Fon krizinde AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya iddiası: İktidara yakın isimlerden de “istifa” çağrısı

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın, fon krizinin odağındaki hisselerden biri olan Özata Denizcilik’te kısa sürede çok yüksek kazanç sağladığını öne sürdü. Emre’nin iddiasına göre Sayan Kaya 63,3 milyon liralık yatırımı yaklaşık 1,34 milyar liraya, eşi ise 99,7 milyon liralık yatırımı 826 milyon liraya çıkardı.

·

Kısa Dalga- Türkiye sermaye piyasalarını sarsan “fon krizi”ne ilişkin soruşturma genişlerken tartışmanın merkezine bu kez AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında ortaya atılan iddialar girdi.

İddiaları kamuoyuna taşıyan isim Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre oldu. Emre, 26 Eylül’de partisinin Bahçelievler 1. Olağan İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik hisselerinde olağanüstü yüksek kazanç sağladığını öne sürdü.

Emre’nin açıklamaları henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Sayan Kaya ve eşinin soruşturma kapsamında şüpheli olduğuna ya da haklarında adli işlem yürütüldüğüne ilişkin kamuoyuna açıklanmış resmi bir bilgi de bulunmuyor.

İddia: 63 milyon liralık yatırım 1,34 milyar liraya çıktı

Zeynel Emre’nin iddiasına göre Fatma Betül Sayan Kaya, 8 Nisan 2026’da Özata Denizcilik’in ÖZAT kodlu hissesinden 255 lira seviyesinden 250 bin adet aldı.

Emre, Sayan Kaya’nın bu işlem için 63 milyon 359 bin lira yatırdığını, hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak hesabından toplam 1 milyar 344 milyon lira çektiğini öne sürdü.

Emre’nin verdiği rakamlara göre ilk yatırılan para ile çekildiği ileri sürülen tutar arasında yaklaşık 21 katlık bir fark bulunuyor.

Emre, Sayan Kaya’nın eşi İlyas Kaya için de benzer bir iddia ortaya attı. Buna göre İlyas Kaya’nın yine 255 liradan 150 bin adet ÖZAT hissesi aldığı ve daha sonra aynı hisseyi 4 bin 482 lira civarından sattığı öne sürüldü.

Emre, İlyas Kaya’nın 99 milyon 687 bin lira yatırdığını, satışlardan ise 826 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Ayrıca çiftin Özata dışında iki farklı hissede daha işlem yaptığını iddia etti.

Emre’nin açıkladığı rakamlar doğru kabul edildiğinde çiftin toplam yatırımının yaklaşık 163 milyon liraya, çekildiği öne sürülen toplam tutarın ise 2,17 milyar liraya ulaştığı görülüyor.

Ancak bu rakamların tamamı şu aşamada Zeynel Emre’nin iddiasına dayanıyor. İşlemleri gösteren MKK veya aracı kurum kayıtları kamuoyuna açıklanmış değil.

Kritik iddia: “Fon krizi çıkmadan hemen önce satış yaptılar”

Emre, hisse satışlarının 16 Eylül’de Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüşten ve fon krizinin kamuoyunda görünür hale gelmesinden hemen önce yapıldığını ileri sürdü.

Emre, işlemlerin eylül ayında dört-beş ayrı işlemle gerçekleştirildiğini, paranın aktarıldığı hesapların dördünün Türkiye’de, birinin ise yurt dışında olduğunu öne sürdü. Buradan hareketle de çiftin kriz öncesinde bilgi sahibi olmuş olabileceği imasında bulundu.

Sayan Kaya’nın veya eşinin kriz öncesinde kamuya açık olmayan bir bilgiye eriştiğini gösteren doğrulanmış herhangi bir belge henüz yayımlanmış değil.

Fon krizi nedir?

Tartışmanın arka planında Türkiye’de bazı yatırım fonları ile düşük fiili dolaşıma sahip hisseler arasında kurulduğu öne sürülen ilişki bulunuyor.

SPK’nın kendi açıklamasına göre kurul, 2025’in son çeyreğinde özellikle bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonlarının, belirli portföy yönetim şirketleri üzerinden fiili dolaşımı düşük hisselerde şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunu gözlemledi.

Basitleştirirsek sistemin temelindeki risk şöyle:

Bir şirketin borsada gerçekten alınıp satılabilen hisse miktarı düşükse, büyük fonların bu hisselere yoğun biçimde para aktarması fiyatı hızla yukarı taşıyabiliyor.

Hissenin fiyatı yükseldikçe fonun portföyündeki varlıkların değeri de kâğıt üzerinde artıyor.

Bu yükseliş yeni yatırımcı çekebiliyor ve yeni para tekrar aynı veya bağlantılı hisselere yöneltilebiliyor.

Ancak sistemde satış başladığında düşük likidite nedeniyle fiyatlar çok hızlı düşebiliyor. Fon yatırımcısı da parasını çekmeye çalıştığında fonun elindeki hisseleri gerçek piyasa değerinden satması güçleşebiliyor.

SPK, bu riskleri sınırlamak amacıyla 28 Ağustos’ta serbest fonlara ilişkin yeni sınırlamalar getirdi. Kurum daha sonra yaptığı açıklamada düzenlemelerin özellikle “olağandışı fiyat hareketleri” ve fonlar üzerinden oluşan “sistemik risk” nedeniyle yapıldığını bildirdi.

SPK: 131 fon tasfiye sürecinde

Kriz 16 Eylül’de Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüşle görünür hale geldi. Ardından SPK, 17 Eylül tarihli kararları kapsamında yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi.

SPK’nın 23 Eylül tarihli resmi açıklamasına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Kurul, tasfiye için öngörülen süreyi de daha sonra üç aydan altı aya çıkardı. SPK bunun, fonların ellerindeki varlıkların piyasa koşulları elverdiği ölçüde daha uygun fiyatlardan satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı.

Savcılık soruşturması genişliyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada çok sayıda fon ve şirket yöneticisi hakkında işlem yapıldı.

Başsavcılık ayrıca yedi yatırım şirketine ait fonların kuruluşundan tasfiye sürecine kadar yatırımcı hareketlerini ve para trafiğini belirlemek amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan ayrıntılı kayıt istedi.

Pusula, Tera, Hedef ve bağlantılı şirketlerde yöneticilere yönelik tutuklama, gözaltı ve malvarlığı tedbirleri uygulandı. SPK da Katılımevim, Destek Holding ve Hedef Holding paylarında tespit ettiği işlemler nedeniyle suç duyurularında bulundu.

Özata Denizcilik hisseleri de SPK incelemesinin konusu oldu. SPK, ÖZAT payındaki işlemler nedeniyle aralarında fon soruşturmasında adı geçen bazı isimlerin de bulunduğu 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve çeşitli işlem yasakları uyguladı.

Ancak SPK’nın bu suç duyurusunda Fatma Betül Sayan Kaya veya İlyas Kaya’nın adı yer almıyor.

Bu ayrım önemli: Kaya ailesi hakkındaki iddialar şu anda Zeynel Emre’nin açıkladığı işlem bilgilerine dayanıyor; kamuya açık resmi SPK kararlarında haklarında bir suçlama bulunmuyor.

Şamil Tayyar: “Doğruysa hemen istifa etmesi gerekir”

İddialara yönelik en dikkat çekici tepki iktidar çevresinden geldi.

Eski AK Parti milletvekili, gazeteci-yazar Şamil Tayyar, Sayan Kaya ve eşine ilişkin iddiaları “çok vahim” olarak nitelendirdi.

Tayyar, çiftin toplam yaklaşık 163 milyon lira yatırıp beş ay sonra 2,17 milyar lira çektiğine ilişkin iddiaların doğru olması halinde Sayan Kaya’nın görevinden istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Tayyar’ın yaklaşımı şartlıydı: İddialar doğru değilse Sayan Kaya’nın derhal yalanlama yapması ve hukuki yollara başvurması gerektiğini belirtti.

Tayyar ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın son üç ayda fonlardan çıkış yapanların listesini istediğini hatırlatarak, benzer biçimde fonlar üzerinden servetini artıran başka isimler bulunması halinde onların da açıklama yapması gerektiğini söyledi.

İktidara yakın gazeteci Sinan Burhan: “Cevap veremiyorsanız istifa onurlu bir kurumdur”

Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan da konuya sert tepki veren isimlerden oldu.

Burhan ilk paylaşımında, adı fon iddialarında geçen siyasetçiler için çok sert bir ifadeyle “iddialar doğruysa istifa” çağrısı yaptı.

Daha sonra paylaşımını değiştirerek Sayan Kaya’ya doğrudan açıklama çağrısında bulundu ve iddialara kamu vicdanını tatmin edecek bir cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

Burhan, cevap verilememesi halinde istifayı gündeme getirdi.

Böylece tartışma yalnızca muhalefetin yönelttiği bir suçlama olmaktan çıkıp iktidar çevrelerinde de açıklama talebine dönüştü.

Yeni Şafak yöneticisinden de ağır kriz uyarısı

Fon tartışmasının iktidar çevrelerindeki yankısının bir başka göstergesi de Yeni Şafak’tan geldi.

Gazetenin yazı işleri yöneticilerinden Ersin Çelik, fon krizinin siyasi sonuçlarının ağır olabileceğini savunan bir yazı kaleme aldı. Çelik’in değerlendirmeleri Kaya’ya ilişkin son iddialardan önce yayımlandı ve doğrudan Sayan Kaya’yı hedef almıyordu; ancak fon krizinin iktidara yakın medya içinde de ciddi bir siyasi mesele olarak görüldüğünü gösterdi.

Sayan Kaya’dan yanıt geldi mi?

Haberin hazırlandığı saate kadar Fatma Betül Sayan Kaya’nın kişisel internet sitesinde, AK Parti’nin resmi kanallarında veya kamuya açık haber kaynaklarında Zeynel Emre’nin 26 Eylül’de dile getirdiği fon ve ÖZAT iddialarına verilmiş bir yanıt tespit edilemedi.

Sayan Kaya’nın resmi sitesinde en son 23 Eylül tarihli New York programlarına ilişkin haberler bulunuyor.

AK Parti’nin resmi sitesinde de şu ana kadar bu iddialara ilişkin Sayan Kaya veya parti adına yapılmış bir açıklama görünmüyor.

8 soru yanıt bekleyor

Fon dosyasının Sayan Kaya boyutunda bundan sonra yanıtlanması gereken temel sorular şunlar:

1. Sayan Kaya ve eşi gerçekten Emre’nin belirttiği miktarda hisse aldı mı?

2. Alım ve satış tarihleri tam olarak neydi?

3. Satışlardan elde edilen gerçek kazanç ne kadar?

4. Hisseler doğrudan mı, yoksa fonlar üzerinden mi alındı?

5. Satışlar fon krizinin kamuoyuna yansımasından hemen önce mi gerçekleşti?

6. İşlemler sırasında kamuya açıklanmamış bir bilgiye erişildiğine ilişkin herhangi bir delil var mı?

7. Savcılık veya SPK Kaya ve eşinin işlem kayıtlarını inceliyor mu?

8. Ve son olarak, Sayan Kaya neden henüz kamuoyuna açıklama yapmadı?

Bu soruların yanıtı, iddiaların sermaye piyasası soruşturmasının yeni bir ayağına mı dönüşeceğini belirleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.