DEM Partili Doğan: Masanın devrilmemesi, sağlam kalması için elimizden geleni yapmalıyız
Kısa Dalga - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmeler ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Doğan, Merkez Yürütme Kurulu'nun önemli başlıklarından birinin Gülistan Doku ve Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı olduğunu belirterek, "Gülistan Doku ismi artık devlet imkanlarının bir cinayeti örtbas etmek, kamuoyunu yanıltmak, kamu kaynaklarını kullanarak üstelik nasıl seferber edildiğinin ve zırhlı bir dokunulmazlığın özellikle kadınların hayatlarını nasıl öğüttüğünün adeta bir simgesine dönüştü. Yıllardır bunları anlatmaya çalıştığımız her yerde farklı tepkilerle karşılaştık. Oysa bakın yıllar geçti. Verilen ortak mücadele sayesinde bugün örtbas edilemeyecek gerçekler ortaya çıkmaya başlıyor. Dersim'de 5 Ocak 2020'den bu yana karanlıkta bırakılan bir kayıp vakası gibi gösterilmeye çalışıldı. Oysa bir kayıp vakası değil" dedi.
"Bu birim nasıl çalışacak, hangi dosyaları neye göre araştıracak?"
Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğunu anımsatan Doğan, şöyle konuştu:
"Bunun kurulmuş olması kuşkusuz önemli bir adım. Yeterli olmasa da... Yıllardır sokaklarda, meydanlarda, Meclis kürsüsünde bulunduğumuz her alanda hakikatle yüzleşme talebini en güçlü biçimde ifade etmeye çalıştık ve bunun neden Türkiye için olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğundan bahsettik. Gecikmiş de olsa bugün bu hakikatle yüzleşme talebinin kurumsal bir karşılık bulabilme ihtimalinin belirmiş olmasını DEM Parti olarak önemli buluyoruz ancak şunları da sormalıyız. Bu birim nasıl çalışacak, hangi kriterleri esas alacak, hangi dosyaları neye göre araştıracak? Tüm bu çalışma yöntemine ilişkin belirsizlikler bir yandan da bu soruların sorulmasına neden oluyor. Dolayısıyla söz konusu başkanlık adaleti sağlamak için çalışmalı, çalışma ilkelerini ve uygulama yöntemlerini de hukuka uygun bir şekilde belirlemeli.
Şimdi bakınız Gülistan Doku cinayetinde de gördüğümüz çeşitli derin odakların siyasi koruma kalkanı altındaki dosyalar görmezden gelinmemeli. Aksine ne olur? Bu birim söylendiği gibi eğer daha önce açıklandığı gibi ucu nereye giderse gitsin yani 90'lı yıllardan bugüne uzanan o karanlıkla hatta daha öncesinden bugüne uzanan o karanlık geçmişle yüzleşebilecek mi ya da o karanlık geçmişin suç ağlarıyla devasa bir networkten bahsediyoruz. Öyle büyük ki bakınız iktidarlar değişiyor ama değişmeyen bir başka durum da söz konusu. Dolayısıyla birçok yine faktör üzerinden değerlendirilmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız. Bu ağların merkezindeki isimlerle gerçek bir hesaplaşma yürütülecek mi? Bizce yürütülmeli. Aksi takdir bir de çünkü atılacak her adım eksik kalır. En başında bu yöntemi konuşmak ve karanlıkta kalan tekrar ediyoruz. Ucu nereye, kime dokunursa dokunsun bu karanlıktaki dosyaları aydınlatmak üzere çalışmalı bu daire. Aynı zamanda belirli pozisyonlardaki kişilerin yargılanmaz, daha doğrusu yargılanamaz, dokunulmaz ya da dokunulamaz olduğu bir ülke görünümünden de kurtarabilecek bir güçle çalışmalı. Böyle bir kararlılıkla çalışmalı. Yine bu birim bağımsız gözlemcilerin, baroların, kadın örgütlerinin önerilerine, katkılarına ve ihtiyaç duyulunda denetimlerine dahi açık hale getirilmelidir. Biz bu kapsamdaki taleplerimizin ve bu birimin çalışmalarının sonuna kadar takipçisi olacağız. Hatta Meclis'te de bir araştırma komisyonu kurulabilir."
"Zaman zaman sürecin temposunda düşüklük görülüyor"
Sürece ilişkin de açıklamalarda bulunan Doğan, şu ifadeleri kullandı:
"Zaman zaman temposunda düşüklük görülüyor. Evet zaman zaman duraksama oluyor. Bazen ritmi istenilen hızda olmuyor ve bu kamuoyuna 'Demek ki bir tıkanıklık var' diye yansıyor. Bu yansımalara ilişkin biz başta siyasi partiler olmak üzere Türkiye'de herkes barışı isteyen, yaşam hakkını savunan, demokrasi hakkını savunan, eşitlikten yana olan, özgürlükten yana olan herkes bunu başarabilmemiz için birlikte sorumluluk hissetmelidir. Ne yazık ki temposu, ritmi, kim nasıl adlandırmak isterse adlandırsın istenilen hızda değil demektir. Biraz hızlandırmalıyız. Bunu birlikte yapmalıyız. Hep beraber yapmalıyız. Bu Türkiye toplumunun ortak talebi, Türkiye toplumunun ortak beklentisidir."
TBMM 23 Nisan Resepsiyonu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan ikram masasını işaret ederek “Masayı deviriyorsun” demiş, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da “Masa sağlam” yanıtını vermişti.
Doğan, Erdoğan ile Bakırhan arasındaki "masa" diyaloguyla ilgili soruya şöyle yanıt verdi:
"Öncelikle o diyalogdan yola çıkarak şöyle diyelim. Masa metaforu çok önemli ve Türkiye için çok büyük bir değeri var çünkü masa demek diyalog demek, masa demek temas demek, masa demek istişare demek, masa demek sorunları konuşarak çözmek demek, masa demek müzakere edebilmek demek ve biz yeniden konuşabildiğimiz bu ortamı, bu iklimi çok değerli görüyoruz. Bunu yıllardır ifade etmeye çalışıyorduk. 'İşte açınız İmralı'nın kapılarını göreceksiniz neler değiştiğini' dedik. Bakınız şimdi iklim nasıl değişti. Dolayısıyla Eş Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da söylediği gibi masa sağlam olmalı, devrilmemeli. Biz devrilmemesi, sağlam kalması, daha da güçlenmesi için hep birlikte elimizden geleni yapmalıyız.
Biz bu konudaki sorumluluklarımızın farkındayız ve bizim hissettiğimiz sorumluluğun en azından benzerini hissedemeseler bile diğer siyasi partiler şunu biliyoruz ki tüm siyasi partiler komisyon raporunda ortaklaşan siyasi partiler grubu bulunanlar ve bulunmayanlar sonuçta bu konuda yani Türkiye'nin demokrasi yolunda adım atması, Kürt meselesini çözmesi ve bunu diyalogla çözmesi yönünde bir irade beyanında bulunmuş oldular. Yasal düzenlemeler mayıs ayına da kalmamalı diyoruz. Bu toplumun beklentisi, talebi geciktirilmemeli tabii ki. Yani komisyon raporunun gereği yerine getirilmeli ve bir an önce artık bu Meclis'in gündemine gelmeli. O yüzden tabii ki bizim beklentimiz sürecin hızlı bir biçimde ilerlemesi, takviminin belirlenmesi, ihtiyaçlarının tespit edilmesi Ve herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirilmesidir."
Kaynak:Haber Merkezi, ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
