa'ya uygun davranma sorumluluğunu yerine getirmesi artık ertelenemez. Sizlerin de TBMM Başkanı'na, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüklerini ve sorumluluklarını hatırlatmanız önemlidir.

Sevgili yurttaşlar, çok büyük bir haksızlıkla karşı karşıya kaldığım ortadadır. Ancak hakkını alamayan tek kişi olmadığımı da biliyorum. Bu ülkeyi emeğiyle ayakta tutan milyonlarca insan güvenli bir evde yaşamak, çocuğunu okula tok göndermek, hastalandığında nitelikli sağlık hizmeti almak, çalışırken ve emekli olduğunda insanca yaşamak istiyor. Ekmeğini kazanırken ölmek istemiyor. Oysa çocuklarımız okula aç gidiyor, sağlık bir kazanç kapısına dönüşüyor, milyonlarca yurttaşımız olası bir depremde canını yitirme riskiyle yaşamaya mahkûm ediliyor. Tüm bunlar yaşanırken, hücrenizde bir emekli yurttaşın 'Para için değil, onurum için' yazılı bir döviz taşırken, kendi hayatına son verdiğini öğrenirseniz ne yaparsınız? Üstelik bunun yaşandığı yerin Anayasa Mahkemesi önü olduğunu gördüğünüzde... Depremzedelerin oylarıyla seçilmiş bir milletvekili olarak, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen hukuksuzca cezaevinde olup bunları görseniz, dört duvar arasında sessizce oturur muydunuz?

"Bu aynı zamanda, Anayasa'ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için bir çağrıdır"

Sevgili yurttaşlar, aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor. Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor. Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.

Meclis'in açıldığı bugün, Hatay halkının gasbedilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum. Bu aynı zamanda, Anayasa'ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır. Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız."

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.