Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden savunma: “CİMER baskı aracı değil”

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden savunma: “CİMER baskı aracı değil”
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Kısa Dalga’nın CİMER haberinde yer alan ve bazı eğitimciler, akademisyen, sendika temsilcilerinin kamu kurumları üzerindeki etkisine yönelik ifadeleriyle ilgili açıklama yaptı. Merkezin duyurusunda CİMER’in “işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesi” yönünde iddiaların doğru olmadığı ifade edildi.

Haber Merkezi

Kısa Dalga’nın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yönelik haberinde bazı eğitimciler, akademisyenler, sendika ve sağlık personeli temsilcileri sistem üzerinden gelen şikayetler ve bunların etkisiyle ilgili bilgiler verdi. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada iddiaların doğru olmadığını savunuldu.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde “baskı aracı” oluşturduğu ve sistemin “ihbar kültürü” yarattığı yönündeki iddialar doğru değildir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizmasıdır. CİMER’e yapılan her başvuru otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmemektedir. Başvurular, ilgili kurumlarca mevzuat çerçevesinde değerlendirilir ve sonuçlandırılır.

5690 sayılı CİMER Yönetmeliği uyarınca “yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren ve başvuru içeriğinde herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmayanlar” ile “başvuru amacı ve konusu anlaşılır nitelikte olmayan” başvurular ise işleme alınmamaktadır.

Dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından birisi olan CİMER’in işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesi açık bir manipülasyon amacı taşımaktadır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür iddialara itibar edilmemesi rica olunur.”

Eğitimciler, akademisyenler, sağlık personeli temsilcileri ne diyor?

Kısa Dalga’nın haberinde bazı eğitimciler, akademisyenler, sendika ve sağlık personeli temsilcileri sistem üzerinden gelen şikayetlerle ilgili bilgiler verdi. Eğitimciler vatandaşların kamu kurumlarına kolayca ulaşmasını sağlamak için kurulan sisteme yapılan yoğun başvuruların sağlıklı bir süzgeçten geçirilmediğini ve ihmallere neden olduğunu savundu.

Hitit Üniversitesi’nde ilahiyat profesörü olarak görev yapan Mehmet Azimli geçirdiği soruşturma açısından değerlendirdiği sisteme yönelik, “İyi niyet üzerine kurulu bir sitem ancak şu an çok fazla suistimal ediliyor” dedi.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu, “CİMER olsun, insanlar şikâyet edebilsinler. Ancak şikâyet ile şikâyetin sonuçları arasına bazı bariyerler koyalım. Yani her şikayetin sonuç doğurmamasını gerçekçi, işe yarar, temellendirilmiş ve mantıklı olup olmadığını süzen bariyerlerden geçtikten sonra sonuç doğurmasını sağlamamız lazım” diye konuştu.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Sürekli şikayet meselesi öğrenci-öğretmen barışını ortadan kaldıran bir şeye dönüşüyor. Bu da eğitimin niteliğini etkileyen bir hal alıyor maalesef” dedi. Irmak, eğitim sürecinin yalnızca okulda değil veliyle kurulan sağlıklı iletişimle mümkün olduğunu vurguladı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, sorunlara yönelik çözüm önerisi olarak şikayetlerin ön elemeden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Azap, “CİMER’in ya da ilgili kurum yöneticilerinin ayıklama yapması, sağlık ekibini hiç muhatap etmeden yanıtlaması gerekir” diye konuştu.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.