Doruk Madencilik işçileri: Bu şirket bizi sosyal hizmetlere mahkum bıraktı

Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan ve Türk Maden-İş üyesi bir maden işçisi, "Bu şirket bizi sosyal hizmetlere mahkum bıraktı. 'Ayın ikisinde gelin, size sosyal hizmetlerden ihtiyaç kartı verelim' dediler. Bu kadar düştük biz" ifadelerini kullandı.

·

Kısa Dalga- Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan ve Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, resmi taahhütlere rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle başlattıkları eylemlerini sürdürüyor.

Yıldızlar SSS Holding önünde dün kendilerini zincirlemelerinin ardından gözaltına alınan işçiler gece serbest bırakıldı. İşçiler, bu sabah Ulus Atatürk Heykeli önünde oturma eylemi başlattı. ANKA Haber Ajansı'na konuşan işçiler, günlerdir yaşadıkları mağduriyetleri anlatarak dert yandı. Bir işçi, eylemlerinin başladığı günden bu yana yaşadıkları süreci anlatarak, şunları söyledi:

"Şurada gördüğünüz insanlar, yazık, bir haftadır, on gündür ailelerimizden uzaktayız. Gitmediğimiz, çalmadığımız kapı kalmadı. Enerji Bakanımıza gittik, Çalışma Bakanımıza gittik. 15 Haziran'da bakanlık huzurunda işverenlerle beraber, sendikacılarla beraber protokol imzalandı. Denildi ki, 23 Temmuz'da bütün haklarınız verilecek. Biz sözümüzü tuttuk ve o gün grevimizi bitirdik.

doruk-maden-2

23 Temmuz'u bekledik. 23 Temmuz geldi ve şu an 31 Temmuz, hala bizim alacaklarımız yatmadı. Benim evde çocuğum var. Benim ödeyeceğim kira, Benim ödeyeceğim bankalar var. Ben de bunlara söz vereyim, dururlar mı onlar da? Durmuyorlar. Biz artık söz istemiyoruz, Biz artık netice istiyoruz, sonuç istiyoruz. Ben zevk almıyorum. Benim hoşuma gitmiyor böyle kepazelik. Neden bu adama 'dur' diyen birileri yok? Yeter artık."

"Ücretlerimizi alamıyoruz"

Bir başka işçi de yıllardır bu şirkette çalıştığını elirterek, "Sabahattin'e bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, emek veriyoruz. Ücretlerimizi alamıyoruz" dedi. İşçi, şöyle devam etti:

"Çoluk çocuk arıyor, soruyor: 'Baba ne zaman gelecek?' Gelemiyoruz, 'Kızım, bekleyin' diyoruz. Hani ücretlerimizi ödeseler çekip gideceğiz. Bir tek biz alacaklı değiliz, Beypazarı'nda çoğu esnaf da alacaklı. Ücretlerini ödemesi lazım, yazık günah artık ya. Para bekliyor çoluk çocuk. Haftanın üç günü ben Ankara'ya gidiyorum. Otistik olduğu için hastanelere gelip gidiyorum. Araba buluyorum, yakıtı yok. Otobüse biniyoruz. Çeşitli imkanları sağlayamıyoruz. Bazı yerlerden destek de istedik. Bu şirket bizi sosyal hizmetlere mahkum bıraktı. 'Ayın ikisinde gelin, size sosyal hizmetlerden ihtiyaç kartı verelim' dediler. Bu kadar düştük biz. Bizi görüyordur, dinliyordur. Utansa utanır artık bu adam."

"Bakanlık söz veriyor, söz yerine getirilmiyor"

Yaklaşık 10 yıldır şirkette çalıştığını söyleyen bir işçi, kıdem tazminatı ve üç aylık maaş alacağı bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

"Verilen sözler tutulmuyor, bakanlar hiçe sayılıyor. Enerji Bakanı ve Çalışma Bakanlığımızın koordinatörlüğünde bir sözleşme imzalandı. 23 Temmuz'da ödeneceği söylendi ancak maalesef ödenmedi. Bunlar yetmezmiş gibi bizi tuttu, mahkemeye verdi. 50'şer bin liralık tazminat davası açmış. Bilemiyoruz artık, bıçak kemiğe dayandı. Biz buraya hakkımızı almaya geldik. Söke söke alıp gideceğiz. Bütün siyasilerin bize destek vermelerini, Ankaralıların destek vermesini istiyoruz. Milletvekilleri geliyor ancak onlar da muhalif milletvekilleri olduğu için hiçbir şey olmuyor. Ama Enerji Bakanı ve Çalışma Bakanlığı söz veriyor, söz yerine getirilmiyor. Bunlar verdikleri sözlerin arkasında dursun."

"İlaç parasını kendi tazminatımdan sadaka ister gibi karşılayacaklarını söylediler"

İki aylık maaş ve kıdem tazminatı alacağı bulunduğunu söyleyen bir başka işçi ise, bir gün önce "haksız yere" gözaltına alındıklarını öne sürerek mağduriyetlerinin daha da arttığını dile getirdi. Kanser tedavisi gören eşinin ilaç masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini anlatan işçi, şirketten kendi tazminatından avans talep ettiğini ancak olumsuz yanıt aldığını belirtti.

"Üç saat şirket önünde bekletildim"

"Eşim rahatsız, kanser tedavisi görüyor. 2024'te emekli oldum. Hatta şirketimizden sadaka ister gibi, eşim şu an ücretli ilaç kullanıyor. Üç haftada bir SGK karşılamıyor. Başkanıma söyledim, 'Böyle böyle, tazminat alacağım var. Oradan bir ilaç parasını karşılasınlar' dedim. Başkanımız görüştü. Geçen sene ben üç saat şirket önünde bekletildim. İlaç parasını kendi tazminatımdan sanki sadaka ister gibi karşılayacaklarını söylediler. Beni üç saat orada beklettiler. Ertesi gün arefe günüydü. 'Arefe günü ödenecek' dediler ama ödenmedi. Mağduruz..."

Eylem sırasında bir başka işçi de şirket yönetimine tepki göstererek, "Sen biftek ye Sabahattin, biz kuru soğanla karnımızı doyuruyoruz. Yazıklar olsun sana. O saati sat da bizim paramızı ver Sabahattin" ifadelerini kullandı. İşçiler, alacaklarının ödenmesi talebiyle Ulus Atatürk Heykeli Meydanı'ndaki eylemlerini sürdürdü.

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.