CHP için sıradaki hamle dokunulmazlıklar mı? Özel ve kurmayları için fezleke senaryosu

CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararının ardından muhalefet kulislerinde yeni bir senaryo tartışılıyor: Sıradaki adım, Özgür Özel ve bazı CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması mı olacak? İddia henüz doğrulanmış bir adli takvime dayanmıyor. Ancak Meclis’e gönderilen fezlekeler, AKP-MHP çoğunluğunun aritmetik üstünlüğü ve CHP’ye yönelik son yargı hamleleri, bu ihtimali muhalefet çevrelerinde ciddi bir siyasi risk haline getirdi.

·

Kısa Dalga - CHP’de “mutlak butlan” kararıyla başlayan kriz, yalnızca parti yönetimi tartışmasıyla sınırlı kalmadı. Kararın ardından muhalif medya ve siyaset kulislerinde, Özgür Özel ve yakın çalışma ekibinin de yargı süreçleriyle hedef alınabileceği iddiası gündeme geldi.

Bu iddiayı gazeteciler Can Dündar ve Erk Acarer’in yanı sıra Onlar TV’de Barış Pehlivan da dile getirdi. Pehlivan, iktidar cephesinde Özgür Özel ve kurmaylarına yönelik siyasi yasak ve tutuklama seçeneklerinin masada tutulduğunu ileri sürdü. Pehlivan’ın aktardığı senaryoda üç başlık öne çıktı: Manisa merkezli olası bir soruşturma, CHP kurultay dosyasındaki fezlekeler ve İBB dosyalarıyla CHP Genel Merkezi arasında bağ kurulması.

Can Dündar ve Erk Acarer’in yayınlarında ise iddia daha çok Özel’in kişisel olarak hedef alınabileceği, kendisinin de bu ihtimali bildiği ve Manisa’daki konuşmasında yaptığı “helallik” vurgusunun bu çerçevede okunabileceği yönünde ele alındı.

Bu iddialar şu aşamada kesinleşmiş bir adli bilgiye dayanmıyor. Ancak CHP’ye yönelik son dönem yargı adımları nedeniyle muhalefet cephesinde “sıradaki hedef dokunulmazlıklar olabilir” değerlendirmesi güçleniyor.

akit

Fezleke dalgası: Özel yalnız değil

Özgür Özel hakkında uzun süredir çok sayıda fezleke bulunuyor. Ancak mesele artık yalnızca Özel’in kişisel dosyalarıyla sınırlı değil.

Şubat 2026’da Özgür Özel’in yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezlekeler TBMM’ye sunuldu. Bu dosyaların siyasi konuşmalar, açıklamalar ve kamu görevlilerine yönelik eleştiriler üzerinden hazırlandığı bildirildi.

Mart 2026’da ise bu kez Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu hakkında dokunulmazlık dosyalarının Meclis’e gönderildiği duyuruldu.

Daha geniş tablo ise Temmuz 2025’te ortaya çıkmıştı. CHP’nin 135 milletvekilinden 61’i hakkında toplam 240 dokunulmazlık dosyasının Meclis’te olduğu açıklanmıştı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bu tabloya “Türkiye’nin birinci partisi CHP’nin 135 milletvekilinin 61’i hakkında 240 adet yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM’de” sözleriyle tepki göstermişti.

Bu nedenle tartışma yalnızca “Özgür Özel tutuklanacak mı?” sorusundan ibaret değil. Daha geniş soru şu: CHP’nin Meclis grubu ve parti yönetimi, fezlekeler üzerinden baskı altına mı alınacak?

ozgurozel

AKP-MHP aritmetiği yetiyor

Bu senaryoyu önemli kılan noktalardan biri Meclis aritmetiği. Çünkü milletvekili dokunulmazlığı kendiliğinden kalkmıyor; Meclis kararı gerekiyor.

Anayasa’nın 83. maddesine göre, bir milletvekili Meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ancak Meclis dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verirse soruşturma ve yargılama yolu açılır.

TBMM’nin güncel sandalye dağılımına göre AKP’nin 275, MHP’nin 46 milletvekili bulunuyor. İki partinin toplam sandalye sayısı 321. Meclis’te mevcut toplam milletvekili sayısı 592. Tüm milletvekilleri Genel Kurul’da hazır olsa bile salt çoğunluk 297’de kalıyor. AKP-MHP toplamı ise bunun üzerinde.

Bu nedenle “Özgür Özel’in veya diğer CHP’li vekillerin dokunulmazlığı kaldırılamaz” demek doğru değil. Teknik olarak AKP ve MHP fire vermeden hareket ederse dokunulmazlıkları kaldırmaya yetecek sayıya sahip.

Asıl mesele, iktidarın bu adımı atıp atmayacağı ve bunun siyasi maliyetini göze alıp almayacağı.

ozguroz

Neden şimdi gündeme geliyor?

Bu tartışmanın zamanlaması tesadüf değil. CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararı, ana muhalefet partisinin seçilmiş yönetimini doğrudan hedef aldı. Mahkeme kararıyla Özgür Özel ve mevcut parti organlarının görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti organlarının göreve iade edilmesi, CHP içinde iki ayrı meşruiyet tartışması yarattı.

Bu karar, İmamoğlu’nun tutuklanması, CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, kurultay soruşturmaları ve parti yöneticileri hakkındaki fezlekelerle birlikte okunuyor. Muhalefet çevrelerinde hâkim değerlendirme şu: İktidar, CHP’nin yerel seçimlerden sonra kazandığı siyasi üstünlüğü yargı ve Meclis süreçleriyle sınırlamaya çalışıyor.

Dokunulmazlık dosyaları da bu çerçevede yeni bir baskı enstrümanı olarak görülüyor. Özellikle Özel’in dirençli muhalefet çizgisi, Murat Emir ve Ali Mahir Başarır gibi grup yönetimindeki isimlerin Meclis performansı, Yunus Emre ve Umut Akdoğan gibi isimlerin parti içi pozisyonları, dosyaları yalnızca hukuki değil, siyasi hale getiriyor.

chp

Tutuklama hemen olur mu?

Dokunulmazlığın kaldırılması otomatik tutuklama anlamına gelmez. Önce fezlekeler Komisyon’da ele alınır, ardından Genel Kurul’a gelir. Dokunulmazlık kaldırılırsa ilgili vekil hakkında soruşturma ve yargılama yolu açılır. Meclis kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuru imkânı da bulunuyor.

Bu nedenle kısa vadede “hemen tutuklama”dan çok, önce fezlekelerin hızlandırılması, Komisyon gündemine alınması ve Genel Kurul’a taşınması ihtimali daha gerçekçi görünüyor.

Ancak Özgür Özel veya CHP grup yönetiminden isimlerin dokunulmazlığının kaldırılması bile başlı başına siyasi kriz yaratır. Çünkü bu adım, ana muhalefetin Meclis’teki siyasi temsilini doğrudan hedef alan bir hamle olarak okunur.

En olası senaryo

Kulis iddiaları ve Meclis aritmetiği birlikte değerlendirildiğinde üç olasılık öne çıkıyor.

Birincisi, fezlekelerin bekletilerek CHP üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak kullanılması. Bu, iktidar açısından en düşük maliyetli yol.

İkincisi, Özgür Özel ve grup yönetimindeki bazı isimlerin dosyalarının seçilerek hızlandırılması. Bu senaryo, CHP’nin Meclis ve sokak muhalefetini sınırlamayı hedefleyebilir.

Üçüncüsü ise dokunulmazlıkların kaldırılması ve ardından yargı sürecinin işletilmesi. Bu en sert ve en yüksek maliyetli senaryo olur. Böyle bir hamle, yalnızca CHP içinde değil, Türkiye siyasetinde de yeni bir kırılma yaratır.

chp

Şimdilik iddia ama risk gerçek

Özgür Özel’in veya diğer CHP’li vekillerin tutuklanacağına dair bugün itibarıyla kesinleşmiş bir adli karar yok. Ancak Meclis’e gönderilen fezlekeler, 61 CHP’li vekili kapsayan dokunulmazlık dosyaları ve AKP-MHP çoğunluğunun bu dosyaları geçirebilecek sayıya sahip olması, iddiayı tamamen boş bir söylenti olmaktan çıkarıyor.

Bu nedenle mesele “Özel tutuklanacak mı?” sorusundan daha geniş. Asıl soru şu: Mutlak butlan kararıyla CHP yönetimi hedef alındıktan sonra, şimdi CHP’nin Meclis grubu da dokunulmazlık dosyaları üzerinden baskı altına mı alınacak?

Yanıt henüz kesin değil. Ama görünen şu: CHP krizi artık sadece parti genel merkeziyle sınırlı değil; Meclis’e, fezlekelere ve milletvekili dokunulmazlıklarına uzanabilecek yeni bir aşamaya geçmiş durumda.

Kaynak: Haber merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.