Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde büyük utanç: Türkiye dibe doğru gidiyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından hazırlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, zaten çok gerilerde iken 4 sıra daha geriledi. Dünya'da da durum vahim: İncelenen tüm ülkelerin ortalama puanı son 25 yılın en düşük seviyesinde çıktı.

·

Kısa Dalga - Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni yayınladığı 25 yıl içinde basın özgürlüğünün giderek kötüleştiği görüldü.

Endekse göre; gazeteciler hâlâ işleri nedeniyle öldürülüyor veya hapse atılıyor. Basın özgürlüğüne yönelik saldırı taktiklerinde de değişim gözleniyor. Gazetecilik, düşmansı bir siyasi söylemle boğuluyor, durgun bir medya ekonomisi nedeniyle zayıflıyor ve yasaların basına karşı araçsallaştırılmasıyla baskı altında kalıyor.

Endeksin 2026 dünya sıralamasına göre; incelenen tüm ülkelerin ortalama puanı hiç bu kadar düşmemişti. Dünya ülkelerinin yarısından fazlası (yüzde 52,2), endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez “zor” veya “ciddi” bir durumda bulunuyor. Dünya genelinde basın özgürlüğünün durumunu ölçmeye yarayan beş göstergeden (ekonomik, yasal, güvenlik, siyasi, sosyal) bu yıl en fazla düşüş gösteren, “yasal çerçeve” oldu. ABD 7 sıra gerileyerek, 64. sırada yer alırken, Ekvador ve Peru gibi diğer Amerika ülkeleri de sıralamada büyük düşüş yaşadı. Norveç, üst üste 10. yıl ilk sırada yer alırken, Eritre ise son 3 yıldır sıralamanın en altında kaldı. 141. sıradaki Suriye, 2026 yılında 36 sırayla sıralamada en büyük sıçramayı kaydetti.

1

Gazeteciliğin suç sayılması zirve yaptı

Yasal gösterge, bu yıl en fazla düşüş gösteren gösterge oldu. Bu gösterge, 2025 ile 2026 yılları arasında 180 ülkeden 110’unda, yani ülkelerin yüzde 60’ından fazlasında kötüleşti. Hindistan (157.), Mısır (169.), İsrail (116.) ve Gürcistan (135.) kötüleşen ülkelerin başında geliyor.

Endekse göre; gazeteciliğin, basın hukukunun çiğnenmesi ve olağanüstü hal yasaları veya genel hukukun kötüye kullanılması üzerinden suç sayılması, küresel bir fenomen haline geldi.

Ulusal güvenlik yasalarının suiistimali de 2026'da "yasal gösterge"nin düşmesine neden oldu. Rapora göre geçen yıl 159. iken bu yıl 163. sıraya gerileyen Türkiye’de bu manevra, ülkede başvurulan "terörle mücadele" mevzuatının da ötesine geçti. Gazeteciliği bastırmak ve habercileri hapse atmak için düzenli olarak “Dezenformasyon”, “Cumhurbaşkanına hakaret” veya “Devlet kurumlarını karalama” gibi suçlamalar araçsallaştırılıyor.

ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarının üzerinden 25 yıl geçerken savunma sırları ve ulusal güvenlik alanının genişletilmesi, birçok ülkede kamuoyunu ilgilendiren konuların haber olarak gündeme getirilememesinin bir aracı haline geldi. Bu eğilim, yasaların terörle mücadele adı altında gazetecilere karşı kötüye kullanılmasıyla birlikte görülüyor.

Ulusal güvenlik önlemlerinin araçsallaştırılması, özellikle Belarus’ta (165.), Myanmar’da (166.), Nikaragua’da (168.) ve Mısır’da (169.) görüldü. Afrika’nın Büyük Göller bölgesinde, 13 Nisan itibarıyla Sandra Muhoza, 2026 yılında bu bölgede hâlâ tutuklu bulunan tek kadın gazeteciydi. Muhoza, Burundi’de (119.) özellikle bu bölgede sıklıkla kullanılan “ulusal toprak bütünlüğüne zarar verme” suçlamasıyla yargılanıyordu. Etiyopya’da (148. sırada) 4 gazeteci, terör suçlamalarıyla yargılanmak üzere 3 yıldır tutuklu bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump da basına ve gazetecilere yönelik düzenli saldırıları sistematik bir uygulamaya dönüştürerek, ülkeyi bu yıl 64. sıraya geriletti. Salvadorlu gazeteci Mario Guevara’nın gözaltına alınarak sınır dışı edilmesi, şiddetli polis baskılarıyla damgalanmış olan güvenlik ortamının daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.