Cumartesi Anneleri’nin 1116. hafta eyleminde 33 yıllık kayıp için çağrı: Nadir Nayci’nin akıbeti açıklansın
Cumartesi Anneleri, 1116. hafta eyleminde 1993 yılında Cizre’de kaybolan 65 yaşındaki Nadir Nayci’nin akıbetinin açıklanması için çağrıda bulundu. Nayci’nin kaybolmasına ilişkin iddiaların etkin biçimde soruşturulmasını isteyen Cumartesi Anneleri, 33 yıldır sonuçlanmayan dosyada sorumluların tespit edilerek adaletin sağlanmasını talep etti.
Kısa Dalga- Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla düzenledikleri eylemlerinin 1116. haftasında İstanbul’daki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki açıklamada, 33 yıldır kendisinden haber alınamayan Nadir Nayci’nin dosyası gündeme taşındı.
1993 yılında Cizre’de yaşayan 65 yaşındaki, yedi çocuk babası Nadir Nayci’nin, bir atını Aşağıçeşme köyündeki akrabalarına götürmek amacıyla evinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği belirtildi. Ailesinin ertesi sabah Nayci’nin atının tek başına eve dönmesi üzerine arama çalışması başlattığı aktarıldı.
Açıklamada, Nayci’nin Aşağıçeşme köyüne giderken Kuştepe’den geçmek zorunda olduğu, o dönemde bölgede Kuştepe’ye götürülen bazı kişilerin geri dönmediğine ilişkin anlatımlar bulunduğu ifade edildi.
Nayci’nin oğlu Ramazan Nayci’nin dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Cemal Temizöz’e başvurarak babasının Kuştepe’de alıkonulduğunu düşündüğünü söylediği ve bölgeye asker gönderilmesini istediği belirtildi. Açıklamaya göre Temizöz bu talebi karşılamadı.
Aile yıllar sonra savcılığa başvurdu
Cumartesi Anneleri, bölgede yaşanan korku ve baskı nedeniyle ailenin uzun süre savcılığa başvuramadığını, ilk başvurunun 2004 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapıldığını aktardı. Soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığı belirtildi.
2009 yılında Kuştepe köyünde ölüm evleri ve kemiklerin bulunmasının ardından Ramazan Nayci’nin, bulunan kemiklerin babasına ait olup olmadığının belirlenmesi için DNA incelemesi yapılması talebiyle yeniden savcılığa başvurduğu ifade edildi. Ancak bu başvurudan da ailenin beklediği sonucun çıkmadığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Cizre JİTEM davasında itirafçı sanık Mehmet Nuri Binzet’in verdiği ifadeye dikkat çekildi. Binzet’in, Nadir Nayci’nin Hizbullahçılar tarafından gözaltına alındığını ve Cizre Belediye Başkanı ile korucu başı Kamil Atağ’ın Nayci’nin öldürülmesi yönünde emir verdiğini söylediği aktarıldı. Binzet’in ayrıca, olayın ardından iz bırakılmaması amacıyla Nayci’nin atının bulunması yönünde talimat verildiğini öne sürdüğü belirtildi.
Cumartesi Anneleri, 33 yıl geçmesine rağmen Nayci’nin akıbetinin aydınlatılmadığını belirterek, kaybolmasına ilişkin iddiaların kapsamlı şekilde araştırılmasını, Kuştepe’de bulunan kemiklerle ilgili DNA incelemesinin sonuçlandırılmasını ve sorumluların tespit edilmesini istedi.
Cumartesi Anneleri'nin açıklaması
Cumartesi Anneleri, eylemde yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"1116 haftadır ısrarla altını çiziyoruz: Gözaltında kaybetme yalnızca bir insanın yaşamdan koparılması değildir. Geride kalan ailenin de uzun yıllar süren bir belirsizlik, mezarsızlık ve adaletsizlik içinde bırakılmasıdır.
Nadir Nayci’nin hikâyesi, bu adaletsizliğin nasıl yıllara yayıldığını gösteriyor. 33 yıldır ailesi onun nerede olduğunu, nasıl kaybedildiğini ve sorumluların kim olduğunu soruyor ama cevap alamıyor. İnsanların akıbetlerinin bilinmediği, mezarlarının bulunmadığı bir yerde toplumsal barıştan ve adaletten söz edilemez.
65 yaşındaki, 7 çocuk babası Nadir Nayci, Cizre’de at arabacılığı yapıyordu. 1993 yılında atlarından birini Aşağıçeşme köyündeki akrabalarına vereceğini söyleyerek evden ayrıldı.
O gece eve dönmedi. Ailesi, köydeki akrabalarında kalmış olabileceğini düşündü. Ancak ertesi sabah Nayci’nin atı tek başına eve döndü."
İddialar soruldu
Açıklamanın devamında Nayci’nin ailesinin yaptığı aramalara ve Kuştepe’ye ilişkin iddialara yer veren Cumartesi Anneleri, şöyle devam etti:
"Bunun üzerine oğulları Aşağıçeşme köyüne giderek babalarını sordular. Nayci’nin köye hiç gitmediğini öğrendiklerinde aile büyük bir endişeye kapıldı. Çünkü babalarının Aşağıçeşme’ye ulaşmak için Kuştepe köyünden geçmesi gerekiyordu. O dönem Kuştepe, bölge halkı tarafından JİTEM destekli Hizbullah’ın infaz mekânı olarak biliniyordu. Köy, tank taburunun hemen önündeydi ve taburdan rahatlıkla görülebilecek bir konumdaydı. Bölgede, Kuştepe’ye götürülenlerin bir daha geri dönmediği konuşuluyordu.
Nadir Nayci’nin oğlu Ramazan Nayci, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Cemal Temizöz’e giderek babasının kaybolduğunu anlattı. Babasının Kuştepe’de alıkonulduğundan emin olduğunu söyleyerek onu aramak için köye asker gönderilmesini istedi. Temizöz ise bu talebi karşılamadı. Ramazan Nayci’ye, ‘Çok istiyorsan kendin git, ara’ dedi. Ayrıca babasının dağa çıkmış olabileceğini söyledi.
Ramazan Nayci, Kuştepe’ye gitmesi halinde kendisinin de alıkonulacağından korktuğu için köye gidemedi. Nadir Nayci’den bir daha haber alınamadı."
Cumartesi Anneleri, ailenin yıllar sonra yaptığı adli başvurulara ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
"Ağır korku ve baskı koşulları nedeniyle aile uzun süre savcılığa başvuramadı. İlk kez 2004 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdular. Ancak soruşturma takipsizlikle sonuçlandı.
2009 yılında Kuştepe köyünde ölüm evlerinin ve kemiklerin bulunması üzerine Ramazan Nayci, kemiklerin babasına ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla DNA karşılaştırması yapılması için yeniden Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. 2009/432 sayılı dosyada da aile açısından sonuç değişmedi.
Ancak Nadir Nayci’nin kaybedilmesine ilişkin önemli bir tanıklık daha vardı."
Açıklamada Mehmet Nuri Binzet’in ifadelerine de yer verilerek şöyle denildi:
"İtirafçı sanık Mehmet Nuri Binzet, Cizre JİTEM davasında verdiği ifadede Nadir Nayci’nin Hizbullahçılar tarafından gözaltına alındığını, Cizre Belediye Başkanı ve korucu başı Kamil Atağ’ın Nayci’nin öldürülmesi yönünde emir verdiğini söyledi. Binzet ayrıca, geride iz bırakılmaması amacıyla Atağ’ın kendisine Nadir Nayci’nin atının bulunması talimatını verdiğini belirtti."
Cumartesi Anneleri açıklamanın sonunda ise Nayci’nin akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların belirlenmesi çağrısı yaptı:
"33 yıl sonra hâlâ soruyoruz:
Nadir Nayci nerede?
Nadir Nayci’nin kaybedilmesine ilişkin iddialar neden etkin biçimde soruşturulmadı? Kuştepe’de bulunan kemiklerin DNA karşılaştırılması neden sonuçlandırılmadı? Tanık anlatımları neden gereği gibi araştırılmadı?
Kaybedilişinin 33. yılında talebimiz açıktır: Nadir Nayci’nin akıbeti açığa çıkarılsın; kaybedilmesinden sorumlu olanlar tespit edilsin ve etkili bir soruşturma yürütülerek adalet sağlansın.
Kaç yıl geçerse geçsin; Nadir Nayci için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz."
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

