Erdoğan'dan "fon krizi" açıklaması: Vatandaşlarımızın birikimlerinin ödenmesi için süreçleri işletiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon krizine ilişkin, "Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz. Meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Siyasetimiz ve onun eseri olan yönetim tarzımızın pusulası daima ahlak, hukuk ve vicdan oldu" dedi.

·

Kısa Dalga - Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin "Yasama Yılı Açılış Toplantısı"nda konuştu.

Erdoğan, fon krizine ilişkin, "Reel ekonomi ile ilgili süreçleri yakından takip ederken, fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz. Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair Anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyoruz. Şunu herkes bilsin ki, milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar, bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir" dedi.

Meselenin ekonomik yönü olduğunu dile getiren Erdoğan, "Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulumuzun birincil gündemi bu meselenin çözülmesini sağlamaktır. Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir. Devlet Denetleme Kurulumuz da bu meseleyi tüm boyutlarıyla inceliyor, orada da en küçük bir ihmale, hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız" diye konuştu.

"Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar"

Erdoğan, "Bağımsız yargı kendi işini yapar. Orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir. Ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyor" dedi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Gelelim meselenin siyasi veçhesine. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? 'Siyasetin tek limanı ahlaktır' dedik. Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik, partimizin ve hareketimizin en merkezine, siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir.

Bizim siyasetimiz, inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? 'İktidar yozlaştırır' dediler. 'Bunlar da çözülecek' dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık. Ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik. Çok sınavla karşılaştık, çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık.

Milletle gönül ve kader birliği yapmış bir siyasi hareketiz. Dün vardık, bugün varız, inşallah yarın da var olmaya devam edeceğiz. Kimse yeise kapılmasın, hiç kimse moralini bozmasın. Aziz milletimiz de kutlu teşkilatımız da umudunu asla yitirmesin. Hele hele bize olan güveni asla sarsılmasın. Kimse kara propagandanın etkisi altında kalmasın. Kara propaganda bizim ne ahlakımıza, ne imanımıza ne de vicdanımıza tesir edebilir. Kimsenin bundan endişesi olmasın. Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Bizim Hazreti Allah'a bir can borcumuz var. Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da eyvallahımız da yok.

Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar... Hiç kimse merak etmesin. Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkunuz olmasın, yapacaktır. Tekrar söylüyorum. Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır."

"Milletin içine çıkamayacak tipler pişkince ahkam kesiyor"

"Milletin içine çıkamayacak tiplerin pişkince ahkam kestiğini" söyleyen Erdoğan, "Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soyguncu kurumusallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlara, hadsizce dil uzatıyorlar. Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler, biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız" dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Herhalde şunu artık anlamıştır, Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Biz kalemşorların veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikamette iş tutarız. Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa, emin olunuz ki bizim de bir harekat planımız, bizim de bir takvimimiz var. Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz. İdari ve siyasi olarak gerekeni yapacağımızdan kimse kuşku duymasın.

Bir kez daha ifade ediyorum. Meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Siyasetimiz ve onun eseri olan yönetim tarzımızın pusulası daima ahlak, hukuk ve vicdan oldu. Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık. Bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek, sinede yüktür'.

Bunlar 25 yıldır bizi tanımamışlar. Biz neler gördük, neler. Evvelallah bunun da üstesinden geliriz ve geliyoruz. Bizim için bu, öyle üzerine uzun uzun konuşulacak bir mesele değildir. Çözülemeyecek bir sorun hiç ama hiç değildir. Millete, memlekete ve ümmete hizmet yolunda önümüze çıkan kim olursa olsun kenara alır, yürümeye, koşmaya devam ederiz.

Hiçbir arkadaşım karamsarlık tuzağına düşmesin. Hiçbir arkadaşımın zihnine, gönlüne şüphe, tereddüt yerleşmesin. Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine, yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa, bu parti de ona musallat olur. Bu hep böyle olmuştur. Hiç merak etmeyin, şimdi de yarın da böyle olacaktır. Bugünlere tertemiz geldik, yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz. Bu badireden, her krizden, her sınavdan güçlenerek çıktık, buradan da Allah'ın izniyle güçlenerek çıkacağız."

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.