Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan'ın yargılandığı 'siyasal casusluk' davası başlıyor
Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması yarın Silivri'de başlıyor.
Kısa Dalga - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla açılan davanın görülmesine İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri'de başlanacak. Duruşma öncesi bir açıklama yapan Yanardağ, "Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz" dedi.
Hüseyin Gün'ün ifadeleriyle başladı
4 Temmuz 2025'te "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün'ün iddiaları üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "casusluk" soruşturması kapsamında İmamoğlu, Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında tutuklama kararı verilmişti.
İddianamedeki suçlamalar
Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün'ün "siyasal casusluk" suçundan cezalandırılması talep edilmişti. İddianame, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. İddianamede, 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
İddianamede İBB'ye ait İstanbul Senin uygulaması milyonlarca kullanıcının verilerinin toplandığı, analiz edildiği ve yurt dışına aktarıldığı öne sürülüyor.
İddianamede, "Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında 'siyasal casusluk' suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır" ifadesi yer alıyor.
Yanardağ: Somut ya da soyut delil yok
Açılan davayla ilgili ilk duruşma yarın Silivri'deki Marmara Cezaevi duruşma salonunda yapılacak. Duruşma öncesi bir açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet etti. Yanardağ, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti heyetinin ziyareti sonrasında da şu bilgileri vermişti:
"Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı TELE1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı. Ben Türk Ceza Kanunu’nun devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete, örgüte verme suçunu düzenleyen 328. maddesi ile suçlanıyorum. Ama iddianamede yabancı devlet yok, yabancı örgüt yok. Hakkımda somut ya da soyut delil yok. Yorum ve varsayıma dayalı ideolojik bir iddianameyle suçlanıyorum."
Uluslararası Af Örgütü de geçen hafta Yanardağ’ın derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için çağrı yapmış, Türkiye'de gazetecilerin “aşırı geniş ve muğlak yasalar” kullanılarak susturulmaya çalışıldığını vurgulamıştı.
Özkan: Paranoya iklimiyle beslenen yeni bir hikaye
İBB ve “siyasi casusluk” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Necati Özkan da duruşma öncesi yaptığı değerlendirmede, davayı “son yılların en hakikat dışı davalarından biri” olarak nitelendirmişti. Özkan, sürecin “paranoya iklimiyle beslenen yeni bir hikâye” üzerinden kurgulandığını savunmuştu.
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.