Eylem yapan Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izne çıkarıldığı iddiasına yalanlama

Yıldızlar SSS Holding’in patronu Sebahattin Yıldız'ın, Doruk Madencilik'te eyleme katılan 113 işçiyle birlikte toplam 170 işçiyi ücretsiz izne çıkardığı ve istifalarını istediği iddia edildi. Bağımsız Maden İş iddiayı yalanladı.

·

Kısa Dalga - Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik bünyesindeki Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan maden işçileri, 5 aydır ödenmeyen maaşları, kıdem tazminatları ve verilmeyen sosyal hakları için seslerini duyurmak amacıyla Ankara'ya gelmiş ve Kurtuluş Parkı'nda açlık grevi yapmıştı.

İçişleri Bakanlığı’nda yapılan ve Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Sendika avukatı Mert Batur ve maden işçilerinin katıldığı görüşmede, işçilerin haklarının ödenmesi konusunda anlaşma sağlanmış ve açlık grevi sona ermişti.

Sözcü'nün haberinde; Yıldızlar SSS Holding’in patronu Sebahattin Yıldız, eyleme katılan 113 işçiyle toplam 170 işçiyi ücretsiz izne çıkarttığı ve istifalarını istediği iddia edildi.

Yıldız’ın işçilere, “Eyleme çıkıp bana meydanlarda küfredenlerle çalışmam. Sizinle devam etmeyeceğim. Kendiniz istifa edin, tazminatlarınızı öderim” dediği öne sürüldü.

Sendika avukatı: İşçilerden bize gelen böyle bir bilgi yok

Bağımsız Maden İş avukatı Abdurrahim Demiryürek, Kısa Dalga'ya yaptığı açıklamada, işçilerden kendilerine gelen böyle bir bilgi olmadığını belirterek, "Neden öyle bir haber yapıldı anlamış değiliz. Haberin kaynağı ne, bilmiyoruz. Kaldı ki tazminat mücadelesi esas kavgamız" dedi.

Bağımsız Maden İş: Haberde yer alan bilgilerin tümü gerçek dışıdır

Bağımsız Maden İş'ten yapılan açıklamada da Sözcü gazetesinin “İktidar madenciyi yine yalnız bıraktı” başlıklı, Erdoğan Süzer imzalı haberinde yer alan bilgilerin tümünün gerçek dışı olduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Doruk Madencilik işçilerinin 12 Nisan 2026 tarihinde başlayan direnişi 28 Nisan 2026’da sona ermiş ve işçilerin tüm talepleri kabul edilmiştir. Bu bağlamda; işçilerin ödenmemiş ücret alacaklarının bir bölümü, 2025 yılı TİS farkları, halihazırda hak kazanmış işçiler bakımından tazminatlar hemen o gün ödenmiş; yasadışı zorunlu ücretsiz izin uygulamasından kaynaklanan hak ve alacaklar ile halihazırda çalışan işçilerin de tazminatlarının ödenmesi konusunda anlaşılmış ve 15 Mayıs 2026’ya kadar süre tanınmıştır. İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da garantör olmuştur" denildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"İşçilerin yıllardır süregelen yasadışı zorunlu ücretsiz izin uygulamasına boyun eğmesine sebep olan birikmiş kıdem tazminatının, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin talep eden bütün işçilere ödeneceği konusunda anlaşılmıştır. Doğal olarak; işçilerin dönüp çalışmayı beklerken ücretsiz izin şokuyla karşılaştığı gibi ifadeler tamamen gerçek dışıdır. işçilerin çoğu 3 Nisan 2026 tarihinde halihazırda ücretsiz izne çıkarıldıktan sonra direniş başlamıştır. Direniş sonunda çalışıp çalışmama tercihi tamamen işçilere bırakılmıştır. Direnişe katılmış ya da katılmamış işçilere istifa baskısı yapıldığı doğru olmadığı gibi, işçilerin mevcut durumuyla da uyumsuzdur. Zira işçiler bugüne kadar zaten kıdem tazminatlarını bırakıp gidemedikleri için zorunlu ücretsiz izin dahil yasadışı uygulamalara boyun eğerek çalışmaya devam etmek durumunda kalmıştır. Yani istifanın aksine; işçiler direnişten önceki süreçlerde, birikmiş haklarını alamamakla tehdit edilerek çalışmaya zorlanmıştır.

Haberde yer alan ve henüz ödenmediği ifade edilen miktarlar da doğru değildir. Talep eden işçilerin kıdem tazminatları, haberde belirtilen miktarın üzerindedir. Sebahattin Yıldız’ın söylediği iddia edilen cümleler bakımından ise sendikamıza ve sendikamız üyesi işçilere yansıyan hiçbir durum yoktur.

Sendikamız ve sendikamıza üye işçilerle görüşülmeden, üstelik yazılan hiçbir bilgi teyit edilmeden yapılan bu haber, Doruk Madencilik direnişine ve kazanımlarına gölge düşürmektedir. Gazetecinin kaynağını açıklamamak istemesini anlıyor, ancak direnişle ilgili bir haber yazarken direnişçi işçilere ve direnen sendikaya sorulmamasını anlamıyoruz. Böyle bir yöntemi doğru da bulmuyoruz. Bu vesileyle, sarı sendikaların içeride ve dışarıya yönelik olarak bu tür asılsız söylemleri yaymaya ve kendi ihanetlerini örtmeye çalıştıklarının altını çiziyor; gazeteci dostlarımızı bu açıdan da dikkatli olmaya davet ediyoruz."

Kaynak: Alıntı

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.